Tebrik ve tereddüt

Başbakan Erdoğan'ın taziye metni cesurca ve incelikle yazılmış bir ilk adım olarak koskocaman bir 'BRAVO'yu hak ediyor.

Başbakan Erdoğan’ın 24 Nisan’da yaşanan ‘malum olaylar’ için yayımladığı taziye neresinden bakarsanız bakın ezberleri bozan, önemli bir adım oldu. Beklemiyordum. Şaşırdım. Hatta birkaç gün önce Agos gazetesinden 24 Nisan ile ilgili bir yazı istediklerinde ‘yeni bir şey olmayacağına’ dair, umutsuz bir yazı yazıp göndermiştim. Basının bir kısmı bunun önemini görkemli manşetlerle çizmekten çekinmiyor. Gelin görün ki böyle bir adımı yıllardır bekleyen, isteyen kesimlerde hatta bizzat bazı Ermenilerde bile bir çekince var. Şöyle içten Başbakan'ı kutlayamıyorlar. "Helal olsun" diyemiyorlar.
Peki nedir bu çekince?
Bu adımın sadece bir ilk olarak kalması. Devamının gelmemesi. Başbakan’ın anti-demokratik söylemleri ile çelişmesi. Ak Parti'nin son zamanlardaki en büyük dilemması da sanırım buradan kaynaklanıyor. Bir yanda baskıcı bir rejim, kutuplaştırıcı bir dil ile adım adım kurulurken diğer yanda barış süreci gibi yılların kanlı bir içsavaşı sonlandırılıyor. Bir yanda Gezi olaylarında hayatını kaybeden çocuklara meydanlarda yuh çektirilirken diğer yanda yüzyıllık bir tabu için dostça el uzatılıyor.
Böyle olunca memlekette şöyle gönül rahatlığı ve konforuyla taraf bile olamıyorsunuz!
Basının bir kesimi Ak Parti'yi tamamen ‘duygusal’ nedenlerden tüm yaptıkları ile destekliyor, diğer kesimi ise tüm yaptıklarına öfkeyle toptan karşı çıkıyor.
Olan, arada kalıp gazetecilik vicdanıyla doğruya doğru, yanlışa yanlış demekte direnen bizlere oluyor!
Olsun.
Başbakan Erdoğan’ın yayımladığı bu taziye metni cesurca ve incelikle yazılmış bir ilk adım olarak koskocaman bir ‘BRAVO’yu hak ediyor.
Helal olsun.

SIRLAR DÜNYASI

İlk işaret fişeğini Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek attı. “Benim yüzde yüz kasetim var” dedi. Ardından Başbakan Erdoğan “Benim, Cumhurbaşkanı’nın ve Genelkurmay Başkanı’nın kasetleri var” dedi. Şimdi böylesine iddialı demeçler karşısında elbette herkes bu kasetlerin kimin elinde olduğunu, nasıl çekildiğini merak ediyor etmesine ama kasetlerin içeriğini merak etmekten de kendini alamıyor. Melih Gökçek ne yapmış olabilir ki kaseti olsun? Korkuyor, çekiniyor ve seçim sonrasında cemaat kaybedene kadar Başbakan’a açıktan destek vermekten çekiniyor. Biz bilmediğimize göre Gökçek’in hepimizden sakladığı bir sırrı var sanırım. Benzer bir durum Başbakan, Cumhurbaşkanı ve Genelkurmay Başkanı için de geçerli. Başbakan bu kadar emin konuştuğuna göre bu kasetlerin sadece varlığını değil içeriğini de biliyor olmalı. Kişisel bir sır mı, bir günah mı, bilmediğimiz bir suç mu gizli bu kasetlerde ki birileri devletin zirvesini tehdit ediyor. Neden isimleri kaset ile anılanlar ilk iş olarak savcılığa başvurup bu şantajcılardan şikâyetçi olmuyor. Neden korkuyorlar?

