HSYK teklifi yargı açısından facia

'Yargıtay'ın imamı' suçlamasıyla karşı karşıya kalan Adalet Akademisi Başkanı Yıldırım, "Kimseden talimat almam. Amaç, HSYK'yı değiştirmek" dedi.
HSYK teklifi yargı açısından facia

TBMM’de görüşmelerine ara verilen Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) ile ilgili teklif kabul edildiğinde görevleri bitecek olan Türkiye Adalet Akademisi’nin (TAA) Başkanı Hüseyin Yıldırım, kendisinin ve TAA yönetiminin ‘cemaatçi’ olduğuna dair iddiaların, TBMM’deki teklife zemin hazırlamak için ortaya atıldığını savundu. Yıldırım, teklifin TBMM’de kabul edilmesinin ardından yargının kontrolünün tamamen Adalet Bakanlığı’na geçeceğini iddia etti.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin’in “Yargıtay’ın imamı” iddiasının ardından ismi gazete haberlerine yansıyan Yıldırım, Hürriyet’in sorularını yanıtladı. Hiçbir kişiye ya da gruba bağlı olmadığını belirten Yıldırım, şunları söyledi:

SAYIN ŞAHİN BİZİ BİLİR: Adalet Bakanlığı’nda önemli görevler yaptım. Stratejik planını hazırladım. Sayın Mehmet Ali Şahin, bakanlığı döneminde bu çalışmamıza büyük destek verdi. Çalışmalarımızı bilirler. Müsteşar yardımcılığı dönemimde Avrupa Birliği müzakerelerinde 23. başlığın ön şartı olan Yargı Reformu Stratejisi’ni hazırlama görevi bize verildi. 2010’un başında HSYK tarafından Yargıtay üyesi seçildim. 6 ay sonra da dönemin bakanı Sadullah Ergin tarafından TAA Başkanlığı’na atandım. 3 yıldır buradayım. 20 yıldır hukuk ve adalet alanından Türk toplumunun bu kadar önünde, bu kadar şeffaf, her şeyi ile net olan birisi olarak böyle bir gazeteye manşet olmaktan üzüldüm. Hiçbir kimseyle, hiçbir grupla bir bağlantım yok. Benim referansım çok bellidir: Özgürlükçü demokrasi, temel insan hak ve özgürlükleri, kuvvetler ayrılığı, yargı tarafsızlığı ve bağımsızlığı... Onun dışında hiç kimseden talimat almam, hiç kimsenin emrini yerine getirmem.

GÜLEN’İ HİÇ GÖRMEDİM: Fethullah Gülen’le hayatımda hiç görüşmedim. Amerika’ya 2008’de ve 2009’da iki sefer gittim. İlki terörle ilgili bir toplantıydı. İkincisi merhum Adalet Bakanlığı Müsteşarı Ahmet Kahraman ile birlikteydi. En ufak bir ilişkim ya da görüşmem olmadı. TAA’nın Gülen cemaatinin kontrolünde olduğu iddialarını da boş iddialar; kanunun hazırlanmasına gerekçe olarak görüyorum. Bütün personelimiz kürsüde hâkimlik savcılık yapan performansı yüksek arkadaşlar. Buraya alınan arkadaşlar tamamen benim tasarrufum değil. Bizim teklifimiz üzerine Adalet Bakanı’nın onayı ile atama yapılıyor. Sadullah Ergin Bey buraya sık sık geliyordu. Tatil bitince burada 1500 kişi olacak. Burada gizli saklı birşeyi isteseniz de yapamazsınız. Hâkim ve savcı adayları çocuk değil. Ne konuşuluyor, ne yapılıyor her şey görülüyor.

PENNSYLVANIA’YA SORMAK İĞRENÇ: Hâkim ve savcıların cemaatçiler arasından seçildiği doğru değil. Tamamen bakanlığın kontrolünde. HSYK’nın cemaatin kontrolünde olduğu iddiası da doğru olsa, bakan değişikliğinden sonra yaşanan değişiklikler olmazdı. Yargıtay’da cemaatçi bir bloklaşma olduğunu da sanmıyorum. Yargıtay’daki dosyaların Pennsylvania’ya ya da başka bir yere sorulması makul, mantıklı ve etik değil. Hatta iğrenç bir şey. Bir yargıcın bunu yapması hukukun temeline dinamit koymaktır, kendisini inkâr etmektir. Yargıtay’da bunu yapacak kimse olduğunu sanmıyorum. Yeni bakandan yönetim kurulu olarak randevu talebimiz oldu. Önce verildi ama son anda iptal edildi. Bakan bey yoğun, gündem aktif hareketli olunca o gündemden dolayı verememiş olabilir.

