Kritik tarih 15 Nisan

Fidan'ın Öcalan'la ne görüştüğünü biz bilmiyoruz. Bunu öğrenmek de şimdilik mümkün değil. Ancak Kanal D-CNN Türk yayınında, sürecin olumlu yürüdüğünü açıklayan Başbakan Tayyip Erdoğan, İmralı'daki trafiğin bütün detaylarına vakıf

Başbakan’ın, CNN Türk-Kanal D ortak yayınında dile getirdiği ‘gidecek olan, silahı bırakıp gider’ yaklaşımından geri adım atması beklenmiyor. “Çekilme Parlamento güvencesi ile olur” diye ısrar eden Kandil de İmralı’dan yeni bir mesaj gelmeden ‘silahsız çekilme’ yöntemini kabul edeceğe benzemiyor. MİT, bu durum nedeniyle ortaya çıkan ‘süreç tıkanıyor’ görüntüsünü bertaraf etmek için hızlı bir şekilde harekete geçti ve İmralı yeniden hareketlendi. Öcalan’ın ‘Parlamento kararı’ konusundaki çağrısını biraz daha açması ve 15 Nisan’a kadar “çekilme” konusundaki kafa karışıklığının giderilmesi ve somut adım atılması hedefleniyor. Ankara’da bazı uzmanlar, 21 Mart’tan iyimserlik çıtasının çok yükseldiğine dikkat çekerken, son yaşanan gelişmelerin ‘normalleşme’ olduğunu savunuyor. Abdullah Öcalan’ın Nevruz açıklaması, sadece Türkiye’de değil, bütün dünyada çekilmenin kısa sürede başlayacağı izlenimi yaratmıştı. Ancak öyle olmadı. Öcalan’ın “Çekilme parlamento kararıyla olur” ifadesi Kandil tarafından bir kural olarak benimsendi ve yasal güvenceler beklenmeye başlandı. Diğer taraftan hükümet, PKK’nın çekilme sürecini bir ‘meşrulaşma’ zeminine çevirme arayışlarına karşı hazırlıklıydı ve tavizsiz bir tavır sergileme kararı alınmıştı. Başbakan Tayyip Erdoğan’ın CNN Türk-Kanal D yayınında ortaya koyduğu ‘Gidecek olan, silahları bırakıp gider’ yaklaşımı da yayın sırasında ‘anlık’ bir şekilde ortaya konulan görüşler değildi.

MİT bekliyordu

MİT, Öcalan’ın Kandil’e Brüksel’e ve Ankara’ya (BDP’ye) gönderdiği mektuplardaki bazı ifadeler nedeniyle bu tür bir sorun yaşanması ihtimalini hesaba katıyordu ve bu ihtimal ortaya çıktığında Öcalan’ı yeniden devreye sokmayı planlamıştı. Öyle anlaşılıyor ki B planı devrede ve Öcalan’ın ‘Çekilme parlamento kararı ile olur’ yaklaşımına açıklık getirmesi için yeni bir İmralı trafiği başladı. Radikal Ankara Haber Müdürü Ömer Şahin’in yazdığı haberde MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın, geçen cuma İmralı’ya gittiği yönünde önemli bir bilgi mevcut. Bu arada, MİT’in başından beri “sessizlik” politikası izlediğini, Fidan’ın İmralı’ya gittiğine dair haberleri teyit etmediğini, gitmese bile ‘gitti’ iddialarını da yalanlamadığını hatırlatmakta yarar var.

BDP heyeti gidebilir

Fidan’ın Öcalan’la ne görüştüğünü biz bilmiyoruz. Bunu öğrenmek de şimdilik mümkün değil. Ancak Kanal D-CNN Türk yayınında, sürecin olumlu yürüdüğünü açıklayan Başbakan Tayyip Erdoğan, İmralı’daki trafiğin bütün detaylarına vakıf. Ayrıca çözüm sürecinde hükümet kanadı olarak aktif olarak bulunan ve MİT’in İmralı’da yaptığı görüşmenin içeriğini bilen isimlerin, Öcalan’ın Kandil’i ikna etmek için yeni bir adım atmasını beklediğini söylemek mümkün. Bu da ister istemez akıllara İmralı’ya, yeni bir BDP heyetinin gideceği ihtimalini getiriyor. Bu nedenle, önümüzdeki bir hafta içinde bir sabah uyanıp, “Pervin Buldan, Sırrı Süreyya Önder ve Selahattin Demirtaş İmralı’ya gitti” haberiyle karşılaşırsak, şaşırmam. Biraz önce anlattığım gelişmelerin sonuçları önemli. İki tarafta da durumun iki hafta içinde netleşmesi ve sürecin planlanan hızla devam etmesi beklentisi hâkim. Bu da 15 Nisan’ı kritik bir tarih yapıyor. Bu arada âkil Adamlar Komisyonu bugün son şeklini alacak ve yarın Başbakan Tayyip Erdoğan ile ilk toplantısını yapacak. Hükümet, âkil Adamlar Komisyonu’nun bir çeşit ‘Halkla ilişkiler’ kampanyası yürüteceğini ve bir ay içinde rapor hazırlayacağını duyurdu. Ancak, komisyonda yer alacak bazı isimler de dahil, âkil Adamlar fikrinin, hedeflenen modelle uyuşmadığı görüşünde. BDP’de de bu modele ilişkin itirazlar yükseliyor.