scorecardresearch.com

PYD'yi ikna eğilimi yüksek

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun ve Başbakan'ın Başdanışmanı Yalçın Akdoğan'ın "Suriye Özerk Kürt bölgesine kesinlikle göz yumulmayacak" açıklamalarına bakılırsa Ankara, PYD üzerinden atılan adımın farkında ve engel olmakta kararlı.
PYD'yi ikna eğilimi yüksek

PKK’nın silahlı kanadı HPG’nin Suriye’deki ‘kardeş yapılanması’ ve YPG, Resulayn’ı El Nusra’nın ağırlıkta olduğu Suriyeli muhaliflerden alması, birçok açıdan Ankara’yı endişelendirdi. YPG’nin bağlı olduğu PYD’nin Türkiye’nin sınır boyunda bulunan Kuzey Suriye’de Arapların Türkmenlerin de yaşadığı coğrafyada PYD bayraklarının dalgalanacağı homojen bir Kürt bölgesi oluşturup, özerklik ilan etmesi endişesi artarken, PYD’nin bu yönde bir adımının Türkiye’deki çözüm sürecini de olumsuz etkileyecek ciddi olumsuzluklar yaratacağı kaygıları var. Suriye’de bu gelişmeler yaşanırken KCK’nın da çözüm sürecine ilişkin olumsuz sinyaller vermesi, Ankara’da ‘pazarlık girişimleri’ olarak yorumlanıyor.

Ankara’da Suriye’de yaşanan gelişmeler ile bunun Türkiye’ye ve Türkiye’deki çözüm sürecine etkileri şöyle değerlendiriliyor:
1)El Nusra - PYD çatışması bölgesel bir güç savaşıdır. Özgür Suriye Ordusu’nun (ÖSO) Halep’in çevresindeki hattı güçlendirmek için güneye çekildiği bir dönemde YPG’nin harekete geçmesi, fırsatçı bir hareketti. Resulayn’daki El Nusracı grubun kaybetmesi, desteksiz kalmalarından kaynaklandı.
2)YPG, PKK’nın silahlı kanadı HPG ile bağlantılı bir grup. Dolayısıyla Kuzey Irak’tan Suriye’ye önemli sayıda silahlı güç geçti. El Nusra yalnız kalırken YPG, HPG’nin desteği ile çatışmalara girdi ve başarılı oldu.
3)Esad, Resulayn’ı zaten kaybetmişti. Dolayısıyla PYD’ye karşı ikinci bir cephe açmak yerine ÖSO unsurlarına karşı ikinci bir cephe açılmasını tercih etti ve geçici de olsa PYD’nin homojen bir Kürt Kontrol kuşağı oluşturma amacıyla attığı bu adıma el altından destek verdi.
4)PYD’nin Resulayn’daki çıkışı ve gelecek bir iki haftada atacağı adımlar, bölgede daha çok yerleşim yerini kontrol altına alma yönünde olacak. Bu da bizzat Kandil’de yeniden yapılanan KCK’nın uzun vadeli stratjisinin eseri. Ankara’ya PYD’nin bu ay sonuna dek birçok yere bayrak asma girişimlerine hazırlandığına dair istihbaratlar geliyor. Bu da KCK’nın son kongresinde Suriye’yle ilgili kararların paralelinde değerlendiriliyor. İran’la mutabakat içinde olduğu gözlenen KCK, PYD üzerinden yapacağı bu çıkışla, hem Türkiye’ye hem Kuzey Irak Kürt yönetimine karşı koz olarak kullanmak niyetinde.
5)KCK’nın bölgesel planları, Türkiye’de sürmekte olan çözüm süreci ile de ilintili. Nitekim, Suriye’de bu gelişmeler yaşanırken Kandil’den Ankara’ya ‘Çözüm sürecini tıkamayın’ çağrıları geliyor. Bu da PKK’nın Suriye ve PYD kozunu çözüm sürecinde elini güçlendirmek için kullandığının bir göstergesi.


Bundan sonra ne olacak?


Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun ve Başbakan’ın Başdanışmanı Yalçın Akdoğan’ın “Suriye Özerk Kürt bölgesine kesinlikle göz yumulmayacak” açıklamalarına bakılırsa Ankara, PYD üzerinden atılan adımın farkında ve engel olmakta kararlı. Peki, olay başka bir ülkenin sınırları içinde gerçekleşirken Türkiye ne tür bir müdahale yapabilir? Bu konuda iki seçenek var:
Türkiye, uluslararası toplumu karşısına alıp Suriye’nin bir bölümüne girmeyi göze alamayacağına göre, ÖSO’nun YPG’nin ele geçirip bayrak astığı yerleşim yerlerini geri alması beklenebilir. Bu PYD’nin homojen bir Kürt bölgesi oluşturmasını engelleyebilir.
Türkiye’deki çözüm sürecinin geleceği dikkate alınarak Ankara ile PYD arasında perde gerisinden, hatta BDP üzerinden bir diyalog yürütülmesi ve PYD’nin gerilimi artıracak adımlardan vazgeçirilmesi sağlanabilir. Öcalan’ın Kandil üzerindeki etkisi, büyük oranda PYD üzerinde de geçerli. Bu nedenle, bugünlerde Öcalan’ın da Suriye’deki gelişmelere ilişkin çıkış yapması beklenebilir.
İlk seçenek ister istemez çatışma ve gerilim anlamına geliyor ki, son bir haftada zaten Türkiye’yi El Nusra’ya destek vermekle suçlayan PYD’nin, Türkiye’ye açıktan cephe almasıyla sonuçlanabilir. Bu da ister istemez PYD’nin hamisi konumundaki KCK’nın Ankara’ya ilişkin tavrında değişikliklere neden olur ve çözüm sürecini de doğrudan ve olumsuz etkileyebilir. İkinci yol ise hem PYD’den kaynaklanan sorunun çözüm sürecine olumsuz etkisini ortadan kaldırabilir, hem Suriye sorununun daha da karmaşıklaşmasını önleyebilir.
Ankara’da sert tepkilere rağmen, PYD ile diyalog ve ikna eğiliminin azımsanamayacak kadar fazla olduğu da bir gerçek.

http://www.radikal.com.tr/1142608114260813

YORUMLAR
(13 Yorum Yapıldı)
Tüm Yorumları Gör

KENDINE YAPILASINI ISTEMEDIGINI BASKSINA YAPMAMK - DUNYLIMISIN

Yaziyi okuyunca nasil kesin bir dille iliskileri ve suclamalarida gercek gibi gosteren bir dil kullanildigini gormek beni oldukca sasirtti.Yorumlar genelde bilgilierin objektif bir diller sunulmasidir.Burada ise tam bir ototriter bir dille hukumetin olaya bakisi yansitiliyor.Bunu bir kenera birakalim.Halklarin ozgurluk istemleri ve yuzlerce yildir kitle katliamina kurban gitmeleri,Suriyede Kurtlerin nufus cuzdani bile verilmemesi, kimlik niyetine verilen karta "Yabanci" yazmasi ve insanlarin artik yeter demesi bu kadarmi mantik disi?Niye herseye otoriteni gozlugunden bakilmasi gerekli.Almanya'da Turkiye kokenlilere Turkce egitim olanaginin yeterince saglamamasi INSANLIK SUCU oluyorda,Turkiye,Irak,Iran ve Suriye'deki kurtlerin var olma "EVET BIZ KURDUZ" deme hakkis tahrik oluyor.Gezide "Demikrasi" demek demokratca bir adim fakat Kurtler "Bizede Demokrasi" dendigine bolucu oluyor.Bu mantik devam ettikce ne Turkiye bir demokratik ulke olur nede Turkiye ilerler.Dunya ekonomik sartlarini sagladigi ucuz kredi yakinda kesilince "Ekonomi Mucuzesi" denen yalaninda nasil yikildigini gorunce belki o zaman paranin savasa degilde barisa harcanmasi icin halklar ayaklanir.Yoksa Ayni tas ayni tarak.