BUZLAMA ÇAĞINA DÖNÜŞ

Geçen gün 5n1k programında bireysel silahlanma üzerine konuşuyoruz. Bir ara konuğuma yayın sırasında gelen bir tweet’i okudum. Bir izleyicimiz televizyonda sigaralı sahnelerin buzlandığını oysa silahlı sahnelerin açıktan gösterildiğini, bunun saçmalık olup olmadığını soruyor. Bu tweet’i okuduktan sonra kulağıma yapımcı arkadaşım ‘Sigara’ kelimesini söylediğim için yeni RTÜK kurallarına göre ‘Sigaranın sağlığa zararlı olduğunu’ söylemem gerektiğini söyledi. Şaşırdım. İnanamadım. Baktım şaka değil. RTÜK’ün emri yapacak bir şey yok! Canlı yayında kameraya dönüp “Sevgili seyirciler sigara dediğim için şimdi sizlere son RTÜK kurallarına göre sigaranın sağlığa zararlı olduğunu söylemem gerekiyor. Sigara sağlığa zararlıdır” dedim. Konuğuma dönüp “Evet tabanca ile ölümlerin olduğu dizi sahnelerinden konuşuyorduk” diyerek devam ettim. Benzer bir durum başka bir programda alkol kelimesi geçince yaşanmış. Sunucu alkol kelimesini kullandıktan sonra benim gibi rejiden uyarılınca kameraya dönüp “Alkol sağlığa zararlıdır” demiş. Tiyatroya bakar mısınız?
Yasakçı zihniyetin geldiği nokta üzerine komik değil resmen trajik örnekler bunlar. Bildiğiniz gibi haber bülteninde tabela buzlayan dünyanın tek ülkesi biziz. Nedeni ‘yasak’ olması. Reklam olurmuş. Düşünün şehirde toplumsal bir olay olmuş bizim haberci arkadaşlar harıl harıl olayın geçtiği yerlerdeki tabelaları buzluyor. Geçen aylarda 5n1k programına yıllar sonra ilk kez RTÜK’ten ceza geldi. Nedeni ne dersiniz? Abbasağa Forumu’nun Beşiktaş’ta bir eylemini çekmiştim. Kamera yüzlerce kişinin toplandığı bir kalabalığı gösteriyor. Oradan yavaş yavaş dönerek beni ve röportaj yaptığım kişiye geliyor. İşte o aradaki iki saniyelik ‘pan’ sırasında meğerse o yüzlerce kişinin arasından biri çıkartıp sigarasını yakmış. Biz de bunu fark etmemiş ve buzlamamışız.
‘Tak’, anında ceza. (Neyse ki ceza için sigaranın bahane olduğunu biliyoruz.)
Durum öyle bir noktaya geldi ki AK Partili bakanlar bile bu saçmalık karşısında isyan ediyor. Son olarak Ekonomiden Sorumlu Nihat Zeybekçi dizi ve filmlerdeki buzlanma sahnelerine yönelik isyanını bakanlar kurulunda dile getirmiş. “Ekonomik realitelere aykırı” demiş.
Bir tek ekonomik realiteye aykırı olsa inanın yine iyi…

http://www.radikal.com.tr/1188548118854810

YORUMLAR
(10 Yorum Yapıldı)
Tüm Yorumları Gör

Maksat Bağcıyı Dövmek Olunca Bahane Çok - Dilek Balkan

Sayın Özdemir, Silahsızlanma konusunda yazmış olduklarınıza sonuna kadar katılıyorum ve bunun için medya, STK'lar ve halk elele verip bir çözüm bulmalı. Düğün, asker uğurlaması, maç sevinci derken neredeyse her sokakta bir maganda silahı ile ortaya çıkıyor. Bunlar bu silahları nereden alıyor, bir kısmı ruhsatlı ve bu ruhsatlar neye göre veriliyor belli değil. Buna karşılık içki kadehi ile sigara mozaiklenirken, kurtlar vadisi gibi pekçok dizi de kurşunlar havada uçuşuyor, dizilerde argo almış başını gidiyor, evlilik programlarında teyzeler, amcalar devri kapanmış gencecik insanlar boy gösteriyor. Kimse bunlara ses çıkartmazken, devlet sırf para kopartmak için medyayı kullanırken, izleyiciyi de aptal yerine koyuyor.

Terihi bilgi - no justice no peace

Özelikle Recep bey taraftarlari soykirim konusunda Atatürkü suclamayi cok severler. Nihayet Recep beyin kendiside itiraf ettiki bu dönem kenisinin cooook sevdigi osmanli dönemine ait. Katiller var ise osmanli ve yavuz kökenliler.

"Üzgünüm Leyla" - iris78

Ben mesajdan birsey anlamadim. Sayin Vecdi Gönül'ün Nato Savunma Bakanlari toplantisindaki Itirafi cok daha mertce bir mesajdi. O zamanlar rte tutumu ters oldugu icin herhalde, hic bir köse yazari o itirafa deginmedi.

