Erdoğan'ın seçimi

Başbakan'ın seçim zaferi konuşması ümit verici. Ya seçim öncesi konuşmalar? % 50'nin bedeli ne?

Toplumun yeni dönemde Meclis’ten ve hükümetten en önemli beklentisi, kuşkusuz, yeni bir anayasa. Kürt sorunu, bir yandan çözümsüzlüğünün süregeliyor olması, diğer yandan da Kürt siyasi hareketinin anayasal taleplerinin çıtasını son dönemde bir hayli yükseltmiş olması nedeniyle, hem en temel toplumsal meselemiz olmaya devam edecek hem de yeni anayasa yapım sürecinin kilit noktalarından birini oluşturacak. Önümüzdeki süreçte kritik olan, AK Parti’nin benimseyeceği tutum.
Başbakan’ın seçim sonrasında yaptığı konuşma, birçok insanın önümüzdeki süreçte Kürt meselesinin çözümüne dair ümitlenmesine vesile oldu. Siyasetçilerin seçim zaferleri sonrasında yaptığı konuşmalar birbirleriyle aynı derecede etkileyici olmasa da, liderler, o an geldiğinde, bir yandan her zamankinden daha kapsayıcı ve kucaklayıcı konuşmaya, diğer yandan da topluma geleceğe dair umut vermeye özen gösterirler. Bu anlamda, her seçim zaferi konuşması, söz konusu siyasi liderin geçmişteki ve gelecekteki konuşmalarının çoğundan daha güzel, coşkulu ve etkilidir, en azından öyle olması beklenir.
Öte yandan, zafer hitapları, liderlerin geride bıraktıkları seçim kampanyası sırasında yapmış oldukları konuşmalar ile iktidardayken yapacakları nice diğer konuşma ve daha önemlisi icraatlar arasında bir yerde durur. Dolayısıyla, ileride dönüp bakıldığında, seçim sonrası konuşmalar bir bütün içerisinde, o liderin seçim öncesi vaatleri ile seçim sonrasındaki icraatları çerçevesinde değerlendirilir. Sözgelimi, ABD Başkanı Barack Obama’nın kendisini iktidara getiren seçimden sonra yaptığı konuşma, tek başına değerlendirildiğinde, tarihe geçecek denli etkileyici, anlamlı ve etkiliydi. Öte yandan, Obama’ya oy vermiş olan birçok demokrat ve liberal seçmen, liderin seçim öncesindeki özgürlükçü ve barışçı vaatleriyle iktidardaki siyaseten muhafazakâr ve militarist performansı arasındaki uçurum nedeniyle büyük bir hayal kırıklığı yaşıyor. Bugün bu seçmenler açısından, Obama’nın seçim gecesi yaptığı konuşmanın çok fazla hükmü olmasa gerek...
Başbakan Erdoğan’ın geçen haftaki zafer konuşması sonrasında iktidardaki üçüncü döneminde neler yapacağını henüz bilmiyoruz. Ancak geçmiş iki dönemde yaptığı icraatlar ile bu seçim kampanyası sırasında yapmış olduğu konuşmalar bir veri olarak önümüzde duruyor. Ne yazık ki bu tablo, bütünü itibariyle pek de umut verici değil. Önümüzde yeni seçilmiş ya da özgürlükçü, adil, eşitlikçi ve demokratik değerlere dayanan bir seçim kampanyası yürütmüş bir lider yok zira. Erdoğan’ın iktidarının ilk iki döneminde yaptığı çok önemli reformlar ile açılımların, peşleri sıra gelen yasal düzenlemeler ve uygulamalarla büyük ölçüde içleri boşaltıldı. Daha da endişe verici olan, Başbakan’ın milliyetçi seçmenin gönlünü ve oyunu kazanma beklentisiyle mitinglerde Kürt sorununa ilişkin benimsediği milliyetçi, devletçi ve dışlayıcı söylem.
Başbakan’ın seçim kampanyası sırasındaki milliyetçi söylemi ile seçim sonrasında yaptığı özgürlükçü konuşma arasındaki uçurum, Erdoğan’ın Kürt sorununa ilişkin bundan sonraki söylem, tutum ve politikalarının hangi yönde ilerleyeceği sorusunu akla getiriyor. Zira seçmenlerin yarısının Kürt meselesine ilişkin hangi saik ve beklentilerle AK Parti’ye oy verdiğini tahlil etmek şu aşamada çok zor. Bir kısım seçmen, Erdoğan’ın seçim kampanyasındaki söyleminin yeni anayasayı yapmaya yetecek kadar oy kazanmaya dönük bir taktik olduğunu, Başbakan’ın milliyetçi söylemlerinin gelip geçici olduğunu düşünüyor olabilir. Öte yandan, AK Parti’ye tam da Kürt meselesine ilişkin bu milliyetçi söylem nedeniyle oy vermiş olanlar da vardır muhakkak. O halde Başbakan, yüzde 50’nin içerisindeki hangi seçmen grubunun beklentileri doğrultusunda hareket edecek? Zira içinde güçlenmiş bir BDP grubunu, gücü azalmış olsa da ayakta duran bir MHP’yi ve Kürt meselesine ilişkin tutumu konusunda AK Parti’ye benzer ikircikli bir halde olan CHP’yi barındıran bir Meclis’te, söz konusu Kürt meselesi olduğunda, AK Parti’nin ‘Türkiye partisi’ olmaya devam etmesi hayli zorlaşacak. Erdoğan’ın artık bir seçim yapması gerekecek...
Başbakan’ın seçim zaferi konuşması ümit verici demiştik. Ya seçim öncesi konuşmalar? % 50’nin bedeli ne?

.