demokrasi olmadan asla... - sadoge

Suriye’de oluşan bugünkü durumun sorumlusu Türkiye’dir. Sizin camdan kaleleriniz varsa başkalarının camdan kalelerine karışmayacaksınız. Türkiye’nin tek yapması gereken ne çözüm süreci ne İmralı ne kandil ne de Suriye. Türkiye bir an önce tam bağımsız gerçek hilesiz yalansız masonsuz kuşatılmamış demokrasiyi kurmalı. Buna MHP CHP AKP bütün Türkler destek vermeli. Demokrasi kurulduktan sonra tartışılacak konuları demokrasi olmadan konuşmak tartışmak yersiz anlamsız kazanç da sağlamaz çözümde sağlamaz.

iki yüzlülük... - uyusuk

Sıfır sorun sıfır dostluğa dönüşeli çok oldu. ÖSO militanları dünyanın dört tarafından toplanmış silahlı terör guruplarının desteklediği bir yapılanma. Bunlar hükumetimizin kahraman kardeşleri. Tıpkı Irak'ı işgal eden Amerikan askerlerine dediği gibi! PDY ise, Suriye içinde yaşayan Kürt gurupları temsil yeteneği kazanmış bir yapılanma ve kendilerine saldırı gelene kadar, yaşadıkları bölgenin savunması dışında çatışmaya çatışmaya girmedi. Burada taraf olan devletimizin, taraf olma nedenlerini insani açıdan açıklamasının mümkünatı yok. Yapılan ikiyüzlülüktür yapılan yaşam alanlarını savunan tüm halklara ihanet ve hakarettir. Barış konusunda da ne kadar ikiyüzlü olduklarının göstergesidir.

Devletin Kürt Caresizligi - Ari Zerdüst

Diyarbakir Newroz'unda Öcalan'in sundugu cözüm projesi tek yanli gerceklesmedi.Türk devleti isteseyd böyle bir ortamin yaratilmasini engeliyebilirdi.Ama yapmadi.Aksine destek sundu.Öcalanla görüsüldü,PKk ile,KCK ile görüsüldü.Öcalanin sundugu cözüm projesine evet dedi.Tüm bunlar ortada dururken " biz suriyede bir Özerk Kürdistan istemiyoruz" demek kelimenin tam anlamiyla siyasi körlüktür,hatta siyasi ahmakliktir.Kendi kürtlerinle sorunu cözmeye calisacaksin ama yanibasindaki ROJAWA Kürtlerin Özerkligini kabul etmiyecek,hatta savas gerekcesi sayacaksin? Bu ne bicim bir anlayis,ne bicim bir siyaset! Kürtleri bir yüzyil inkar ettiniz,yüzyil sonra bir halk olarak kabul edip Önderi ile görüstügünüz halde bu "istemiyorum, böyle yasiyamasiniz,izin vermem" laflari da neyin nesi? Ayiptir,insana gülerler: Türkiye halki bunu hak etmiyor.Kendi iktidarinizi bir toplumun hata toplumlarin gelecegiyle oyniyamasiniz.Siz oynamak istesenizde Kürt_Türk Halki buna asla izin vermez.Gezi direnisi bunun en somut örnegidir.ABD;AB cözümü istemiyor diye halklarin istemlerini hice sayamasniz!!!

