Kılıçdaroğlu ateşten gömlek giydi

CHP’nin 34. kurultayı Türkiye’nin siyasi tarihinde önemli bir ‘parti içi demokrasi sınavı’ oldu. 434 kişilik aday listesinden 98 kişi Genel Başkan tarafından işaret edilse de Türk siyasetinde yıllar sonra ilk kez çarşaf liste uygulaması hayata geçirildi. Fikri Sağlar ve İlhan Cihaner gibi isimlerin Kılıçdaroğlu’nun 98 kişilik listesinde bulunmadıkları halde Parti Meclisi’ne seçilmesi, parti içi demokrasinin önemini gösterdi. Kılıçdaroğlu, şimdi 2014’te başlayacak seçim süreçlerinden başarıyla çıkmasını sağlayacak bir yönetim çıkarmak ve kurultaydaki konuşmasındaki vaatlerle yükselttiği çıtayı düşürmemek için kesintisiz çalışmak zorunda.
Çarşaf liste, solun eski bir geleneğidir. Parti içi demokrasinin pek uğramadığı sağ partilerde ise yönetimi genelde liderler belirler. CHP’de en son çarşaf listeli seçim 30 Haziran 2001’de yapıldı. Deniz Baykal, Altan Öymen’den Genel Başkanlığı aldıktan sonra yaptığı ilk olağan kurultayda çarşaf listeyi uyguladı ama 24 Ekim 2003 günü yapılan kurultayda, blok listeye geçildi. Yani CHP’de 18 Temmuz 2012 günü yapılan çarşaf listeli seçim 11 yıl sonra bir ilk oldu. 

Anahtarların dansı
Çarşaf liste uygulamasında birden fazla anahtar listenin çıkması ve listelerin yarışması işin doğasında var. Uygulama, adayların içinden her delegenin 52 isim işaretlemesini öngörüyor. Kemal Kılıçdaroğlu, anahtar listesinde 450 adaydan 98’i ile bir liste yapıp, “Bu isimlerden 52’sini seçin, hepsiyle çalışmaya hazırım” mesajı verdi. CHP il başkanları da bu 98 kişiden seçtikleri 52 kişiden oluşan başka bir ‘anahtarın anahtarı’ listesi yaptı. Söz konusu ikinci listeden sadece bir ismin çıkarıldığı, yerine Çetin Soysal’ın isminin girdiği başka bir liste de ‘anahtarının anahtarının anahtarı’ olarak sahneye çıktı. Kılıçdaroğlu’nun listesi ile içinden çıkan iki liste dışında Önder Sav’cıların ve demokratların listeleri de yarışta yerini aldı.
Aydın Ayaydın’ın anahtar listelere giremeyeceğini anlayınca adaylıktan çekildi. Bu, en büyük rakibi Gürsel Tekin açısından ilk zaferdi. Ardından Tekin’in MYK toplantılarında sorun yaşadığı Erdoğan Toprak ile çekişeceği söylentisi kulislere yayıldı. Yarıştan Tekin daha başarılı çıktı ve Erdoğan Toprak 601 oyda kalınca kadın ve genç kotasına takılma riski yaşadı. Bu durum, Tekin’in Ayaydın ve Toprak’tan İstanbul il başkanlığının rövanşını alması olarak görülebilir. Diğer taraftan ortaya çıkan PM listesinde asıl zaferi Fikri Sağlar ile İlhan Cihaner kazandı. Sağlar, Mersin İl Başkanı engeline takıldığından, Denizli Milletvekili Cihaner ise Kurultayda en çok oy alan Adnan Keskin ile aynı ilden milletvekili olduğundan Kılıçdaroğlu’nun seçtiği 98 isim arasında yer alamamıştı. Buna karşın, Gürsel tekin gibi isimlerin de kulis yapmasıyla Sağlar ile Cihaner, PM listesine orta sıralardan girmeyi başardı. 

PM listesi başarılı
Sağlar ve Cihaner’in listeye girmesi parti genelinde büyük memnuniyet yarattı. Ayrıca ortaya çıkan PM listesi, bütün siyasi kanatları dengeli bir şekilde temsil ettiği için Kılıçdaroğlu’nu tatmin etti. Seçim sonuçları, Adnan Keskin, Fikri Sağlar, Murat Karayalçın, Haluk Koç ve Ercan Karakaş gibi geçmişin ünlü isimleri ile Veli Ağbaba, Şafak Pavey gibi yeni kuşağın aktif siyasetçileri aynı çatı altında buluşturdu. Metin Feyzioğlu gibi isimler de CHP’nin omurgasını oluşturan ulusalcı kesimlerin talebi doğrultusunda PM’ye girdi. Seçim sonuçlandıktan sonra sohbet etme fırsatı bulduğumuz Gürsel Tekin, Kılıçdaroğlu’nun çarşaf liste ve anahtar listeyi geniş tutma tercihinin çok başarılı bir sonuç doğurduğunu söyledi.
Kılıçdaroğlu gelecek hafta içinde 16 yardımcısını belirleyecek. Adnan Keskin’in, Sezgin Tanrıkulu’nun, Sencer Ayata’nın, Gürsel Tekin’in, Bihlun Tamaylıgil’in yeni yönetimde olması çok güçlü bir ihtimal. Kılıçdaroğlu, milletvekili seçildikten sonra aktif çalışmalarıyla öne çıkan bazı genç isimleri de MYK’ya alma eğiliminde. Kılıçdaroğlu yeni MYK’da ikinci adam istemese de teşkilattan ve yerel yönetimlerden sorumlu genel başkan yardımcıları seçim dönemi olması nedeniyle öne çıkacak isimler olacak.
Kurultayda tamamen kendi yönetimini belirleyen ve ekonomi, sosyal adalet, Kürt sorunu, özgürlükler, demokrasi ve değişim konusunda çıtayı çok yükseğe koyan Kılıçdaroğlu, yeni yönetimine de çıtayı bu seviyenin altına düşürmeme sorumluluğu yükledi. Daha açık bir deyişle ateşten gömlek giydi. 2014 seçimleri, hem Kılıçdaroğlu’nun hem yönetiminin akıbetini belirleyecek.