scorecardresearch.com

Barzani ön plana çıkıyor

23/03/2012
Yeni Kürt siyasetinde İmralı ve Kandil muhataplıktan çıkarıldı. BDP tek muhatap ama BDP'nin PKK ve KCK bağlantısının kopması isteniyor. Yeni dönemde Barzani de kilit önemde.
Barzani ön plana çıkıyor

Kürt konferansı önemli: Mesut Barzani nin önderliğinde haziran ayında bütün Kürt grupların katılacağı konferans, hükümet açısından da dikkatle izleniyor. Bu konferansta Mesut Barzani nin PKK yı silah bırakma konusunda zorlaması bekleniyor. Barzani de geçen ay bu yönde imalarda bulunmuştu.

ANALİZ

Nevruz ateşi, Kürt sorununun çözümüne ilişkin tartışmaları da ısıttı. Devletin zirvesi, hükümet ve güvenlik bürokrasisinin bir süredir üstünde çalışıp olgunlaştırmaya uğraştığı yeni siyasetin sinyalleri de Nevruz tartışmaları arasında gelmeye başladı. Ortaya çıkan tablo şöyle özetlenebilir: 

‘Ayaklanma önlendi’
Ankara’da toplanan istihbarat notları, PKK’nın Nevruz’u ‘ayaklanma provası’na çevirmek istediği yönündeydi. Söz konusu notlara göre; BDP’nin örgütlediği mitinglerden sonra kent merkezlerine ‘özgürlük yürüyüşleri’ yapılacaktı. PKK ise bölgede özel harekâtçılar başta olmak üzere polislere yönelik saldırı talimatları vermişti. Hükümet, bu raporlara dayanarak nevruz kutlamalarının pazar günü yapılmasını reddetti ve sonrası malum. Güvenlik otoritelerine göre bu yapılmasaydı geçen pazar günü, 1990’lı yılların başlarında yaşanan manzaralarla karşılaşmak işten bile değildi.
11 Haziran 2012 günü yapılan seçimlerden sonra hükümetin Kürt sorununa bakışında gözle görülür bir ‘güvenlikçi yaklaşım’ hakimdi. Ancak Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay’ın koordine ettiği ‘açılım süreci’nin devam etmesi yönünde de görüş birliği vardı. Yaklaşık 4 ay önce üzerinde büyük ölçüde mutabaka varılan bir model oluşturuldu. İrlanda ve İspanya’nın ‘hakların verilmesi’, Srilanka’nın silahlı örgütün ortadan kaldırılması yöntemleri harmanlandı.
Çıkan sonuç, “Kürtlerin temel hak ve hürriyetleriyle ilgili talepleri (PKK istediği için değil, hakları olduğu için) karşılanırken, diğer yandan PKK’yı silah bırakmaya zorlama” yönündeydi. Erdoğan, politikayı “Terörle mücadele, siyasetle müzakere” olarak özetledi.
Planda, ilk etapta BDP’nin cesaretlendirilmesi ve sorunun BDP ile silaha bulaşmamış Kürt siyasi hareketleriyle TBMM’de siyaset zemininde konuşulması, ‘terörle mücadele’ boyutundan daha öncelikliydi. Terörle mücadelenin ise siyasi müzakere ve reformları olumsuz etkilemeyecek bir şekilde sürdürülmesi hedeflenmişti. Ancak, tutuklu milletvekili sorunu, PKK-MİT görüşmelerinin sızdırılması, PKK’yla mücadelede büyük önem kazanan KCK operasyonlarının BDP’lileri, gazetecileri ve akademisyenleri kapsayacak şekilde aşırı genişlemesi, PKK’nın Silvan saldırısı ve son olarak MİT-Yargı/Polis krizi gibi nedenlerle bu mümkün olmadı. PKK’nın saldırılarıyla halkın ‘müzakereci’ söylemlere yönelik tepkisi de artmaya başladı ve neticede siyaset bu duruma kayıtsız kalamadı. Öncelik, “Demokratik açılım, paralelinde terörle mücadele” olmaktan çıktı ve yerini “PKK ile sonuna dek mücadele” aldı. Güvenlik bürokrasisi çözümde temel unsurun ‘güvenlikçi yaklaşım’ olmadığını savunsa da son dönemde en çok öne çıkan PKK’ya karşı operasyonlar ve KCK soruşturmasındaki tutuklamalar oldu. 

Muhatap sorunsalı
Başbakan’ın önceki gün TBMM grubunda yaptığı konuşmada hedef tahtasına oturttuğu BDP’nin ‘siyasi muhatap’ olup olamayacağı yeni stratejinin en büyük çıkmazı. Çünkü güvenlik bürokrasisi BDP ile PKK’nın tabanının aynı olduğunu ve BDP’nin PKK’ya mesafe koyamayacağını çok iyi biliyor. İkinci bir gerçek ise: BDP dışında Kürtlerin sahiplendiği başka bir siyasi muhatap bulmak zor. Hükümet, BDP’yi PKK ile aynı safta görse de bürokrasi PKK’nın silahlı tehdidi altındaki BDP’nin ısrarla cesaretlendirilmesinde yarar görüyor. 