ULUSLARIN KENDI KADERINI TAYIN HAKKI!.. - Kara Ismail

Sunu bir turlu anlayamam:"Suriye'de ozerk bir Kurt bolgesine kesinlikle musaade temeyiz" lafina.. Bir zamanlar da Milli Guvenlik Kurulu'nda; "Kuzey Irak'ta bagimsiz bir kurt devleti kurulmasini savas hali sayariz" degerlendirmesi gibi.. Gerek K.Irak'ta, gerekse de Suriye'de Turkiye'nin hosuna gitmeyen, cikarlarina ters dusen degisiklikler olabilir, bundan Turkiye'nin kaygi duymasi, endise duymasini da anlayabilirim, ama 'buna musade etmeyiz, sunu savas hali sayariz'gibi cikislari ne insani, ne de demokratik bulurum.. Uluslarin kendi kaderini tayin etme gibi bir hakki var.. Bunu Bosna icin,Makedonya ve diger ulkeler icin isteyeceksin.. Sonra da cikip; Suriye de Kurt ozerk bolgesi gibi bir olusuma musade etmeyiz diyeceksin!.. Peki sizin ulusal ve bolgesel cikarlariniz var da, Kuertlerin cikarlari yok mu? Her sey sizin cikarlariniza gore mi yapilacak? Amerika'nin Irak'i isgali, Afganistan girmesi bu 'benim cikarim'mantigindan kaynaklanmiyor mu? Sizin cikariniz halklarin ozgurlugunden, kendi kaderini tayin hakkindan daha mi onemli? Israil'in Filistin'e saldirmasi,Filistin topraklrinin buyuk kismini zorbalikla isgal etmesi nasil ki insni degilse, Turkiye'nin de boyle eylem ve soylemlere kalkismasi dogru ve insani degildir!.. Sonra, modern hukuk,bir bireye bile bosanma/ayrilma hakki verirken; bir ulusun ayrilma veya ozerk bir yonetim olusturma hakki neden olmasin!..

Ne olacaksa - soner06

Bir Türk olarak söylüyorum; adamlar bir devlet olmak istiyoruz, bağımsız olmak istiyoruz diyorsa bırakın olsunlar. Neden karşı çıkılıyor? Diyarbakır'ın, Urfa'nın, Mardin'in yada diğer Kürt yoğunluklu kentlerin bize ne faydası var. 30 yılda 400 milyar dolar harcadık, geleceğimizi Kandil dağına bomba olarak yağdırdık, elimiz ne geçti? Silah tüccarlarını zengin ettik. Çözüm sürecinin arkası da zaten belli. Kürtlerin silahlı güçlerini Irak, Suriye bölgesinde toplamak, Suriye'nin kuzeyinde bir Kürt devleti oluşturmak. Türk hükümeti çözüm süreci adı altında oyuna gelmiştir. İyi de olmuştur. Bizim vermediğimizi adamlar stratejileri ile almıştır. Misakı Milliyi yeniden çizip, her yönüyle güçlü bir Türkiye kurmaktan başka yapacak bir şey yoktur.

El Nusra - vancetti

El Nusara'nın bölgeden kovulması birilerini rahatsız etmiş anlaşılan. Bu örgüt El Kaide'nin yan kuruluşudur. Bunları Amerika Afganistanda'ki Sovyet birliklerine karşı eğitti ve silahlandırdı. Sovyetler çekildikten sonra namlu ABD ye döndü. Pakistan bunları destekledi, zavallı Pakistan'ın durumu ortada. Şimdi Türkiye destekliyor. Yarın Türkiye'nin başına bela olduklarında sorumlusu El Nusra'mı olacak. Reyhanlı'yı kim havaya uçurdu. Hala ders almadınızmı?. Patron ABD silahlar El Nusra'nın eline geçiyor diye sözde ÖSO ya silah vermiyor. Kürt denince neden tansiyonunuz çıkıyor?. Bu insanlar itilip kakılmış, bölgenin kadim halkıdır. Kardeş halklar olduğunuzu bu tavrınızla mı kanıtlayacaksınız. Kürtten size zarar gelmez. Siz o insan kalbi, ciğeri yiyerek beslenen canavarlara dikkat edin. Suriye bölünüyor, Kuzey'de bir sürü dinci emirlikler kuruldu. Elbette Kürtler'de nüfuslarının yoğun oldukları bölgelerde denetim sağlayacaklardır. Bundan doğal ne olabilir?. Yok, EL Nusra,El Kaide denetiminde bir Suriye hayali kuruyorsanız, boş hayaller bunlar. Sizden önce ABD Suriye'ye girer ve yeni Suriye haritasını da yönetimini de belirler. Irak'ta olduğu gibi.