HEDEF ÖNCE AKADEMİ, SONRA HSYK: Bu olanlar, acaba konjonktürel olarak Akademi ile ilgili Meclis’te görüşülen yasaya zemin hazırlama çabası mıdır diyorum. 31 üyesi olan TAA Genel Kurulu’nda şu anda Adalet Bakanı’nın belirlediği üye sayısı 8. Şimdi 22 üyesini Adalet Bakanı’na seçtirmek istiyorlar. Yani değişikliğin altında yatan neden, TAA’dan HSYK’ya gönderilecek bir üye ile hâkim ve savcı mülakatlarına katılmak üzere Komisyon’a gönderilecek iki üyenin bakanlık kontenjanından gelen üyelerin arasından belirlemek. Başka da neden akli ve mantiki gelmiyor. Hükümet nihai olarak HSYK’da yürütmenin varlığını arttırmak ve daha etkili olmak istiyor. Hükümet HSYK’ya tamamen kendi kontrolünde, talimatlarını yerine getirecek adamlarını yerleştirmek istiyor. TBMM’deki teklif burayı bakanlığa bağlı bir genel müdürlük haline getirecek bir düzenleme. TAA’nın bağımsızlığı, mali, idari ve akademik özerkliği kaldırılıyor. Şu andaki konjonktür de bu amaçla yaratıldı. Yasa geçerse, TAA ve HSYK değişikliği yapılırsa facia olur. Yargı tamamen hükümetin kontrolüne geçer. Kesinlikle, çok net...

2010 ÖNCESİNDEN KÖTÜ: 22 kişilik HSYK’nın yapımında 6 üye bulduğunuzda bütün HSYK’yı kontrol edebiliyorsunuz. O nedenle TBMM’deki teklif çok hassas, güzel çalışılmış. Kimin hangi dairede olacağına bakan karar verecek. Birinci daire 5, ikinci daire 5 kişiden oluşuyor. Birinci daire atama dairesi ve 3 kişi ile karar verebilecek. 3 kişi birinci, 3 kişi ikinci daireye yerleştirildi mi bitti. Birinci dairenin itirazına ikinci daire bakıyor. Kesinleşiyor Genel Kurul’a gitmiyor. 11 kişinin vereceği kararı da 1. dairedeki 3 kişi onaylıyor. Bakan 6 kişi bulabilir mi? Çok rahatlıkla bulabilir. 4’ünü cumhurbaşkanı seçiyor. Bir tanesi müsteşar 5, bir tanesi de TAA’dan geldi mi 6. O yüzden TAA’nın kontrol edilmesi önemli. Birinci daireye 3, ikinci daireye 3 kişi yerleştir, bütün yargıyı kontrol altına alırsın. 13 bin 500 yargı mensubunun kaderini bir gecede değiştirmek o 6 kişinin elinde olur. Bu, kabul edilebilir değil. Brüksel de bunu kabul edilebilir bulmuyor. 12 Eylül 2010 öncesinde de juristokrasi ve kast sistemi vardı ama bu getirilecek yeni yapı ondan daha kötü.

TAA 57 ülkeyle işbirliği yapıyor

Yıldırım, dün makamında Hürriyet Ankara Temsilcisi Deniz Zeyrek’in sorularını yanıtladı. Yıldırım, TAA’nın 57 ülke ile işbirliği yaptığını, yılda 1600’den fazla yabancı hâkim ve savcıyı ağırladığını, Afganistan, Kazakistan, krizden önce Mısır, Arnavutluk, Kosova, Endonezya, Azerbaycan’ın hâkim ve savcı adaylarının TAA’da eğitildiğini anlattı. Sözkonusu ülkelerden gelen hediyeleri gösteren Yıldırım, çok seçkin konuklarla yargı mensubu adaylarını buluşturduklarını , yayınlarının da dünya çapında tanındığını söyledi.