Barzani öne çıkacak
Ankara’nın başka bir ‘sivil’ muhatap arayışı da Kuzey Irak’ta. Kürt lider Mesut Barzani ile yapılan görüşmeler, Ankara’yı umutlandırmış. Çünkü Barzani, Türkiye’ye “PKK’ya ‘silah bırak’ çağrısını tek başıma vermem yetmez. Kürt Konferansı’nda bölgedeki bütün Kürtler olarak PKK’ya ‘silah bırak’ çağrısı yapacağız. Reddederse, dışlanır ve bölgemizde tutunamaz” mesajı verdi. ABD de bu konuda Barzani’ye desteğini bildirmiş. Barzani, ayrıca Ankara’ya konferansın haziran ayında toplanabileceğini bildirdi. Barzani’nin Türkiye’ye yaklaşma süreci, PKK’nın Suriye’ye kayma sürecini de hızlandırdı. İstihbarat raporlarında, İran ve Irak’ta yalnızlaşan PKK’nın yeni karargahını otorite boşluğundan yararlanıp Suriye’deki Kürt bölgesine kaydırma arayışında olduğu bilgisine yer verildi.

http://www.radikal.com.tr/1082669108266914

YORUMLAR
(14 Yorum Yapıldı)
Tüm Yorumları Gör

Yok sayamazsınız - papirus0606

Bu ülkede yaşayan insanları etnik kökeni ne olursa olsun yok sayamazsınız. Yanlış siyasetlerinizi halka bulaştırmayın yeter

Kürtlerin angi Talebi Karşılandı - NİHAT12

Deniz bey tırnak içinde kürtlerin temel hak ve hüriyetlerinin karşılandığını belirtmiş.Hangi hak ve hüriyetlerini karşılamış merak ediyorum.Müfreda kürtçe anadil hakkımı konulmuş.Türkçeleştirilmiş çoğrafya ve yer isimleri iademi edilmiş.Halkın karar süreçlerine katılımımı sağlanmış.Kürtçe savunma hakkımı tanınmış.Yönetimsel haklarmı tanınmış.Denizbey nereden bu sonuca ulaşmış.Anlayamadım. İkincisi.Hükümetin bunca yıl iktarda gösterdiği pratik güvenlikçi yaklaşımdı zaten.Farklı bir yaklaşım sergiledi benmi göremiyorum.Polis sayısının,asker sayısının,savaş uçakları,tank v.b zor güçlerinin artırılması ne anlama geliyor.Verilecek cevap iç ve dış mihrak.Güvenlik.Bunca insanın içeri atılması birşey ifade etmiyormu. Bizim gibi bölgede yaşayanlar neler olup mittiğini çok iyi biliyor.Deniz beyin yazısını okuyan bir insan tüm hak ve hüriyetlerin verildiği kanısına kapılıyor.Bu çok yanlış,temelsiz bir yaklaşımdır.

şaka gibi - ercint

bir sorunu çözeceğini vaat etmenin milyarlarca farklı yolu olabilir ancak burada ne kadar gerçekçi olup olunmadığı sorulmalıdır. mesela karşınızda koca bir okyanus varken siz bu okyanusu yüzerek geçebileceğinizi düşünürseniz çözüm vaat etmiş olursunuz. peki geçebilir misiniz? hayır. ya da bir sandal kullanarak geçeceğinizi söyleyebilirsiniz. söylemek mümkündür ama geçmek değil... hükümetin kürt sorunundaki yeni yaklaşımı ise okyanusu tankla geçmeye çalışmak gibi... tank sandaldan daha sağlam bir alettir ama karşınızdaki engeli aşmak için elverişli bir enstrüman değildir. hükümetin gerçeklik algısı hakkında çok ciddi şüphelerim var. karşınızdaki sosyolojik vakanın etrafından dolanamazsınız. kemal burkay'ları muhatap alsanız ne olur almasanız ne olur. yani tutup kürt sorununu çözmek için beni muhatap almanızdan farksız bir olaydır bu. ben makul bir insanım, şiddete karşıyım, hükümetin muhataplığı için belki biçilmiş kaftanım ama kimseyi herhangi bir şeye ikna edecek bir gücüm ve ağırlığım yoktur. yani çözüm için elverişli bir enstrüman değilim. isterseniz deneyelim: "buradan dağdaki gençlere sesleniyorum. çıkmaz yoldasınız hadi silahlarınızı bırakıp inin aşağı. devletimizin şefkatli kolları sizi bekliyor...." bakalım bu sağduyulu ve muhatap alınabilir çağrımdan sonra yarın kaç kişi dağdan inecek...

