CHP'nin 'Kozmik Oda'sı

CHP'de sesleri fazla çıkmayan yeni ve genç bir siyaset nesli şekilleniyor. İnsan haklarına duyarlı, özgürlükte ısrarcı, çalışkan bir ekip.
CHP'nin 'Kozmik Oda'sı

Bu günlerde CHP yine siyasi görüş ayrılıklarıyla dalgalanıyor. Bir tarafta ‘PKK’lı, diğer tarafta ‘ırkçı’ olmakla suçlanan vekillerin açıklamaları, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nu hayli zorluyor. Oysa CHP içinde sesleri fazla çıkmayan yeni ve genç bir siyaset nesli şekilleniyor. İnsan hakları konusunda duyarlı, özgürlükler konusunda ısrarcı, halkın sorunları konusunda hassas ve her şeyden önce siyaset gündemi olarak kısır tartışmalar yerine yoksulluk ve yolsuzluğu seçen bir ekip.
Kendileri, genel merkez koridorlarında yönetici odalarını aşındırmaktan çok, arazide, cezaevi koridorlarında, madenlerde, TBMM kulislerinde ve CHP Parti Okulu’nda boy gösteriyor. Bugün size bu gruptan bazı isimlerin çalışmalarını aktaracağım ve eminim, gözlerimizden kaçan bu detayları görünce, Türkiye’de muhalif siyasetin halkın ve ülkenin sorunlarına parmak basmak yerine karşılıklı polemiklerle, kısır tartışmalarla boğulmasına hayret edeceksiniz.
Sayıları onları bulur ama ben sadece bazılarının isimlerini sayacağım. Çoğu, iyi eğitim almış, parlak kariyerlere sahip ama aynı zamanda halka dokunabilen şahsiyetler. Eminim isimlerini basın haberlerinde sık sık duyuyorsunuzdur: Veli Ağbaba, Aykut Erdoğdu, Özgür Özel, Müslim Sarı, Aykan Erdemir, Şafak Pavey, Gülseren Onanç, Candan Yüceer...
Veli Ağbaba ve Özgür Özel’le son görüşmemizde cezaevlerindeki durum ve insan hakları ihlalleri konusunda korkunç bir birikime sahip olduklarını fark ettim. Aykan Erdemir, Şafak Pavey, Gülseren Onanç gibi isimlerin sağduyulu ve özgün tavırları CHP’deki siyaset duayenlerine örnek olacak seviyede. Tıp doktoru olan Candan Yüceer’i TBMM dışında ne zaman arasanız çamur, kar demeden köyleri dolaşırken, Trakya çiftçisinin derdine derman ararken bulabilirsiniz. Müslim Sarı ve Aykut Erdoğdu da TBMM’deki çalışmalara dinamizm katan isimlerden.

Yolsuzluk iddialarına 1.5 milyon liralık dava
Bu isimlerden biriyle, Aykut Erdoğdu’yla sohbet etme şansı buldum. Sanki Kılıçdaroğlu genel başkan olduktan sonra ‘belgeli yolsuzluk avcılığını’ kendisine devretmiş gibi. Biraz da Hazine kökenli bir müfettiş olmasından kaynaklanıyor olabilir. Kılıçdaroğlu ne kadar sakin ve soğukkanlı ise Erdoğdu o kadar heyecanlı ve tezcanlı. Bu da yaptığı açıklamalar nedeniyle sık sık AK Partililerle, bürokratlarla ve şirketlerle karşı karşıya gelmesine neden oluyor. Google’da ismini aradığınızda, yolsuzluk iddiaları nedeniyle aleyhine açılan yüz binlerce dolarlık davaların haberlerini görebilirsiniz. Bugüne dek Fernas’ın yöneticisi Muzaffer Nasıroğlu 1 milyon TL, Çev­re ve Şe­hir­ci­lik Ba­ka­nı Er­do­ğan Bay­rak­tar 200 bin TL, TMSF’­nin gay­ri­men­kul­le­ri­ni satan şir­ket yö­ne­ti­ci­le­ri 150 bin TL, Baş­ba­kan Tay­yip Er­do­ğan 70 bin TL’lik tazminat davası açmış Erdoğdu’na.
TBMM’de KİT Komisyonu’nda CHP’nin sözcüsü, ama aynı zamanda CHP parti okulunda kurulan ‘Kozmik Oda’nın başında Erdoğdu. O odada çalışan ekip, başta Sayıştay tarafından hazırlananlar olmak üzere, denetim organlarının belgeleriyle tespit ettiği her türlü yolsuzluk, usulsüzlük, ihmal ve suiistimal iddiasının üzerine ‘özel dedektif’ usulleriyle gidiyor. 

Kozmik oda belge dolu
Belgelerdeki iddialarla yetinmeyip araştırmacı gazeteciler gibi bütün taraflarla görüşüp, bilgi ve belge topluyor. Kozlu’daki maden kazasından sonra yarım saat içinde Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun önüne madendeki olumsuzlukları içeren bir bilgi notu koyabilmeleri, kozmik odanın başarılı bir çalışma zeminine dönüştüğünü gösteriyor.

‘Yetim Hakkı’nı savunmanın zorluğu
Halk TV’de yaptığı program nedeniyle parti tabanında adı ‘Yetim Hakkı’na çıkan Erdoğdu, yolsuzlukla mücadelenin zorluğunu anlata anlata bitiremiyor. Belgeleriyle ortaya koyduğu bazı örnekleri ve hakkında açılan davaları anımsatarak mevcut sistemde yolsuzlukla mücadele edenlerin mahkûm olma olasılığının söz konusu iddiaların aktörlerinin mahkûm olma ihtimalinden daha yüksek olduğuna dikkat çekiyor. Hakkında açılan tazminat davasında istenen tazminatın yüksekliğine dikkat çekiyor ve “Asıl amaç taz­mi­nat al­mak de­ğil, be­ni yük­sek ra­kam­lı da­va­lar­la yıl­dır­mak ve bu mü­ca­de­le­den alı­koy­mak­tır” yorumunu yapıyor. Sayıştay’ın 137 kurumla ilgili olarak hazırladığı 2011 raporlarının akıbetine de dikkat çekip şu anda kamu harcamalarının tamamen ‘denetim dışı’ olduğunu savunan Erdoğdu’na göre, denetim dışı kalan aynı zamanda tüyü bitmemiş yetimin hakkı.

CHP bile farkında değil
Siyasetteki yıldızı bazı AK Partililerle girdiği tartışmalarla parlayan Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu da dahil CHP’nin geneli, siyasi uçlarda dolaşan partililerin yarattığı girdapta dönüp dururken sözünü ettiğim kozmik odadaki malzemeyi gözden kaçırıyor. Hem CHP’nin siyaseti gerçek bir zeminde yapabilmesi hem de Türkiye’nin yolsuzlukla mücadelesi açısından bu tablonun değişmesinde yarar var.