Anayasaya 'Devlet yardımı' şart!

Bu Meclis uzlaşmayla yeni bir anayasa yapabilir mi? Keşke yapabilse. Ama uzlaşma zor. Yeni anayasa için AK Parti'ye, MHP'nin yardımı şart.

Ankara gazetecileri gittiğimiz her yerde, “Ne olacak bu CHP’nin hali” sorusu kadar, “Bu Meclis uzlaşmayla yeni bir anayasa yapabilir mi?”, “Hükümet MHP ya da BDP ile anlaşarak referandum yolunu seçer mi” gibi sorularla karşılaşıyoruz. Kulislerde duyduklarımızdan, gidişattan çıkardıklarımızdan yola çıkarak kendi görüşlerimizi aktarsak bile, kimsenin verilen cevaplardan ikna olmadığını gözlemliyorum. Bugün o sorulara toptan cevap vermek niyetindeyim. 

CHP lideri ipleri eline almış
Hürriyet Ankara Temsilcisi Metehan Demir’in ‘geleneksel gündem’ sıfatını yakıştırdığı “Ne olacak bu CHP’nin hali” sorusundan başlayayım. Radikal’in devamlı takipçileri dün görmüştür belki. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ile yaptığımız görüşmenin ayrıntılarını yazmış, yazının uzunluğu nedeniyle izlenimlerimi paylaşamamıştım. Kılıçdaroğlu’nu, gemiyi bir o yana bir bu yana savuran yüksek dalgaların olduğu bir fırtınayı atlatmış, durgun sulara çıkmayı başarmış bir kaptan edasında gördüm. Belli ki en çok CHP’ye ‘darbecilik’, ‘ırkçılık’ gibi sıfatların yakıştırılmasına neden olan dalgalanmalarda zorlanmış. Ancak hepsine uygun bir müdahale yöntemi bulmuş ve üstesinden gelmiş. Yurtdışı seyahatlerden de çok memnun. Yaptığı Çin, Portekiz ziyaretleri ile salı günü yapacağı Londra ziyareti, CHP’nin gördüğü ilgi açısından moral olmuş. Şimdi anayasa değişikliği, PKK’nın silahsızlandırılması gibi konularla örülen Türkiye’nin gündemine ve 13 ay sonra yapılacak yerel seçimlere kilitlenmiş. Seçimler için çok daha profesyonel ve halkın istekleri doğrultusunda bir rota belirlemiş gibi. ‘Sosyal Demokrat Yerel Yönetimler Fuarı’nda CHP’li belediyelerin projelerini tanıtarak süreci de başlatmış olacak. İstanbul’da kurulan iletişim merkezinden çok umutlu. Medyanın CHP’yle ilgili ‘sürekli olumsuzluk arama’ gayretinden çok rahatsız ama yakın zamanda değişmesini beklemediği bu durumu büyük ölçüde kabullenmiş. Gördüğüm kadarıyla Genel Başkan Yardımcıları Gürsel Tekin, Erdoğan Toprak, Sezgin Tanrıkulu, Adnan Keskin, Gökhan Günaydın gibi isimlerin de çekişmeleri bir kenara bırakıp yerel seçimlere kilitlenmesi elini rahatlatmış. Yakın zamanda bir CHP’linin gazetecilere malzeme olacak garip çıkışları olmaz mı? Olabilir. Ancak öyle anlaşılıyor ki yaşadığı deneyimlerden ders çıkarmış ve partide bütün ipleri eline almış Kılıçdaroğlu, bu çıkışları kolayca bertaraf edebilecek güçte ve kararlılıkta. 

‘Uzlaşma’ zor, ufukta AK Parti teklifi var
Gelelim ikinci soruya: Bu Meclis uzlaşmayla yeni bir anayasa yapabilir mi? Keşke yapabilse. Başkan Cemil Çiçek’in, komisyon üyelerinin bu işi çok istediğini ve yoğun bir çalışma dönemi geçirdiklerini bizzat takip ettim. Ancak şu ana dek yazılan maddelerde kırmızıyla yazılanların uzlaşılanlardan fazla olması bile ‘uzlaşmayla’ bir anayasa çıkarmalarının zorluğunu gösteriyor. Başbakan’ın atıfta bulunduğu uzatmalar bitene dek de tablonun değişmesi mümkün görünmüyor. 

Hükümet kiminle daha kolay anlaşır?
İkinci soruya verdiğim yanıt, ne yazık ki üçüncü soruyu güncel hale getiriyor. Uzlaşma ile bir anayasa çıkmayacaksa parlamento çoğunluğunu elinde tutan ancak anayasa değişikliği teklifini referanduma götürebilmesi için gerekli 330 oya sahip olmayan AK Parti ne yapar? 330’u aşmak için ittifak yapacağı parti MHP mi olur BDP mi? Yoksa 10’a yakın milletvekili transfer ederek tek başına mı devam eder? Gerçekten zor sorular. Yaptığımız sohbetlerden, bu soruların yanıtlarının AK Parti’de bile detaylıca konuşulmadığını anlıyorum. Öyle bir anayasa teklifi düşünün ki Türk milliyetçiliğini siyasetinin gövdesi yapan bir partiden de 180 derece farklı bir kulvarda siyaset yapan başka bir partiden de destek beklenebiliyor. Bazı maddeleri, destek verecek partinin siyasi duruşuna göre şekillenebiliyor. Mesela giriş paragrafındaki Türklük tanımı MHP destek verse başka, BDP destek verse başka şekilde kaleme alınacak. İktidar partisinin anayasanın vatandaşlık tanımı konusundaki duruşu bu kadar değişken mi?
BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, istedikleri olursa destek verebileceklerini duyurdu. Ancak BDP’nin istekleri arasında AK Parti’yi iç ve kuzey kesimlerde ve batıda zorlayacak düzenlemeler de var. O zaman gözleri MHP’ye çevirmeli. Hükümetin önceliği MHP ile bir orta yol bulmak. Hatta gelişmeleri yakından takip edenler, “Başbakan ‘BDP’yle de olur’ derken MHP’ye rest çekti” yorumunu yapıyor. Bakalım, öğretim üyesiyken 47 alan öğrencilerine ‘devlet yardımı’ adı altında 3 puan veren Bahçeli, anamuhalefetin ‘rejim değişiyor’ dediği düzenlemelere rağmen AK Parti’nin 325 olan oyunu 330’a tamamlamak için de ‘devlet yardımı’ yapacak mı?