Afedersiniz Ermeni - X120

Başbakan demokratlığından değil siyasi bir hamle olarak kürt, ermeni, alevi kartlarını kullanıyor/kullanacak. Ha bir de Kıbrıs meselesi var tabii. Yani bu hamleyi insan hakları ve demokrasi üzerinden okuyup sevinmek tam bir yetmez ama evetçi saflığıdır. Olsun niyet önemli değil, açılım açılımdır diyorsanız 2023 te de bugüne bakıp vah biz nasıl kandırılmışız diyeceksiniz. Belki BOP rafa kaldırılmamıştır da eşbaşkanı da ülke bölünmeden görevini tamamlamayacaktır belki de BB, sistemi tam otokrasiye çevirmeden önce bir süre daha birilerine sevimli görünmesi gerekiyordur, o yüzden böyle tavizler veriyordur henüz net olarak bilmiyoruz. Ama RTE nin ermeniler hakkındaki samimi görüşünün aslında 'afedersiniz ermeni' noktasında olduğundan eminiz. Ha bir de Hrant Dink cinayeti var elimizde.

Önce anla - vancetti

Ermeni'ler Kürt'ler gibi bu coğrafyanın kadim halklarından. Yani Türk'ler yokken onlar buradaydı. Bir İmparatorluk dağılıyor, balkanlar, Arap yarımadası, Kafkasya. Durum böyle olunca Ermeniler bizde ayrılmak istiyoruz diyor. Ermeni Taşnak ve Hınçak örgütleri Osmanlı'ya karşı doğu ve Güneydoğu illerinde savaşıyor. Karşılıklı katliamlar yapılıyor. Çünkü "Savaşın ahlakı yoktur" Buraya kadar tamam. Ancak, Türkiye coğrafyasında savaşla uzaktan yakından ilgisi olmayan diğer Ermeni'lere ne oldu?. Onlar neden yok edildi?. Sadece Ermeni oldukları içinmi?. Yoksa farklı bir inanca sahip oldukları içinmi?. Yolun sonuna gelindi. İttihatçı ideoloji iflas etmiştir. Türkiye çok uluslu bir devlettir. Ya ABD gibi birlikte yaşamayı başaracağız, Yahutta birileri alkışlarla dağılmamızı kutlayacaklardır. Çünkü dünya ne 1915 nede 1938 dünyası değil. Devlet Ermeni soykırımını tanıyacaksa, lafı eveleyip gevelememeli. Ermeni'ler sadece bir özür ve kaybedilen haklarının iadesini bekliyor. Soykırım dahil, Kürt ve Alevi sorununu çözmüş bir Türkiye büyük devlet olur.

doğruya doğru (mu?) - user391272

Cüneyt bey "doğruya doğru, yanlışa yanlış" dediğinizi iddia ediyorsunuz ama buna katılmak pek mümkün değil. Sizin 'bilim adamı' olarak gördüğünüz ve başbakanın ruh hali için kendisine danıştığınız kişi geçenlerde CNN Türk kanalına çıktı ve sizi ikna ettiği gibi milleti de ikna edebilmek için canlı yayında başbakana deli raporu verilmesi gerektiğini iddia etti. "Psikologların çoğu, çoğu hastalarından daha hastadır" diye bir söz vardır. Siz bunu bile bile bilim diliyle değil kin ve nefret diliyle konuşan ve mesleğini de buna alet eden birini gerçek bir bilim adamı gibi lanse ederek başbakanı "umutsuz vaka" olarak nitelemiştiniz. Bunları niçin söylüyorum; çünkü çoğu yazılarınızı objektif kriterlere göre değil ideolojik kuşatılmışlık psikoloji içinde yazıyorsunuz. Yazın.. ama hiç değilse objektif olduğunuz konusunda fazla iddialı konuşmayın...

1915deki insanlık dıramına karsı olmak ulvi bir insanlık ğörevi.. - okkes cavus

Ülkemizde yaşayan ve tarihleri ülke yerleşmesinde bizden önce olan sanatın ve uretimin ustasıolan ermeni kardeşlerimizin 1915te uğradıkları. Kıyımı yani insanlığı kahredici utancı kınıyoruz bu tür katliamları yapanlar gerek ülkelerini gerekse insanlığı katlediyorlar o katliamci uantılar günümüzde güney doğuda insanlara akıl almaz insanlik utanci fiiller işladiler binlerce insanı kabettiler malatyada zirve yayın evi cinayetini işlediler hırant gibi barış ve kardeşlik elçisini öldürdülerhemde örgütlü bir şekilde katili kahraman gibi görenler resim çektirdiler ermenilerden özür dilemek bir erdemdir ama hırantın ve zirve yayın evi katillerinin arkasındakiler çıkarılıp cezalandırılmadıkca ermeniler hep rahatsız yaşayacaklardir.....