Dakika 1, gol 1

Bank Asya 1. Lig ve TFF 2. Lig maçları geçtiğimiz hafta sonu başladı. 2. Lig?in hali gerçekten içler acısı. ?Dakika 1, gol 1?, sorunlar ilk haftadan patlak verdi.

Bank Asya 1. Lig ve TFF 2. Lig maçları geçtiğimiz hafta sonu başladı. 2. Lig’in hali gerçekten içler acısı. ‘Dakika 1, gol 1’, sorunlar ilk haftadan patlak verdi.
2. Lig 1. Grup’ta iki Kocaeli ekibinin karşı karşıya getiren maçta Körfez Belediyespor Gebzespor’u 4-0 yenerken konuk takım sahaya ancak 9 kişi çıkabildi! Son yıllarda büyük paralar harcayan ve 2006-2007 sezonunun sonunda tarihinde ilk kez 2. Lig’e çıkan Gebzespor, Futbol Federasyonu’na olan borçları nedeniyle yeni transferlerine lisans çıkartamadı. Hal böyle olunca yeni transferler maç tribünden izledi.
4. Grup’ta da Erzurumspor, sahasında oynayacağı Akçaabat Sebatspor maçına çıkamadı çünkü federasyona 320 bin YTL’lik lisans borçlarını yatıramamışlardı. Ev sahibi ekip 20.00’de başlayacak maçın 21.00’e alınmasını istedi çünkü o zamana kadar parayı federasyona yatırabileceklerdi ancak Sebatspor (haklı olarak) böyle bir şeyi kabul etmedi.
Olaylardan sonra Erzurumspor Basın Sözcüsü Ertuğrul Keskin’den ilginç bir açıklama geldi. Keskin’in anlattığına göre Kulüp Başkanı Cevdet Tamaç, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a özel kaleminden ulaşmış, Erdoğan da aynı zamanda Sağlık Bakanı olan Erzurum Milletvekili Recep Akdağ’a ‘konunun halledilmesi için’ gerekli talimatları vermiş.
Bu noktada insan merak ediyor, koskoca Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakan ve Sağlık Bakanı’nın 2. Lig ekiplerinden birinin lisans bedeliyle uğraşmak gibi bir zorunluluğu neden olsun? O sorun nasıl halledildi peki? Devlet kasasından mı ödendi, federasyona ‘Ya idare ediverin’ mi denildi, yoksa ‘eş-dost’a ‘rica’ edildi de mi o para bulundu?
Peki başbakana özel kalemi aracılığıyla ulaşamayan başkanı olmayan kulüpler ne yapsın? Bakan milletvekili olmayan, kendileriyle ilgilenecek bir Allah’ın kulunu bulamayan ilçe takımlarının lisanslarını kim ödeyecek? Onlar güç bela lisans parasını bulup yatırırken nasıl bir rahatlıkla başkaları başbakanın kapısını çalabiliyor?
Ekonomik sorunlar Avrupa kulüplerinde de var ancak artık orada sistem kimsenin gözünün yaşına bakmıyor. Kriterlere uymayan takımlar hemen amatöre gönderiliyor. Bizde çoğu kulüp berbat ekonomik durumlarına karşın gündelik çözümlerle sorunlarına yama yapıyor. Ekonomik kriterler nedeniyle lige alınmaması gereken birçok ekip, oradan-buradan son anda bulduklarıyla liglere katılıyor, sonra ortaya böyle garip tablolar çıkıyor.