Adli kolluğa vali ayarı

Adli kolluk düzenlemesiyle ilgili konuşan Başbakan Erdoğan, savcının rastgele polisi çağırıp, 'Gelin şuraya baskını yapın diyemeyeceğini söyledi.
Adli kolluğa vali ayarı

Başbakan Tayyip Erdoğan, Tahran dönüşünde Özel Yetkili Mahkemelerin (ÖYM) kaldırılmasından sonra yargıda gerçekleştirmek istedikleri yeni düzeni anlattı. Terörle Mücadele Kanunu’ndaki (TMK) maddelerin Türk Ceza Kanunu’na (TCK) aktarılacağını vurgulayan Erdoğan, bu mahkemelerdeki terör davaları da dahil bütün davaların ağır ceza mahkemelerine devredileceğini açıkladı. Erdoğan, dinleme konusunda bu mahkemelerin oybirliği ile karar alması gerekeceğini, savcıların da adli kolluktan sorumlu vali yardımcılarına bilgi vermeden tek bir polis görevlendiremeyeceğini söyledi. Erdoğan, yargıdaki düzenlemelere ilişkin şunları söyledi:

BAZI DAVALAR DÜŞEBİLİR: Gerek yargıyı, gerekse İçişleri Bakanlığı’nı ilgilendirecek bir paket üzerinde çalışıyoruz. Bunların içinde en önemlisi ÖYM’lerin kaldırılmasıydı. Bir diğer önemli adım da TMK’nın ceza kanunda olan maddelerinin süzülerek, diğerlerinin de Türk Ceza Kanunu’na aktarılması. ÖYM’ler kalkıyor, bu tür davalar, terör davaları da dahil hepsi Türkiye’de 133 tane olan ağır ceza mahkemelerine devredilecek. Devir sırasında davaların içinde düşenler olabilir.

ADLİ KOLLUK: Savcı kalkıp da rastgele birkaç tane polisi, komiseri çağırıp, ‘gelin bakayım şuraya baskını yapın’ diyemeyecek. Birinci derece valiler yetkili olacak. Valiler, vali yardımcılarından bir tanesini adli kolluk konularıyla ilgili görevlendirecek. Ve onlar da emniyet müdürüyle bu konuda hemen görüşecek. Emniyet müdürünün altında herhangi bir kişiyle bu tür adli kolluk süreci adımı atılamayacak.

DİNLEME İÇİN OYBİRLİĞİ ŞARTI:Telefon dinlemeleri konusunda çok önemli bir şey yapıyoruz. Bundan sonra adli takibi rastgele herkes yapamayacak. Adli takip kararını ancak ağır ceza mahkemesi oybirliği ile verebilecek. Bunu niye getiriyoruz, artık böyle ‘rastgele dinleyelim, şu olsun, bu olsun’ yok. Mahkemelerde dinlemelerin bir yeri, bir ağırlığı olacak. Ayrıca dinlemenin süresi sınırsız olmayacak. 3 aylık süre veriyoruz, sonra da birer ay üç kez, toplam 6 ayla sınırlıyoruz.

CUMHURBAŞKANI’NI BİLE DİNLEMİŞLER: Çünkü yapılmadık iş kalmamış. Öyle şeyler geliyor ki önümüze, Cumhurbaşkanı’nın dinlenmesinden Meclis Başkanı’na varıncaya, benim dinlenmeme kadar. Ailelerimize, çocuklarımıza varıncaya kadar herkesi dinlemişler. Böyle bir şey olabilir mi? Direkt dinlemesi şart değil zaten.

YENİDEN YARGILAMADA AYM KULLANILABİLİR: Yeniden yargılama bu paketin içinde yok, o ayrı bir konu. Ancak arkadaşlar çalışma yapıyor. Yine konuyla ilgili bir çalışma yapacağız. Yeniden yargılanmanın çerçevesi nasıl olacak, kimler yargılanacak ya da yargılanmayacak, çünkü burada bu çok rahat bir konu değil. Burada çok ciddi sıkıntılar meydana gelebilir, onun için belli hassasiyetleri göz önüne alarak bu adımı atmak durumundayız. Kaldı ki şu anda yeniden yargılanmanın önü açık. Mesela bireysel başvuru aslında yeniden yargılanmanın bir çeşididir. Yani bu enstrümanı, maalesef şu anda hükümlü de tutuklu da kullanamıyor. Halbuki burada kalkıp temyize gidilmiş olsa dahi, temyize giderken o insanlar bireysel başvuru talebinde bulunsalar, Anayasa Mahkemesi daha seri karar vermenin yanında verdiği karar esas teşkil eder. Onun vereceği karar Yargıtay’ın üzerindedir. Başbuğ Paşa bireysel başvuru hakkını kullandı, belki diğerleri de aynı yolu tercih edecek.

BEDELLİ ASKERLİK: Gündemimizde bedelli askerlik yok. 

Surİye konusunda İran İle anlaşamadık
Suriye konusunda İran’la görüştükleri konularda anlaşamadıklarını söyleyen Erdoğan şöyle konuştu: “İran’ın şu anda takılıp kaldığı bir nokta var; ‘Terör örgütleri burada saf dışı edilmeden, terör örgütlerinin girişi engellenmeden terör örgütlerine parasal destekler, diğer destekler kesilmeden Esed’in gitmesinin hiçbir anlamı yok’ diyorlar. Biz de kendilerine şunu söyledik: Üç sene önce bu terör örgütleri Suriye’de yoktu. 

Terör örgütleri burada Esed ile birlikte oluştu. Madem ki Suriye’de bu tür sıkıntılar yokken ülke bugün bu hale gelmiştir, burada artık atılması gereken adım belli. Bir yönetim değişikliğine şiddetle ihtiyaç var; halka dayalı, halkın iradesine dayalı bir yönetim olmalı. ‘Bu terör örgütleri buradan çıkmadan olmaz’ yaklaşımını doğru bulmuyoruz. Suriye’de bir geçiş hükümeti kurmak suretiyle de bir adım atılabilir. Suriye’yi bir an önce seçime götürmeli. Ortaya çıkan fotoğrafları da gündeme getirdim. Tabii ki tüm bu konularda şu anda İran’la anlaşabildik diyemem ancak dışişleri bakanlarımıza, İstihbarat başkanlarımıza bu konuda görevlendirme yaptık.”