İstihbarat TİB'e talip

Ulaştırma Bakanı Yıldırım, dinlemeyi istisna haline getirecek bir çalışma yapıldığını söyledi. Kulislerde ise MİT'in TİB'i de bünyesine almak istediği konuşuluyor.
İstihbarat TİB'e talip

Başbakan Tayyip Erdoğan’ın çalışma odasında ‘böcek’ bulunduğunu açıklamasıyla gündemin ilk sıralarına oturan dinleme olayı, 2013’ün ilk kritik yasal düzenlemesinin de konusu oluyor. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, Adalet Bakanlığı ile birlikte izlenen iletişim aracı sayısını düşürecek bir yasal düzenleme üzerinde çalıştıklarını açıkladı. Telefon dinlemenin ‘son çare’ olması gerektiğini vurgulayan Bakan Yıldırım, düzenleme ile dinlemenin ‘istisna’ haline gelmesini hedeflediklerini ifade etti. Kulislerde ise dinleme merkezi olarak bilinen Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’nın (TİB) daha önce Genelkurmay’dan MİT’e bağlanan Genelkurmay Elektronik Sistemler (GES) Komutanlığı gibi, MİT’e bağlanması arayışı konuşuluyor.

2013’ün ilk günü Bakan Binali Yıldırım ile TRT Haber’de yayımlanan İnce Çizgi programında Başbakan’ın açıklamalarıyla gündeme gelen dinleme olayını konuşma şansı bulduk.

“Benim de başıma geldi” diyen Yıldırım’a göre Türkiye’de simitçisinden Başbakanı’na dek herkeste ‘dinleniyorum’ kuşkusu var. Bakanlığın lisans vermediği bir uçak şirketinin sahibinin kendisi ile yaptığı görüşmeyi gizlice kaydedip CHP’ye verdiğini, CHP’nin de kaydın yasadışı olmasına bakmadan konuyu TBMM gündemine taşıdığını anımsatan Yıldırım, kendisinin de şikâyetçi olmadığını anımsatarak, vatandaşların bu tür olaylarla karşılaştığında şikâyetçi olmamasından yakındı.

Yasal düzenleme hazırlığı

Telefon dinleme gibi yöntemlerin kolluk kuvvetlerinin en son, mecbur kaldığında başvuracağı yöntem olması gerektiğini vurgulayan Yıldırım, başkaca yollar denenmeden dinleme yoluna başvurulduğuna dikkat çekti. Bunun önüne geçmek için Adalet Bakanlığı ile yasal düzenleme yaptıklarını anlatan Yıldırım, “Güvenlik amacıyla yapılan dinlemelere zaten kimsenin itirazı yok, ancak telefon dinlemeleriyle ilgili karar sürecini zorlaştıracağız” dedi. Bunun nasıl yapılacağını açıklamayan Yıldırım, İngiltere’de bu konudaki yetkinin mahkemelerde değil İçişleri Bakanı’nda olduğuna dikkat çekti. Yıldırım, savcıların dinlemeler sonucunda ortaya çıkan ve davayla ilgisiz olan şeyleri de iddianameye koymasını eleştirdi ve bu konuda da titiz bir çalışma yapılması gerektiğini söyledi.

Kulislerdeki ciddi iddia

Ankara kulislerinde, dinleme ile ilgili konuşulan en ciddi iddia, MİT’in TİB’i de bünyesine katmak istediği yönünde. Halihazırda Türkiye’deki bütün iletişim araçlarının toplandığı tek merkez olan TİB, mahkeme kararı ile MİT’e, Jandarma’ya ve Emniyet’e çıkış vererek dinleme yapılmasına aracı oluyor. TİB, kanuna aykırı dinleme kararlarının birçoğunu iade edebiliyor. Sinyal istihbaratının tamamını elinde toplamak isteyen MİT, en son Genelkurmay’a bağlı GES Komutanlığı’nı devralmıştı. TİB’in dinlemelerle ilgili en kritik ismi de MİT’e transfer olup, elektronik istihbarat işlerinin başına geçmişti. Dış istihbarat ve elektronik istihbarat konusunda tek merkez olan, ANKA projesiyle görüntülü istihbaratı da bünyesine katmaya hazırlanan MİT, TİB’i de bünyesine katarsa iletişim takibi konusunda tek otorite haline gelecek. Başta TİB, Jandarma ve Polis olmak üzere, MİT’in bu talebine sıcak bakmayan kurum sayısı hayli fazla. Bu kesimler, Ulaştırma ile Adalet Bakanlığı’nın üzerinde çalıştığı yasal düzenleme ile TİB’in MİT’e devrine zemin hazırlanmak istendiğinden endişeleniyor. Ancak hem Ulaştırma hem Adalet Bakanlıkları, düzenlemenin hedefinin adli dinlemelerdeki suiistimallerin önlenmesi ve dinlenen aracı sayısının makul seviyeye çekilmesi olduğunu vurguluyor.