Müzisyenler de cezaevinde

Daha geçen ay İstanbul'un göbeğinde 50.000 kişiye konser veren grubun üyeleri illegal sol örgüt üyesi oluverdi.

Grup Yorum’un üç üyesi, İdil Kültür Merkezi’ne gece saat 03.00’teki baskınla gözaltına alındı. Mesleğe 20 yıl önce başladım, 32. Gün’de yaptığım ilk haberlerden biri Grup Yorum’la ilgiliydi.

İleri demokrasi dün kültür merkezi bastı. İstanbul’un ortasındaki İdil Kültür Merkezi’ne gece 03.00’te düzenlenen baskında polis kapıları kırmış; 6’sı dernek çalışanı, 3’ü Grup Yorum üyesi 9 kişiyi derdest edip almış götürmüş. Neden olarak illegal sol örgüt üyesi oldukları gösteriliyor. Baskın sonrasında grubun bateristi İnan Amtın dipnot.tv’ye olanları anlatırken oldukça şaşkındı. “Tutuklanan Grup Yorum üyeleri çekirdek kadromuzun elemanlarıydı. Ali Aracı flüt, Ali Papur klavye ve Caner Bozkurt da bağlama çalıyor. Bu üç ismin hangi nedenle alındıklarını bilmiyoruz” diyordu. Üstelik gelecek hafta ODTÜ’de 30.000 kişiye verecek konserleri varmış. Mesleğe 20 yıl önce başladığımda 32. Gün’de ilk yaptığım haberlerden biri Grup Yorum’la ilgiliydi. Konya’da DGM’de örgüt üyesi oldukları iddiasıyla yargılanıyorlardı. Aradan geçti 20 yıl, değişen hiçbir şey yok. Gazeteciler tutuklu, yetmezmiş gibi aralarına üç de müzisyen katılmak üzere. Daha geçen ay İstanbul’un göbeğinde 50.000 kişiye konser veren grubun üyeleri illegal sol örgüt üyesi oluverdi. Bu nasıl bir gizli terör örgütü ise üyeleri konsere katılmayı bırakın sahneye çıkıp klavye, bağlama, flüt çalıyor! Dün Milliyet gazetesinde Nuray Mert’in Türkiye ile ilgili hayli karamsar ‘Bu noktaya nasıl geldik?’ yazısını okuduktan sonra oturup “Haksızsın Nuray, Türkiye’de iyi şeyler de oluyor” diye bir yazı döşenmeye karar vermiştim. Grup Yorum’un 3 müzisyeninin başına gelenlerden sonra vazgeçtim. Gazetecilerden sonra muhalif müzisyenler de cezaevine gönderilirse gerçekten eserinizle gurur duyabilirsiniz. Nuray ne dese az!

Çocuk düşmanlığı
Bugün basın polemiklerinden gidiyoruz... Dün Vatan gazetesinde Mutlu Tönbekici çocuk sevgisi düşmanlığı üzerine basınımızda nadir çıkan yazılardan birini kaleme aldı. “Alın tosuncuk çocuğunuzu verin pornomu” şeklinde özetleyebileceğimiz yazısında bir tabuyu daha yıktı. Evrim Sümer’in severek okuduğum köşesini dışında tutarsak biliyorsunuz bizim basınımızda çocuk sevgisi kutsaldır. Hatta çocuğu olan şanslı gazetecilere hemen bir köşe açılır. Mutlu Tönbekici olaya tersten girmiş. Hepimiz çocuk sevmek zorunda değiliz, “Yettiniz ulan” diyor. Peki haksız mı? Gül gibi yeni polemiğimiz hayırlı olsun.

Halkla ilişkiler kurbanları
Birbirlerine övgüde sınır tanımayan Cengiz-Mevlüt-Hıncal Bermuda Köşeyazarı Üçlüsünden Mevlüt, Sabah’taki köşesinde bana sallamış. Tamer ile Meter ikilisini hem eleştirdiğimi hem de programa çıkardığımı söylüyor. Aklınca beni eleştiriyor. Aslında benim Survivor meselesini sorgulayarak ele alışımla olayı ciddiye alıp içinde hapsolanların arasındaki farkı anlaması için kankası Cengiz’in Hürriyet magazin ekindeki Survivor güzellemelerini okuması yeterliydi. Bir gazetecinin meseleyi ele alışıyla bir halkla ilişkiler kurbanının ele alışı arasındaki farkı net olarak görebilirdi. Popüler kültürü anlamaya çalışmak sorgulamayı gerektiriyor. Onun rantını yemek ise halkla ilişkiler kurbanı olarak övgüler düzmeyi... Mevlüt’ün bunu anlaması için aslında başka gazeteye gitmesine de gerek yok. Hıncal abisi bu işin basındaki ‘su testisi’dir! Birbirlerini övmekten birbirlerini eleştirmeye biraz zaman bulsalar, bunu görebilecekler ama bu kafayla bu iş çok zor Yonca!

Game Over
Usame Bin Ladin’i öldürme oyunu yapmışlar. Oysa benim aklımda daha farklı ‘politik oyunlar’ var. 

* MHP’de kaset oyunu: Bir odaya girip gizlice sevişme görüntüleri kaydediyorsunuz. Milletvekilinden başlayıp lidere kadar aşama aşama çıkıyorsunuz. Her ‘level’da puanınız artıyor. Yakalanırsanız game-over. 

* Güneydoğuda gösterici vurma oyunu: İki seçenek var. Ya gösterici oluyorsunuz ya da polis (oyun icabı). Polis olursanız ne kadar göstericiyi aşağı indirirseniz, o kadar puan alıyorsunuz. Gösterici olursanız polise isabet eden taş kadar puanınız artıyor. Tutuklanırsanız game over. 

* Nihat Doğan’la bilgi yarışması: Bu oyunda rakibiniz Nihat Doğan. O bir vecize söylüyor, gerisini siz 10 saniye içinde tamamlıyorsunuz. Marifet doğruyu bilmekte değil Nihat Doğan’ın doğrusunu bilmekte. Vecizenin doğrusunu yazarsan game over. 

* Grup yorum yakalamaca: Bu, tarihi bir oyun. Yıllar içinde grup yoruma üye olanları İstanbul’un sokaklarında kovalıyorsunuz. Her konser bir level. Bir sonraki konsere kadar kaç tane Grup Yorum elemanı tutuklarsanız o kadar puan alıyorsunuz. Konsere kadar kaçabilirlerse game over.

.