Akif Beki'nin dış politika yazısı ve sonrası

Akif Beki'nin 15 Haziran günü Radikal'de yayınlanan 'Davutoğlu'nun 'ben' idraki' başlıklı yazısından sonra en çok...

Akif Beki’nin 15 Haziran günü Radikal’de yayınlanan ‘Davutoğlu’nun ‘ben’ idraki’ başlıklı yazısından sonra en çok duyduğum soru, “Başbakan Tayyip Erdoğan ile Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun arası açıldı mı” oldu. En çok da yabancı diplomatlar merak ediyor bu sorunun yanıtını. Doğrusunu isterseniz, verecek bilgiye dayalı bir yanıtım yok. Soranlara öncelikle “Akif Beki, Başbakan’ın sözcülüğünü bırakalı uzun
zaman oldu” diyorum. Ancak ardından da sadece yaşanan gelişmelere bakarak birtakım sonuçlar çıkarıyorum:
- Davutoğlu, henüz Akif Beki’nin “Davutoğlu’nun ‘ben’ idrakinde sorun görüyorum. Gösteri merakı
baldan tatlıdır nefse, anlarım. Fakat derler ki, balın bile fazlası zehir” gibi ifadeleri içeren yazısına yanıt vermedi. Hatta uçağına aldığı bazı gazetecilerin konuyla ilgili sorularını geçiştirmeyi tercih etti.
- Bazı kulis dedikoduları dışında, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın “Akif’i severim, ama bakanımı yedirtmem” benzeri bir açıklamasını da şu ana dek duymadım.
- Tarafların suskunluğu, Beki’nin yazısını bir ‘yol kazası’ gibi yansıtarak olayı geçiştirme çabaları, Erdoğan’ın yazıyı üslup olarak ‘doğru’ olmasa da içerik bakımından ‘haklı’ bulmuş olabileceğini gösteriyor.
- Akif Beki’nin yazısı, Davutoğlu’nun Kudüs’ün Filistin’in başkenti olacağına dair sözlerinin ardından gelmişti. Davutoğlu’nun bu sözleri ABD’deki musevi lobisinin Türkiye karşıtı etkinliklerini de tetiklemişti. ABD Başkanı Barack Obama ile görüşmeye, ‘Korsan İsrail’e karşı eli son derece güçlü çıkan Başbakan Erdoğan, Davutoğlu’nun Kudüs kehanetiyle musevi lobisi ve Obama yönetiminin kucağına attığı geri pas nedeniyle savunmaya çekilmek durumunda kalmıştı.
- Eleştiri oklarının yöneldiği Davutoğlu’nun İran ve İsrail siyaseti, içeride anamuhalefetteki değişimin de sarstığı Erdoğan’ı dış dünya karşısında da zor durumda bırakıp, Arap sokağı dışında tutunacak dal bırakmamıştı.
- Erdoğan, Obama’nın ısrarla istediği İsrail ile ‘normalleşme’ sürecine ve İsrail ile doğrudan görüşmeye ‘evet’ derken, kamuoyundan her zaman büyük destek aldığı Gazze konulu çıkışlarıyla çelişeceğinin farkındaydı. Davutoğlu-Ben Eliezer’in görüşmesinin gizli tutulmaya çalışılması, açığa çıkınca da ‘onlar istedi’ denilmesi bu çelişkiden kaynaklanıyordu.
- Obama’nın ısrarıyla gerçekleşen Türkiye-İsrail buluşmasından hiçbir somut sonuç elde edemedi. İsrail hükümeti, özür dilemeyeceğini, tazminat ödemeyeceğini resmen açıkladı. Ancak Ankara’nın İsrail ile laf dalaşını bırakması bile Türk dış politikasında ‘gerçeğe dönüş’ emarelerini ortaya çıkarmaya yetti:
* AB, günlük yaşamımızı doğrudan etkileyecek en renkli fasıllardan biri olan Gıda faslını müzakerelere açtı. 
* New York’taki BM merkezi geçen hafta Kıbrıs ile ilgili kritik görüşmelere ev sahipliği yaptı. 
* Dışişleri, Balkanlara istikrar getirmek için başlattığı çalışmalarını yoğunlaştırdı. Başbakan Ağustos başında 5 bakanla Bulgaristan’a gidecek. Cumhurbaşkanı’nın da bölgeye gitmesi bekleniyor. 
* ABD ile ilişkiler, Kuzey Irak’taki PKK varlığına karşı aktif işbirliği üzerinde yeniden canlanmaya başladı. Güvenlik konusu başta, Ankara-Washington arasındaki trafik artabilir. 
* Yine Dışişleri, küresel petrol devi şirketlerin temsilcilerini İstanbul’a toplayarak Boğazların güvenliğini masaya yatırdı. Petrol devleriyle ortak bir ‘gönüllü ilkeler’ belgesi oluşturma sürecini başlattı. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev’i yakın markaja almış olması, Boğazları
rahatlatacak Samsun-Ceyhan petrol boru hattının hayata geçirilebilmesi açısından büyük önem taşıyor. 
* Davutoğlu, muhalefetin bir süredir ‘ihmal ediyorsunuz’ dediği Kırgızistan’ı ziyaret etti.
Toparlamak gerekirse, Akif Beki’nin eleştirilerinin Başbakan’ın telkiniyle olup olmadığını bilmiyoruz
ama Davutoğlu üzerinde etkili olduğu kesin.
Beki’nin dikkat çektiği üslup sorununun yerini son birkaç haftadır yeniden sorun çözme amaçlı
‘sessiz’ diplomasi almya başladı. Ancak, alkışların çıkardığı gürültü nedeniyle oluşurken göremediğimiz hasarların onarım süreci biraz zorlayacak gibi...