İkinci görüşme Öcalan hazır olduğunda

BDP'nin ikinci İmralı ziyaretinin, Abdullah Öcalan henüz ilk görüşmeden farklı bir mesaj iletme noktasına gelmediği için geciktiği belirtiliyor.
İkinci görüşme Öcalan hazır olduğunda

Hükümetin Kürt sorununa çözüm bulmak için başlattığı İmralı süreci, kamuoyundan olduğu kadar devletin bütün kurumlarından da tam destek bulmuş görünüyor. Sürecin aslını İmralı’da tutuklu bulunan Abdullah Öcalan ile görüşmeler ve Öcalan’ın atacağı adımlara PKK’nın göstereceği tepki oluşturuyor. BDP’nin İmralı ziyareti de Öcalan’ın örgüte ve BDP’ye yapacağı çağrıyı netleştirmesine bağlı. Yetkililer, Öcalan’ın henüz BDP’lilerle ilk yaptığı görüşmeden farklı bir öneri ve çağrı iletme aşamasına gelmediğine, bu yüzden de BDP’lilerin Ada’ya ziyaretinin geciktiğine işaret ediyor.

MİT’in Öcalan’la 4 aydır yürüttüğü görüşmelerde Öcalan, “PKK’nın silah bırakması” hedefini ortaya koydu. Bu tutum, Başbakan’ın talimatıyla MİT’in görüşme sürecini derinleştirmesinin de önünü açtı. MİT’in İmralı’dan aldığı izlenim, Öcalan’ın sorunun çözümü ve PKK’nın silah bırakması konusunda tam bir işbirliği yapacağı yönünde. Ancak, hem kendi cezaevi koşullarıyla ilgili, hem de siyaset zemininde paralel atılacak bazı adımlar konusunda tam anlamıyla ikna olmuş değil. Bu da “Hazırım, silah bırakma çağrısı yapıp, takvimi açıklayacağım” deme aşamasında olmadığı anlamına geliyor.

MİT zemin hazırlıyor

Öcalan’ın zaman içinde atacağı adımları alternatifli olarak analiz eden MİT’in paralel bir şekilde yaptığı çalışma, Öcalan’ın çağrı yapması halinde atılacak adımlara zemin hazırlamakla ilgili. Bu nedenle hem örgütün Avrupa ve Kuzey Irak kanadı ile ilişki kurulması, Öcalan’ın mesajlarının doğrudan kanallarla iletilmesi, silah bırakma çağrısı geldiği andan itibaren atılacak adımların planlanması hazırlık unsurları arasında yer alıyor. 2010 yılında herşey gayet olumlu seyrettiği halde yol haritasındaki en kritik aşama olan “barış elçileri” maddesi hayata geçirilirken, Habur’da yapılan gövde gösterisi sürecin çöküşünü tetiklemişti. MİT, ilk deneyiminden çıkardığı derslerle, barış elçileri, Türkiye’yi terketme ve silah bırakma aşamalarına ilişkin daha ‘yaratıcı’ ve ‘sağlamcı’ seçenekler üzerinde çalışıyor. Oslo görüşmelerinin çökmesine neden olan sızıntı ve yabancı servislerin müdahalesi gibi unsurlar da hesaba katılıyor.

Bu arada BDP’lilerin adaya ikinci ziyareti yılan hikayesine neden oldu. Adaya gidecek siyasetçilerden oluşan listeler sürekli değişirken, ziyaret tarihi de belirsiz hale geldi. İmralı’dan ve Ankara’dan gelen sinyallere göre, sorun BDP’li ya da DTK’lı eş başkanlarının açıklamalarından, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın bu açıklamalara gösterdiği tepkiden çok, Öcalan’ın ikinci görüşmede ilk görüşmeden farklı ortaya koyacağı öneriler, çağrılar ya da yol haritasından kaynaklanıyor. Öcalan’ın, çok yaklaşsa da, henüz ‘silah bırakma’ çağrısı yapma aşamasına gelmediği, ilk görüşmeden bugüne dek BDP’lilerin ziyaretini gerektirecek bir gelişme yaşanmadığı, gelen bilgiler arasında.
Özetlemek gerekirse, eğer BDP’liler İmralı’ya giderse, bilin ki İmralı süreci yeni bir aşamaya geçiyor ve Öcalan ile MİT’in 4 aydır görüştüğü yol haritası takvimlendirilmeye başladı.

Fidan Erbil’e gitmedi

MİT’in ve Dışişleri Bakanlığı’nın Erbil’de Bölgesel Kürt Yönetimi ve önemli Kürt siyasetçiler ile “gayri resmi” temasları son derece yoğun. PKK yöneticileri ile teması olan Kuzey Iraklı siyaset figürleriyle de temas var. Ancak, İmralı’daki görüşmeler henüz beklenen aşamaya gelmediği için MİT üst düzey ziyaretlere başlamadı. MİT yetkilileri, Müsteşar Hakan Fidan’ın Erbil’e gittiğine dair haberi de yalanladı.