Şeker kırarken işinizden olmayın!...

Sosyal medya ve akıllı cihaz oyunları artık birçok yöneticinin korkulu rüyası. Aynı zamanda da personeli işten çıkarma nedeni...  

Çok değil, günümüzden yaklaşık 10 yıl önce bir yönetici personelinin verimli çalışıp çalışmadığını tespit etmek için işyerini gezerken en fazla dikkat ettiği nokta, işin bırakılıp aralarında sohbet edip etmedikleriydi. Şayet böyle bir manzara ile karşılaşırlarsa “Çeneleriniz değil elleriniz çalışsın!...” diye ikazlarda bulunulurdu.

Ancak bu kısa zaman içinde teknoloji ve buna bağlı olarak sosyal ilişkiler de radikal bir şekilde değişti. Nasıl ki insanlar artık daha az sohbet eder oldularsa bu durum işyerindeki işten kaytarma durumlarına da yansıdı.

OYUNLAR VE SOSYAL MEDYA KORKULU RÜYA

Artık çalışanlar işyerindeyken bilgisayarları veya akıllı telefonlarıyla oyun veya sosyal medyada o kadar çok zaman geçiriyorlar ki bu durum yöneticilerin korkulu rüyası haline gelmiş bulunmakta.

Özellikle mesai saatlerinin uzunluğu ile çalışmadaki verimlilik arasında ters bir orantı var. Nitekim OECD ve Dünya Bankası verilerine göre; Türkiye haftalık mesaisi 50 saatten fazla olan çalışanların oranında OECD ülkeleri arasında birinci sırada iken kişi başı üretkenlikte ne yazık ki sondan ikinci sırada.

Yani işin özü çalışma saati arttıkça yöneticilerin de işi zorlaşıyor ve kaytarma artıyor ve üretkenlik azalıyor.

İŞİNİZDEN OLABİLİRSİNİZ

Günümüzde Twitter, Facebook gibi sosyal medya araçları birçok kişi ve dolayısıyla çalışanlar tarafından kullanılmakta. Ayrıca birçok popüler oyun kişilerin zamanını harcamasına neden olmakta.

Örneğin Candy Crush isimli şeker kırma oyununu günde yaklaşık 100 milyon kişi oynuyor. Öyle ki oyunun piyasa değeri 2014’de 8 milyar TL’yi aşmış bulunmakta.

Ancak çalışanların dikkat etmesi gereken bir nokta var; sosyal medyadayken veya oyunda şeker kırarken işinizden olabilirsiniz.

Kırıkkale Üniversitesi’nden Doç. Dr. Levent Eraslan’ın kaleme aldığı ve geçtiğimiz ay yayınlanan “Sosyal Medya-Toplum-Araştırma” isimli kitapta bu konuda çok güzel tespitler bulunmakta. Eraslan’a göre çalışanlar çoğu zaman işleri ile ilgili çalışmak yerine sosyal medya ve oyunlarla eğlenceli faaliyetlerde bulunmaktalar. Nitekim bazı yöneticiler bunun önüne geçmek için mesai saatleri içinde sosyal medyaya ve oyunlara erişimi yasaklama veya filtreleme yoluna gidebilmekte. Ancak akıllı telefon teknolojisi bu çabaları boşa çıkarmakta. Örneğin ABD’de sosyal medya kullanımı nedeniyle işten çıkarılanların oranı %8 civarında. Eraslan kitabında bunun gibi birçok önemli konuya değinmiş. Okumanızı tavsiye ederim.

Ülkemiz mevzuatı da sosyal medya kullanımı ve oyunlar nedeniyle işçinin işine tazminat ödenmeksizin son verilmesine imkan vermekte.

Örneğin sosyal medya üzerinden patronunuzla veya ailesiyle ilgili küçük düşürücü, asılsız paylaşımlarda bulunursanız kıdem tazminatı almadan işten çıkartılabilirsiniz.

Ayrıca işyerinde oyun oynayarak veya sosyal medyada fazla zaman geçirerek işin aksatılması da tazminat almaksızın işe son verilmesine neden olabilir.

Nitekim Yargıtay bir kararında ‘Mesai saatleri içerisinde internette oyun oynamak ve çeşitli sitelerde gezmek işverenin güvenini kötüye kullanmaktır” demekte. Bu da işverene kıdem tazminatı ödemeden işçiyi işten çıkarabilme hakkını vermekte. Tabi burada işin aksatılıyor olması önemli bir koşul.

Radikal’e ve Okurlarına Teşekkür

Bugünkü yazımla Radikal’e veda ediyorum. Ancak Radikal’in sıkı bir takipçisi olmaya devam edeceğim. Siz sevgili okurlarıma da yazılarıma gösterdiğiniz ilgi ve her hafta gönderdiğiniz yüzlerce e-posta için teşekkür ederim. Sizlerle bundan sonra yazılarımı başka bir mecrada paylaşmaya devam edeceğim. Radikal’de yazdığım süre zarfında ilgi ve çalışkanlıklarıyla alkışı hak eden başta Bahadır Özgür olmak üzere tüm Radikal çalışanlarına ve yönetimine teşekkür ve sevgilerimi sunuyorum. Görüşmek üzere…

Twitter: @mhmtblt79