El Kaide Ankara'yı PYD'ye yaklaştırdı

Suriye iç savaşı Ankara'yı bir yandan Suriye Kürtlerine yaklaştırırken bir yandan da küresel cihadistlerin hedef tahtasına doğru sürüklüyor.
El Kaide Ankara'yı PYD'ye yaklaştırdı

Suriye’nin Kürt illerinde yaşanan iç savaş, Ankara ile Suriye Kürtleri arasındaki trafiği arttırdı. Suriye Kürt Ulusal Konseyi’nin (SUKUK) ardından PKK’ya yakın PYD’nin baskın olduğu Suriye Kürt Yüksek Konseyi (SUKYK) de Ankara ile birlikte hareket etmek istediğini ortaya koydu. Suriye’de El Kaide’nin hedefinde olan SUKYK bileşenleri, Ankara’ya “El Kaide ile savaş sürerken istesek bile Suriye muhalefetine destek veremeyiz” mesajını iletti.

Cepheyi tarif etmek çok zor
Bu günlerde en zor şey, Suriye’deki Beşşar Esad karşıtı cepheyi tarif etmek. ‘Suriye’yi Esad’dan kurtarmak isteyen’ irili ufaklı yüzlerce grup var. Önemli bir bölümü Suriye ordusundan ayrılıp, Suriye kentlerinde gönüllü asker toplayan subayların kontrol ettiği muhaliflerden oluşuyor. Ancak sahada yabana atılmayacak kadar da ‘yabancı savaşçı’ var. Söz konusu muhalifler, Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) adı altında bir araya gelmiş, Sünnileri, Hıristiyanları ve Kürtlerin bir bölümünü temsil ettiğini söyleyen ve bir süredir ABD’nin öncülük ettiği ülkeler tarafından Suriye’nin meşru temsilcisi sayılan Suriye Ulusal Koalisyonu’nu da ‘siyasi güç’ olarak kabul etmişler. Yani teoride Suriye muhalefeti denilince aklımıza SUK ve silahlı gücü ÖSO’nun gelmesi gerekiyor. Ancak durum öyle mi? Ne yazık ki değil.
Bir tarafta Batı’nın ‘Küresel Cihadistler’ adını taktığı, Türkiye’deki muhafazakârların ise ‘Cihadist değil mücahit’ diyerek sahip çıktığı birçok yabancı savaşçı grubu var. Kimi zaman ‘El Nusra’, kimi zaman ‘Irak Şam İslam Devleti’ gibi isimlerle karşımıza çıkıyorlar. Ele geçirdikleri yerleşim yerlerini kendi inanışlarına göre şekillendirip bu uğurda zaman zaman ÖSO bileşenleri ya da Kürt gruplarıyla çatışmaktan çekinmiyorlar. Bununla da yetinmeyip, Suriye kökenli muhalif savaşçıları kendi ideolojik saflarına çekmek için de baskı uyguluyorlar. Aralarında Suudi Arabistan, Yemen, Irak, Pakistan ve Afganistan’dan militanlar gibi az sayıda Türkiyeli de var.
Suriye’de muhalefet sadece ÖSO ve Cihadistler olarak öne çıkmıyor. Kürtler de değişik gruplar altında örgütlenmiş ve hatta kendi aralarında bölünmüş. Bir kısmı SUKUK adı altında bir araya gelmiş. Daha etkili ve güçlü bir grup ise SUKYK çatısı altında toplanmış. SUKUK, SUK’a ve ordusu ÖSO’ya katılmayı kabul etti ve Esad’a karşı saflarda mücadeleyi sürdüreceğini Ankara’ya iletti. Ancak Ankara açısından Suriye Kürtlerinin tam katılımı için SUKYK’nın da muhalefet saflarına geçmesi gerekiyor. Bu nedenle Ankara’ya gelip Dışişleri Bakanlığı’nda alt düzey de olsa görüşme fırsatı bulan SUKYK üyelerine, “Madem Esad’ı düşman olarak görüyorsunuz, ‘Esad’dan en büyük kötülüğü biz gördük’ diyorsunuz, o zaman nerede durduğunuzu belli edin. Cenevre’de Suriye muhalefeti saflarında oturmak için ÖSO’ya dahil olun” mesajı verildi.

Ancak SUKYK üyelerinin görüş ve isteklerinden durumun bu kadar kolay olmadığı da anlaşılıyor. Neticede aylardır kendileriyle kanlı bir savaş yürüten Cihadist örgütlerin faaliyetleri ortadayken bunun zor olduğunu vurgulayan SUKYK yöneticileri, cihadist gruplarla yaşadıkları çatışmalar nedeniyle ortaya çıkan insani felaketlere dikkat çekiyor. Türkiye’nin yardımlarının önemine işaret ediyorlar ama bu yardımların Suriye Kürtlerine ulaşmadığından yakınıyorlar. Dışişleri her ne kadar “Biz yardımları etnik ya da mezhepsel ayrım gözetmeksizin gönderiyoruz” dese de bu PYD’nin baskın olduğu bölgelerde fiiliyata geçmiyor.

Türkiye’ye de tehdit El Kaide uzantılı cihadist gruplar, sadece Esad ile değil Esad’a karşı savaşan gruplarla da savaşarak Suriye muhalefetinin en büyük odağı olmak istiyor. Ne yazık ki Ankara’dan bu gruplara net ve etkili bir tavır gelmiyor, belki de gelemiyor. Somali’deki büyükelçilik saldırısı, Adana’da ortaya çıkan şebekenin yaptığı katliam hazırlığı, Reyhanlı saldırısı ile ilgili kafa karıştıran iddialar, Türkiye’ye “Sınır kapılarınızı açın” denilerek savrulan tehdit, söz konusu örgütlerin amaçlarına ulaşabilmek için ÖSO’nun en büyük destekçisi Türkiye’yi de hedef alabileceğini gösteriyor.

Anlayacağınız, Türkiye bir taraftan Suriye muhalefetini birleştirmek için kritik adımlar atıyor, diğer taraftan Batı’yı “Bunlar gelecekse Esad kalsın” açıklamalarına yönlendiren El Kaide uzantılı örgütlere karşı etkili adımlar atamıyor. Suriye iç savaşı Ankara’yı Suriye Kürtlerine yaklaştırırken, küresel cihadistlerin de hedef tahtasına yaklaştırıyor.