PKK'daki değişiklik sürecin lehine

Bayık ve Hozat'ın KCK'nın, Karayılan'ın da HPG'nin başına getirilmesinin Öcalan'ın mektupları çerçevesinde hükümetin bilgisinde olduğu ifade ediliyor.

Çözüm süreci ile ilgili son günlerde olumsuz sinyaller geliyordu. Özellikle Başbakan Tayyip Erdoğan ’ın “ PKK ’nın sadece yüzde 15’i çekildi” açıklamasının ardından bu sinyaller daha çok önemsenir olmuştu. PKK’nın sivilleri ve askeri personeli kaçırma girişimleri, öz savunma güçlerinin yaptığı törenler, komutanları taşıyan bir helikopterin taranması, bir karakola ateş açılması gibi haberler de “PKK’nın yan çizmeye başladığı” şeklinde yorumlanmıştı. Ancak, PKK’nın 9. Genel Kurulu’nda alınan kararlar ve yapılan değişiklikler iki açıdan PKK’nın süreci devam ettireceğini gösterdi: 

-PKK/KongraGel/KCK yapılanması Abdullah Öcalan’ın otoritesini bir kez daha teyit etti.
-Çözüm sürecinin en önemli unsuru olan PKK’nın silahlı kanadı (HPG) sürece son derece olumlu yaklaşan bir isme, Murat Karayılan’a emanet edildi. 

Genel kurulun ortaya koyduğu birinci mesaj, PKK’nın bütünüyle Abdullah Öcalan’ın otoritesine sahip çıktığı yönünde. Gelen bilgilere göre, PKK’nın gelecek planlaması yaptığı toplantıda üzerinde en çok konuşulan konu çözüm sürecinin gidişatı oldu ve 162 genel kurul delegesinin önemli bölümü, kalekol inşaatlarını da örnek göstererek AK Parti hükümetinin çözüm konusunda olumsuz sinyaller verdiğini iddia etti. Buna karşın, yapılan tartışmalardan sonra Öcalan’ın 21 Mart’ta açıklanan “çözüm manifestosunun” arkasında duruldu ve kurul, “Demokratik çözüm sürecini devam ettirme” kararı aldı. Tartışmalar sırasında AK Parti’nin olumsuz tavırları olduğu görüşü paylaşıldı ancak buna rağmen sürecin devam ettirileceği duyuruldu.
Genel kuruldan çıkan ikinci mesaj, görev değişikliklerine ilişkin. Her şeyden önce Karayılan’ın PKK’nın silahlı kanadının (HPG) başına gelmesi, çatışmasızlık ve silah bırakma gibi kritik süreçlerin disiplin içinde sürdürülmesine yönelik bir tavır olarak öne çıkıyor. HPG’de aktif görevler üstlenen ve arazideki örgüt yöneticilerini şahsen tanıyan Karayılan’ın, silahlı kanadın sürece zarar vermemesi için yeni bir yapılanmaya gidebileceği ifade ediliyor. İmralı’da tutuklu Abdullah Öcalan’ın da Kandil’e gönderdiği mesajlar arasında Karayılan’ın HPG’yi kontrol altına almasına dair öneriler olduğu bildiriliyor.
Toplantıda KCK’nın Yönetim Konseyi oluşturması, Cemil Bayık’ın yanına Bese Hozat’ın eşbaşkan olarak konseyin başına getirilmesi, örgütün siyasi yapılanmasına ağırlık vereceğini de ortaya koydu. Örgütün Suriye, Irak ve İran’da yaşayan Kürtler ile ilgili tespit ve kararları da PKK’nın gelecek dönemde bölgede Kürt siyasi hareketleri arasında önemli bir güç olma arayışını ortaya koydu.

Ankara ihtiyatla izliyor 
PKK’nın genel kurulu istihbarat kuruluşlarınca da takip edildi. Karayılan’ın HPG’nin başına geçmesi, pozitif karşılanırken, Bayık ve şahin kanadın KCK içinde güçlenmesinin riskli sonuçlar doğurabileceği vurgulandı. Öcalan ile yapılan görüşmelerde Öcalan’ın ısrarcı olmadığı ‘demokratik özerklik’ gibi kavramların genel kurulda güçlü bir şekilde dile getirilmesi Ankara’yı endişelendirdi. Güvenlik kaynakları yeni yapılanmanın kendileri açısından ‘beklenen’ bir süreç olduğuna işaret ederken, genel olarak sürece olumlu yansıyacağı değerlendirmesi de yapılıyor.