PKK'nın çekilmesi ve diğer riskler

Türkiye'deki PKK unsurlarının tamamı Kuzey Irak'a çekilse bile, bölgede sürece zarar verebilecek ciddi yapılanmalar var.
PKK'nın çekilmesi ve diğer riskler

PKK’nın silah bırakacağını açıklaması, kamuoyunun hatta devletin önemli bir kesiminde ‘yolun yarısının geride kaldığı’ hissi yarattı. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun mevcut durumu ‘dere geçme’ analojisiyle izah etmesi ve derenin yarısının geçildiğini ima etmesi bunun en somut göstergelerinden biriydi.
Oysa Türkiye’deki silahlı PKK unsurlarının tamamının Kuzey Irak’a çekilmesi durumunda bile, bölgede sürece ciddi zararlar verebilecek yapılanmalar var. Bunları bizzat sürecin içinde bulunan isimlerden de duymak mümkün. Bu hafta fazla uzatmadan bu yapılanmaların en önemlilerine dikkat çekmek niyetindeyim. 

* PKK’nın kentlerdeki örgütlenmesi olan ‘öz savunma birlikleri’ bu yapılanmaların başında geliyor. ÖSB’lerle bölgede zaman zaman kimlik kontrolü yaparken, zaman zaman ‘protesto gösterilerinin güvenliğini sağlarken’ karşılaşmak mümkün. ÖSB’ler PKK’nın en aktif olduğu dönemde de kentlerdeydi, PKK çekildikten sonra da kentlerde olmayı sürdürecek gibi görünüyor.
ÖSB’lerin sürece zarar verme riski, iki önemli şekilde ortaya çıkabilir: İlki, Cizre’de son yaşanan olayda olduğu gibi kolluk kuvvetleriyle halkı karşı karşıya getirebilir ve dağlarda duran çatışma ortamı, kent merkezlerinde ortaya çıkabilir. İkincisi, süreci sabote etmek isteyenler, ÖSB gibi hareket ederek, PKK’nın sürece bağlı kalmadığı görüntüsünü yaratmaya çalışabilir. Sayıları PKK’nın silahlı unsurlarından fazla olan ve denetimi de bu yüzden daha zor olan ÖSB’lerin sabotaj girişimlerinin arkasında olmadığının ortaya çıkması haftalar sürebilir ve kamuoyunda sürece yönelik tepkileri arttırabilir. 

* Bir başka sorunlu yapılanma ise koruculuk sistemi. PKK’nın silah bırakmadan önce boşalttığı yerlere korucuların yerleştirilmesine karşı çıkması, koruculuğun bitirilmesi talepleri on binlerce korucuyu tedirgin ediyor. Şu anda bölgede binlerce korucu “Biz ne olacağız, silahlarımızı alacaklar mı, maaşımız kesilecek mi?” gibi soruları dilden düşürmüyor. Aynı zamanda bölgede bazı illerin valileri yeni korucu istihdamına gidiyor. Diğer taraftan gerek ÖSB’ler gerek PKK, büyük kayıplar verdikleri operasyonlarda görev alan ya da güvenlik güçlerine istihbarat desteği veren korucuları hedef olarak görüp zaman zaman kaçırıyor... Elbette ki şu anda erken olabilir ama korucular için de bir yol haritası belirlenmesi, önemli bir gerginlik potansiyelini ortadan kaldırmak anlamına gelecektir. 

* Bölgede çalışan güvenlik uzmanları, idareciler ve istihbaratçılar son zamanlarda bir İran faaliyetine ve İran destekli Hizbullah hareketliliğine dikkat çekiyor. Önemli bir yetkili, Dicle Üniversitesi’ndeki olayların sosyal medyada aynı gün açılan ve aynı merkezden idare edildiği anlaşılan hesaplardan yönlendirildiğini açıkça tespit ettiklerini söylüyor. Bir başka yetkili de İran sınırındaki illerde İran destekli Hizbullah faaliyetlerinin arttığına dair istihbarat raporları gelmeye başladığına dikkat çekiyor. İran’ın kendi çıkarları nedeniyle PKK’nın Türkiye’den çekilmesini istemediği aşikâr. Haliyle de resmi ağızların dikkat çektiği bu sorun hafife alınmayacak nitelikte.
Bu detaylar önemli. Bölgedeki sivil bir idareci şu değerlendirmeyi yapıyor: “Şu anda askerler çekilme süreci konusunda kafaları en net olanlar. Asıl, perde gerisindeki ÖSB, Hizbullah ve koruculuk gibi meselelerin doğuracağı tehlikelere yoğunlaşmak gerekiyor.” Yani, esas aşama olan silah bırakma sürecindeki riskler bir yana, PKK Türkiye’den çekilirken ve çekildikten sonra da sabotaj ihtimalleri bitmeyecek gibi görünüyor. O yüzden ihtiyatı elden bırakmamak gerek.

TBMM’nin dikkatine


İki hafta önce TBMM’de başlayan yeraltı garajının inşaatının çevrede yaşayan insanlar açısından çileye dönüşeceğini yazmıştım. ‘Keşke haksız çıksam’ diye dua etmiştim kendi kendime. Devasa kamyonlar, cumartesi-pazar demeden saat 07.30’da çalışmaya başlıyor. Yarattıkları gürültü, toz toprak, çamur sözle anlatılmaz. Bir de otomobillerin bile geçmekte zorlandığı dar yollarda sıkışıp kalmaları var ki trafiği yarım saatten fazla tıkadıkları oluyor. En çok bölgedeki taksiciler şikâyetçi. Toz bulutu 500 metre çapında bir alanda insanlara kâbus yaşatıyor. Biraz özen lütfen...