Gerekçe hükümet eleştirisi değil

Dışişleri yöneticileri Selcen ve Tokdemir hakkındaki tasarrufun herhangi bir hükümet eleştirisi nedeniyle olmadığında ısrarcı. Selcen de durumun idarenin takdiriyle ortaya çıktığını söyledi.
Gerekçe hükümet eleştirisi değil

Salı günü yazdığım yazıda, Erbil Başkonsolosu Aydın Selcen’in, Büyükelçilik beklerken merkeze alınması nedeniyle görevinden istifa kararı aldığını yazmıştım. Yazımda, Libya’da, Bağdat’ta, Erbil’de başarıyla görev yapan Selcen’in büyükelçi atanmamasına, 8 yıl önce çekilmiş bir videonun neden olduğunu anlatmıştım.
Söz konusu yazıdaki bazı unsurların, yanlış anlaşıldığı ya da anlaşılamadığını Dışişleri Bakanlığı’nın beni ‘gazetecilik onuruna zarar vermekle, temel gazetecilik ilkelerine ve etik kurallara uymamakla’ suçlamaya varan ‘sert’ açıklamasından belliydi. Ben de ikinci bir yazıyla, Dışişleri açıklamasında ‘tek taraflı’ olduğumu yazan yetkiliye cevaben, haberi hazırlama sürecim konusunda bilgi vermiştim. Ne yazık ki bunu yaparken, haberde adı geçen diplomat Selcen’i zor durumda bırakacak yanlış yorumlara neden olacak bazı detaylara yer vermişim. Bunları ve başından beri fark ettiğim yanlış anlaşılmaları düzeltmek için bu yazıyı yazmam gerekti.

İdarenin takdiri, Selcen’in kararı

Haberi hazırlarken Aydın Selcen’i aradığımı ve büyükelçi atanmayıp merkeze alındığı için istifa etme yönünde bir karar aldığını yazmıştım. Yani, Selcen büyükelçilik beklediğini, ancak merkeze alındığını öğrendiğinde de istifaya karar verdiğini teyit etmişti. Ancak, yazımdaki bu bölüm, Selcen’in Dışişleri koridorlarında konuşulan, ‘video nedeniyle görevden alındı, videoda hükümete yönelik eleştiriler de vardı’ iddiasına yönelik değildi.
O yazıdan sonra, Dışişleri yöneticileriyle yaptığım görüşmelerden şu sonucu çıkardım: Dışişleri Bakanlığı’ndaki atamalarda tam yetkili ve sorumlu olan idare, takdirini Selcen’i merkeze almaktan yana kullanmıştı. İdarenin takdirinde herhangi bir hükümet eleştirisinin ya da videonun etkisi olmamıştı. Selcen açısından da herhangi bir hükümet eleştirisi, ya da bu nedenle cezalandırma yoktu ve olay, ‘bütün fedakârlıklarına ve başarılarına rağmen büyükelçi atanmaması, bunun üzerine de merkezde çalışmak yerine istifa etmeyi tercih etmesi’nden ibaretti.

Gazetecilik ilkeleri

Yazdığım konuyla ilgili çok fazla somut detay biliyorum ve içim rahat. Ancak, devletin önemli isimleri bu kadar net bir tavır ortaya koymuşken aksini iddia etmek, bir polemiğin parçası olup, sürdürmek olmaz.
Meslek hayatım boyunca, meslek onuru, gazetecilik ve habercilik ilkeleri, benim için çok değerli oldu. Hal böyleyken ‘gazetecilik onuruna zarar vermek’, ‘temel gazetecilik ilkelerine uymamak’ ve ‘etik ilkelere uymayıp tek taraflı haber yapmak’ suçlamaları benim için çok ciddi ve ağır suçlamalar oldu. Ayrıca bir ilk. Bu ağır suçlamaların, bu kadar rahat kullanılmasını, Dışişleri’nin sıkça, “Suriye konusunda diplomasinin temel ilkelerine uymadığı, diplomasiyi değil silahı (bir iç savaşı) desteklediği” gibi ağır suçlamalara maruz kalmasına bağlıyorum ve reddediyorum.