Bahriye'de kara görünmüyor

4. Yargı Paketi'ndeki en önemli düzenleme örgüt üyesi olmadığı halde örgüt propagandasından yargılananlara ilişkin. Ancak askerler, örgüt üyeliğinden yargılanıyor. Dolayısıyla yeni paket tutuklu askerler için umut vadetmiyor
Bahriye'de kara görünmüyor

Başbakan Tayyip Erdoğan’ın 400’e yakın emekli-muvazzaf subayın tutuklu olmasından yakınması, Bakanlar Kurulu’nun gündeminde olan 4. Yargı Paketi’nin tutuklu askerler için özgürlük getireceği yorumlarına neden oldu. Ancak bu paket askerlerin hemen tahliyesini sağlayacak cinsten değil. Askerlerin çoğu örgüt üyeliği ile suçlandığı için pakette yer alan ‘propaganda suçu’na dair düzenlemeden yararlanamayacak. Askerler, tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılsa bile TSK Personel Yasası nedeniyle terfi ve atamalarındaki sorun sürecek.

Başbakan beklenti yarattı

Başbakan Erdoğan, geçen hafta Kanal 24’te 400’e yakın emekli, muvazzaf askerin tutuklu olduğuna dikkat çekerek şöyle demişti: “Hele hele bana göre de çok daha ağır olanı örgüt kurmaktan, örgüt elemanı olmaktan... Böyle bir şeyin delili kesinse ver hükmünü işi bitir. Ancak elinde senin kesin hükümler yok da yüzlerce subayı, astsubayı örgüt elemanı olarak veya örgüt kuran olarak, hele hele Genelkurmay Başkanı’nı kalkıp da bu şekilde değerlendirirsen burası gerçekten silahlı kuvvetlerin kendi içindeki bütün moral değerlerini altüst eder. O zaman terörle nasıl mücadele edecek bu insanlar? Amacım yargıyı yargılamak değil, ama doğru adımlar atmak lazım. Bunların içinde karacısı var, denizcisi var. Terörle mücadele etmek için onlara ihtiyacımız var, ama oralara gönderilecek subayımız kalmadı...” Başbakan’ın bu sözleri, 4. Yargı Paketi’nin Bakanlar Kurulu’na sunulmak üzere hazır bekletildiği bir sırada gelince, kamuoyunda paketten sonra çok sayıda tutuklu askerin serbest kalacağı beklentisi ortaya çıktı. Adalet Bakanı Sadullah Ergin paketin amacının AİHM’nin verdiği 2 bin 404 ihlal kararını ortadan kaldırmak olduğunu duyurmuştu. Dolayısıyla pakette Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) Türkiye’de sıkça ihlal edilen temel maddelerine ilişkin düzenlemeler bulunuyor. İşkence ve kötü muamelede zamanaşımı ortadan kaldırılıyor, sanık hakları güçlendiriliyor, etkin soruşturma olanakları güçlendiriliyor, savunmanın mahkemelerdeki etkinliği arttırılıyor. Yine yargılamaların uzun sürmesi ve uzun tutuklululuk süreleri nedeniyle Türkiye’nin son dönemde en çok mahkumiyet aldığı AİHS’nin “Özgürlük ve güvenlik hakkı” başlıklı 5., “adil yargılama” başlıklı 6. maddesine ilişkin iyileştirmeler öngörülüyor. En önemli düzenleme ise terör örgütü üyesi olmadıkları halde örgüt propagandası yapmayı suç olarak kabul eden maddedeki değişiklik. Hükümet, 4. paketin ele alındığı Bakanlar Kurulu toplantısında çok sayıda KCK sanığının serbest kalmasına yol açacak bu düzenlemenin Adalet Bakanlığı tarafından gözden geçirilmesini istemişti. Adalet Bakanlığı da Avrupa’daki örneklerini inceleyerek, şiddet unsurunu öne çıkaran bir düzenlemeyi Bakanlar Kurulu’na yeniden sunmak üzere hazırlamıştı. Ancak bu düzenleme gazeteciler ve milletvekillerini cezaevinden kurtarabilse de cezaevindeki muvazzaf askerlerin derdine çare olmuyor. Çünkü, sözkonusu askerlerin tamamına yakını örgüt üyeliği ve örgüt faaliyetlerine iştirak ile suçlanıyor.

Anahtar yargıçlarda

Erdoğan’ın askerlerle ilgili özel bir düzenleme talebi yok. Dolayısıyla askerlerin serbest kalması, ancak şu anda yürürlükte olan 3. Yargı Reformu’ndaki bazı düzenlemelerle mümkün. Adli kontrol sınırının kaldırılması, denetimli serbestlik ile tutuksuz yargılamanın teşviki, tutukluluk kararı için somut kanıtlar sunulmasının zorunluluk olması birçok subayı cezaevinden kurtarabilir. Üst düzey bir yetkili, yasal zeminin mevcut olduğuna, ancak tahliyelerin mahkemelerin takdirinde olduğuna dikkat çekti. Subaylar tutuksuz yargılanmak üzere serbest kalsalar bile atama ve terfileriyle ilgili sorun devam edecek. TSK Personel Kanunu, haklarında yargılama süreçleri devam eden askerlerin mahkeme kararı çıkana dek terfisini ya da emekliliğini engelliyor. Bu nedenle de tutuklu askerler serbest bırakılsalar da mahkeme sonuçlanıp beraat kararı çıkıncaya dek, ordudaki görevlerini yerine getirmeleri imkânsız olacak. Yargı bugün ‘tutuksuz yargılanma’ yöntemiyle tahliye kararları verse bile, askeri personelin özgürlük sorunu çözülecek ancak, başta Deniz Kuvvetleri Komutanlığı olmak üzere TSK’nın komutan sorunu TSK’nın kendi Personel Kanunu nedeniyle çözümsüz kalacak.