Doping çıktı meydane...

Doping kâbusu sürüyor. Son dalga, ata sporu yağlı güreşi vurdu: Başpehlivan Ali Gürbüz'ün numuneleri pozitif çıktı. Bu yıl Kırkpınar'daki ilk beş boyun şampiyonlarının hepsinin sakıncalı madde kullandığı kesinleşti.
Doping çıktı  meydane...

Er meydanlarında korkulan oldu: Ata sporundaki doping zincirinin son halkası son üç yılın Kırkpınar başpehlivanı Ali Gürbüz...
Küçük orta küçük boy, küçük orta büyük boy, büyük orta ve başaltı birincilerinin ardından başpehlivan Ali Gürbüz’ün, Temmuz ayında Edirne’de gerçekleşen 652. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri sonrası yapılan doping kontrollerinde iki yasaklı maddeye rastlandığı resmen açıklandı. Güreş Federasyonu dün bu durumu genç başpehlivana bildirip savunmasını istedi. Disiplin kuruluna sevk edilecek olan Gürbüz’ün suçlu olduğu kesinleşirse bu yılki birinciliği iptal olacak. Böyle bir şey olursa, Antalyalı sporcu ebediyen sahibi olduğu altın kemeri ve aldığı ödülleri de geri vermek durumunda kalacak. Buna rağmen, Ali Gürbüz’ün 2011 ve 2012’deki dereceleri geçerliliğini koruyacak. 

Ali Gürbüz ise bilinçli bir doping kullanımı iddialarını kesin bir dille reddediyor. Genç sporcu sezon başında sakatlık geçirmiş ve ameliyat olmuştu. Gürbüz cephesi, numunelerde rastlanan maddelerin tedavi sırasında sporcunun isteği dışında verildiğini öne sürüyor. 

Aynı kulüp: Belek Belediye
Gürbüz vakasıyla birlikte bu yıl doping testlerinden geçemeyen başpehlivan sayısı dokuza çıktı. Daha önce Serhat Gökmen, Gökhan Arıcı,Murat Aydoğdu, Sermest Bulut, Bekir Seçim, Ahmet Selbest, Ali Altun ve Süleyman Aykırı’da performans artırıcı maddelere rastlanmıştı. Bu isimlerden Gökmen, Bulut ve Selbest’in Ali Gürbüz’le aynı kulübün (Belek Belediyespor) sporcusu olması ise dikkat çekici bir nokta.

Doping de bir gelenek...
Ali Gürbüz’le birlikte doping testine giren ikinci İsmail Balaban ile üçüncüler Recep Kara ve Orhan Okulu’nun testleriyse negatif çıktı. Bu demek oluyor ki, Gürbüz’ün cezası kesinleşirse İsmail Balaban 2013 yılı Kırkpınar başpehlivanı ilan edilecek. Balaban böylece baş kategorisine çıktığı sene birinci olacak. 

Başpehlivanın dopingi çıkması Kırkpınar’da ilk kez yaşanan bir olay değil. 2002 yılında tüm güreş camiasını şaşırtarak başpehlivanlığı kazanan Savaş Yıldırım dopingli çıkmış, unvanıysa finalde yendiği Antalyalı Hasan Tuna’ya verilmişti. 1999 yılında da başpehlivanlığı elde eden Ahmet Taşçı ve finalist (aynı zamanda Taşçı’nın çırağı) Mehmet Yılmaz’da ‘marihuana’ya rastlanmıştı. Taşçı uzun süren mahkeme sonunda haklı çıkmış , dopingli numunelerdeki DNA ile Taşçı’nın DNA’sında farklılık belirlenmişti. 1999 yılı, 2013’e gelene kadar Kırkpınar’da en çok doping vakasına rastlanan yıl olarak da kayıtlara geçti. O yıl Ekrem Yavuz, Murat Gençtürk, Şaban Yılmaz ve Hüseyin İyican da doping nedeniyle disiplin kuruluna sevk edilmişti. Bu isimler itirazları sonrası mücadelelerine devam ettiler ve şu anda hepsi başpehlivanlık kategorisinde...
2005 yılında başpehlivanlık kategorisi sporcularından Ahmet Yavuz, 2007 senesindeyse başaltı birincisi Hüseyin Demir’de yasaklı maddeye rastlanmıştı. Demir 2008 yılı güreşlerine katılamamış, 2009’da başaltı ikincisi olarak başpehlivanlık kategorisine yükselmişti. 

Ödül yönetmeliği ‘belası’

Hamza Yerlikaya yönetimindeki Güreş Federasyonu’nun dopingli mücadelede kararlı duruşu bu yılki doping vakalarının ortaya çıkmasında en büyük etken... Güreş camiasında performans artırıcı maddelerin kullanıldığı bilinse de fazla dillendirilmiyordu. Önceki yıllarda da testler yapılıyordu ancak bünyılki kadar sıkı denetim yoktu... Doping kullanımının alt boylara kadar inmesi üzerine federasyon bu yıl düğmeye bastı ve gerek ani baskınlar gerekse Kırkpınar’daki sıkı denetimler sonrası performans artırıcı madde kullanan sporcular belirlendi ve disiplin kuruluna sevk edildi. Dopingli çıkan sporcuların en az iki yıl ceza alması bekleniyor. 

Yağlı güreşte doping vakalarının artmasının en temel nedeni son yıllarda artan rekabet ortamı ve sporcuların artan gelirlerden pay alma çabası. Bir Pehlivan’ın hayatını idame ettirip ailesini geçindirmek için baş altı veya baş kategorilerinde mücadele etmesi gerekiyor. Alt boylardaki pek çok sporcunun ne sosyal güvencesi ne de düzenli geliri var. Bu da sporcuları doping yapmaya itiyor. Başpehlivanlık kategorisinde gelir yüksek olmasına karşın orada da rekabet çok fazla... 80’li yıllarda Kırkpınar’da baş kategorisinde 15-16 sporcu varken bu rakam şimdi 70’lere dayandı. Bu da ilaç kullanımını tetikleyen bir durum. 

Peki buraya kadar mı? Kırk-pınar’da bu yıl dereceye girmeyen isimlerden de numune alındığı biliniyor. Bu isimlerin sonuçları daha açıklanmadı. Ancak tüm güreş camiasının temennisi artık daha fazla vukuat olmaması ve Ata sporunun daha önce olduğu gibi güzelliklere anılması...