bölgeyi tanımayan bazı saf arkadaşlara!!.. - cesi

bir arkadaş karadeniz bölgesi ile g.doğu bölgesini az bir coğrafya bilgisiyle karşılaştırmış ve her iki bölge insanının koşullarını eşitlemiş!..bende birşeyler ekliyim istedim:karadeniz bölgesinin bitki örtüsü orman,çayır ve iklimi ılıman iklim g.doğu ise bitki örtüsü bozkır,iklimi ise karasal iklim..hangi bölgenin daha verimli olduğu ortadadır bu saydıklarım Allah vergisi koşullardır diyeceğim bişey yok;diğer koşullara gelirsek:g.doğu yıllarca savaş bölgesi olmuştur..bölgede 1978 ile 1987 yıları arası sıkıyönetim uygulanmış ve 1987 ile 2002 yılları arası olağan üstü hal uygulanmıştır bölgedeki insanın anasından emdiği süt burnundan gelmiştir adeta,savaş gerekçesiyle zaten yetersiz olan bölgedeki ormanlar yok edilmiştir,yaklaşık 3000 köy boşaltılmış ve insanlar zaten zor olan şartlarda daha da zorlanmışlardır ve değil fabrika kurmak 1 tek çivi bile çakmanın yetkililerce izne tabi olduğu bir dönemden geçilmiştir,faili meçhuller de cabası...bu durumda iki bölge insanını aynı kefeye koymak aymazlıktan başka bişey değildir..şunuda ekliyim kürt insanı ekmeğini taştan çıkarmasını çok iyi bilir, yeterki kirli eller üzerimizden çekilsin!..

Yöntem fena değil, ama.. - velmas75

Bölgeye yatırımı dillendirenler uzun yıllardır bozuk bant gibi hala aynı kelimeyi tekrar ediyor. Yakılan iş makinaları talan edilen şantiyeler nedense hep gözden kaçırılıyor. Karadeniz bölgesi coğrafi olarak çok daha zor bir bölge olmasına karşın, her şeyi devlet ten bekleme adeti yoktur. Ve bölge halkı ekmeğini dağdan çekip almaktadır. G. Doğu toprakları daha verimli ve daha kolay bir coğrafyaya sahip olduğu halde Bölgedeki aşiretlerce halk üzerinde nufuz gücünü korumak adına halk feda ediliyor. pkk Aşiretleri kontrol altında tutma adına elinden ne geldiyse yaptı. Barzani'de bir aşiret lideri olduğu için kendisine ne kadar güvenebiliriz. kocaman bir soru işareti. Ayrıca Kürt şövenizmini koyu bir şekilde destekleyip canlandırmaya çalışan, Kürt liderlerinin pkk ile fikir birliği içinde oldukları en fazla bilinenen bir konudur.

.. - tunciCAKMAKTAS

Bdp ve Pkk yandaslarıyla masaya oturulabilinse kürt sorunu ortadan kalkmıstı. Fakat bunu ne Bdp nede Pkk istemiyor , bu acık secik ortada. Ne zamanki Kürtler gercekten ne istediklerini acık acık soylerler o zaman bir mesafe katederiz. Ozerklik mi istiorsun ,yoksa Kürdistan mı bunlar acık acık Zana haric kimsenin agzından cıkmadı.Cıkamadı. Devlet menfaati icin herkesle gorusebilir.Ocalan zaten tutuklandıgında bana birsey yapmayın sizin icin calısabilirim diye bir cumle kurdu.Bunlar olayın çercevesini cok acık belli ediyor.Abdullah Ocalan resmen "Kullanıldım" dedi . Daha bu Bdp ve Pkk nın pesinden kosmak nicin ,bence sorunun cevabı ortada.

Kanmayın - tahhaterani

Kusura bakmayın ama tüm yazarlar sizin kafanız bulanmış yada Rte ne zaman sert çıksa hemen onun lehine yazıyorsunuz. Okuduklarımın yarısı hayal ürünü şeyler 1 : Hala bdp millet vekili hapiste iken akp çıkıp biz sivil siyaset ile bu işi çözeriz diyemez . 2 Barzani pkk ye silah bırakacaksınız diye bir açıklamayı asla yapamaz ancak müzakare edin diyebilir 3 kürt halkının meşru taleplerini hiç bir hükümet sormadu akp de sormayacaktır tamamen hayal ürünü olan bir şey vb vb eğer kürt halkının meşru taleplerini bu kadar önemsiyordu da akp 10 yıldır neden sustu ve kürt halkı sokağa çıkıp newroz kutlayacağız dediğinde size yasak ama biz ankarada kutlarız dedi.