Tınnnnnnnnn!

RedHacker olayı bizlere konvansiyonel devletin kafasının nasıl çalıştığını çok iyi özetliyor. Gelin görün ki olaylar sanal ortamda geçiyor...

Şu günlerde yürütülen bir terör örgütü soruşturmasının sonucunu merakla izliyorum. Zira dünyanın ilk sanal terör örgütünü icat etmeyi başardık. Son yıllarda özellikle resmi internet sitelerini hack’leyerek ün kazanmaya başlayan bu ‘örgüt’ en son Dışişleri Bakanlığı’nın sitesini hack’leyince kıyamet koptu. Olay ABD ve Türkiye arasında neredeyse diplomatik bir krize neden oldu. Türkiye resmi olarak Twitter’daki hesaplarını kapatmalarını istedi ancak bunun için gerçekçi bir gerekçe gösteremedi. Twitter’dan cevap ‘hayır’ olunca bu sefer soruşturmada savcılık tarafından terör örgütü olarak tanımlandı. RedHack dosyası artık terörle mücadele şubesinde. Böylece artık resmi olarak RedHack’in sanal bir terör örgütü ilan edilmesi için ilk adım atıldı. Gelin görün ki bu çok tuhaf bir örgüt.
 
Zira örgütün üyeleri böylesine ciddi bir iddiadan korkmak yerine işin dalgasındalar. Dışişleri’nin bu manevrasından sonra Twitter, RedHack’in 40.000 kişinin takip ettiği hesabını kapattırdı. Hemen yeni bir hesap açtılar. Bir günde takipçi sayıları 12.000 kişi oldu. 6 saat içinde 19.000 kişi ‘hepimizredhackiz’ yazıp hashtag’i Twitter’ın en çok yazılan sözcüğü olarak TT’ye soktular. Yeni açılan hesaplarında RedHacker’ların ilk mesajlarından biri “ABD kiniyor, Disisleri nota veriyor, Twitter hesap kapatiyor, Savcilar ‘terorist’ ilan ediyor.. Ve sesi duyuyor musunuz->> ‘tinnnn’ ;)” oldu. Dün bu yazıyı yazdığım dakikalarda kendilerini takip eden Hilal Cebeci’yi de destekçileri arasına almışlardı. Hilal Cebeci babasının da devrimci olduğunu ve devrimcilerin yanında büyüdüğünü, RedHack’i desteklediğini söyleyen mesajlar atarken RedHacker’lar da kapitalizmin kadın vücudunu sömürmesine karşı olduklarının altını çizerek Hilal Cebeci ile dalga geçen takipçilerini sakinleştirmeye çalışıyorlardı. Dedim ya, oldukça eğlenceli bir terör örgütü ile karşı karşıyayız. 

Komedi sadece örgütün üyelerinde değil soruşturma aşamasında da devam ediyor. Dünya Anonymous veya WikiLeaks gibi örgütleri bile düpedüz terör örgütü ilan etmekte tereddüt ederken Türkiye RedHack’i terör örgütü ilan etmekte bir an bile tereddüt etmemiş gözüküyor. Peki, neden terör örgütü ilan edildiler derseniz bu kısmı daha da komik. RedHacker ya da Kızılhacker’ların hesaplarındaki resimde orak ve çekiç bulunması ve bir manifestolarının bulunması! Gerçi ne sanayide çekiç ne tarımda orak ne de herhangi bir sol örgütte simge olarak orak-çekiç kullanılmayalı çok oldu ama kim takar! 

RedHacker olayı bizlere konvansiyonel devletin kafasının nasıl çalıştığını çok iyi özetliyor. Gelin görün ki olaylar sanal ortamda geçiyor. Mesela halihazırda farklı ülkelerde RedHack’i destekleyen hesaplar açıldı bile. Ortada potansiyel bir terör örgütü ve o terör örgütünü takip eden binlerce takipçi var. Bu soruşturmanın standart bir terör örgütü soruşturması şeklinde geçemeyeceği aşikâr. Mesela hesaplar kapatıla kapatıla baş edilemeyeceğini anladığımıza göre bundan sonraki adım ne olacak? Takipçiler terör destekçisi mi sayılacak? Ya retweet edenler suç ortağı mı olacaklar? Veya RedHack’i Twitter’da takip edenlerin durumu yardım yataklık mı? Diyelim hayal ya oldu! Bu kadar insanı hangi mahkemede yargılayıp hangi cezaevine atacaksınız? Diyorum ya bu öyle bir soruşturma ki Türkiye’nin siber saldırılar karşısında örnek kararlarının çıkacağı bir içtihadı oluşturacak. 

Bunu izleyen bir tek ben ya da biz de değiliz, siber saldırılarla baş edemeyen dünyanın da gözü muhtemelen bu terör soruşturmasında olacak. Sonuçta ya dünya âleme bu işi çözen devlet olarak vezir olacağız ya da sanal bir suçu konvansiyonel yöntemlerle çözmeye çalışmanın bedelini madara olarak ödeyeceğiz.
Ben yorum yapmayayım, siz söyleyin, sizce sonuçta ne olur!

*Uğur Dündar’ın Sözcü’deki yazıları çok iyi gidiyor.

*Son üç günde Bodrum’da 30 evi soyan hırsızlık çetesini duydunuz mu? 8 arabada 30 kişi Bodrum’a gelmişler, tek tek evleri soyuyorlar. Ellerinde bıçaklar, zincirlerle kameralı evlere bile girmekten çekinmiyorlar. Bir nevi tatile çıkmış 30 haramiler! Dün Ali Şen ‘Böyle iş olur mu?’ diye yakınıyordu. Sahiden böyle iş olur mu? Birileri soygun için toplu halde Bodrum turu düzenliyor ve tek tek her gece evleri soyuyorlar. Daha önce benzer bir çete tarafından yatak odasına kadar giren hırsızların peşinde koşturan ve her an evine yeni bir hırsız girebileceğini bilen biri olarak soruyorum, nerede bu devlet? Daha ne kadar seyredeceksiniz?

*TOKİ Başkanı 4 gün sonra gittiği Samsun’daki felaket bölgesinde bodrum katlardaki kapıcı dairelerinin kapatılacağını söylemiş. Asıl kapatılması gereken, en az TOKİ’nin ‘ben yaptım oldu’ zihniyeti kadar Türkiye’de yıllardır adı konulmadan devam eden kapıcılık müessesesi olmalı. Apartmanlarda kurulan bu gönüllü kölelik düzenini sorgulamayız.

*Numan Kurtulmuş, AK Parti’ye geçeceğine dair söylentilere günler sonra nihayet cevap verdi. Açıklamasında “Bana bir teklif gelmedi, itibarımı bir günde sıfırlayamazlar” diyor. Böyle açıklamalar, beklenen teklifler, ortada top gezdirmeler varken kimsenin Numan Kurtulmuş’un itibarını sıfırlamaya ihtiyacı yok. Pekâlâ kendisi bu işi mükemmel yapıyor!