Amatör ayrı, altyapı ayrı

Amatör futbol, adı üzerince amatörce, maddi kazanç beklentisi olmadan oynanan futboldur. Futbol Federasyonumuzun anlaması gereken şeyse amatör futbolun artık profesyonelin altyapısı olmadığıdır.

Amatör futbol, adı üzerince amatörce, maddi kazanç beklentisi olmadan oynanan futboldur. Futbol Federasyonumuzun anlaması gereken şeyse amatör futbolun artık profesyonelin altyapısı olmadığıdır. Tamam, eskiden amatörden profesyonele geçiş çok oluyordu lakin artık yetenekli futbolcular 9-10 yaşında keşfedilip profesyonel altyapılarda yetiştirilmeye başlanıyor. Misal Arda Turan’ın Altıntepsi, Sabri Sarıoğlu’nun Çağlayan Akarsu’da oynadığını çoğu kişi bilmez zira bu iki isim de çok genç yaşta Galatasaray altyapısına transfer edildiler. Artık profesyonel takımların izleme komiteleri o kadar gelişti ki amatör takımlarda kendini gösteren futbolcular lig maçlarında veya Türkiye şampiyonalarında hemen keşfedilip transfer ediliyor.

Böyle bir durum söz konusuyken Futbol Federasyonu’nun ‘Gençlerin önünü açacağız’ diyerekten A takım seviyesindeki amatör futbolda ve 3. Lig’de yaş kısıtlaması getirmesi saçma oluyor. Artık herkes tarafından kabul edilen bir gerçek var ki bir futbolcu 17-18 yaşında halen amatör ligde oynuyorsa ondan fazla bir şey beklememek gerekiyor. Bugün Süper Lig’de oynayan futbolcuların hemen hemen hepsi 13-14 yaşlarına geldiğinde profesyonel bir kulübün altyapısına kapağı atan isimler.

Eskiden A Genç, B Genç, yıldız ve minik takımlar vardı; şimdiyse altyapı ligleri gırla: U11, U13, U14, U15, U16, U17, U18, U19... Genç amatörlerin kendilerini göstereceği bu kadar yer varken üstüne bir de A takım seviyesine Türk futbolunun yüzkarası olan 27+4 kuralını getirmek niye? Amatör futbolu yakından takip edenler zaten Süper Amatör ve 1. Amatör seviyesinde birçok takımın kendi istekleriyle hep altyapı ağırlıklı çıktığını bilir. Kulüplerin pek çoğu +4 kontenjanının tamamını kullanmıyor bile. Bırakın da isteyen 11 tane 27 üstü futbolcuyla çıksın. Şu gerçeği kabul etmek lazım: Atıyorum İstanbul Süper Amatör Lig'de şampiyonluk mücadelesi veren Eskimahallespor'un illaki profesyonel liglere oyuncu yetiştirmek gibi bir amacı olmayabilir. Kulüp, mahallesi ve çevresinde oturanların spor yapmaları, onların bir ligde mücadele heyecanını yaşaması için faaliyet gösteriyor olabilir. Yahut zengin bir iş adamının profesyonel takım sahibi olmak için yatırım aracı da olabilir. Bu gayet normal. Ha, kulüp futbolcularından çok yetenekli biri çıkar, gider profesyonel olur, ne ala... Ama kulüplere "Siz profesyonelin altyapısısınız, onun için ben bunu bunu istiyorum" diyerek kurallar dayatmak, bence, yanlış.

Mesela benzer yanlış Türkiye Güreş Federasyonu'nda da var. "Yağlı güreş, minder güreşinin alt yapısıdır" deniyor. Yok öyle bir şey. Eskidenmiş o. Köyünde yağlı veya karakucak yapmış gençler asker ocağında minder güreşi öğrenir, buradan yürür gidermiş. Artık imkanlar gelişti, minderi öğrenen erkenden öğreniyor zaten. Zaten artık yağlıdan mindere değil, minderden yağlıya geçiş var.   

Bununla bağlantılı olarak futbolda da artık amatörden profesyonele değil, profesyonelden amatöre kayma yaşanıyor. Neden mi? Alttan bu kadar oyuncu çıkarılmaya çalışırken üstte yeterli sayıda profesyonel kulüp (ve ‘yaşlı kontenjanı’) yok da ondan. Yukarıda tutunamayan amatöre dönüp para karşılığı futbol oynuyor. Bunu gören takımdaki amatörler, kendi meslekleri olsa da, kulüpten para istiyor. Gencecik çocukların da görüşmelerde ilk söylediği “Ne kadar alacağım” oluyor. Kalite ve heyecan düşüyor, tribünlerde insan sayısı azalıyor, kulüpler liglerden çekiliyor, yetişen iyi futbolcu sayısı azalıyor… Alın size altyapı.