Suç her zaman federasyonda mı?

Çok güzel bir söz vardır, ‘iğneyi kendine çuvaldızı başkasına batır’ diye. Şu sayfalarla sık sık Türkiye Futbol Federasyonu’nu (elbette yapıcı şekilde) eleştiriyoruz. Allah için, federasyonun eleştirilecek epey bir yanı da var hani, özellikle amatör futbol düzeyindeki programsızlıkları insanı öldürüyor. Misal ekimin ikinci haftasında Bölgesel Amatör Lig (BAL) başlayacak statü daha geçen hafta belli oldu, gruplar geçen hafta belirlendi, İstanbul kuralarını daha çarşamba çekti. BAL’a yükselme maçları hangi tarihlerde oynanacak falan hiç sormayın, elbette daha belli değil.
Kulüplerimiz de her fırsatta federasyonu eleştirmeyi çok sever. Özellikle il temsilcilikleri eleştirilerin
1 numaralı hedefidir. Ancak federasyonu eleştirmek işin kolayı. Federasyonun aksaklıklarında kulüplerin hiç mi suçu yok? Var elbette zira adı üzerinde bir ‘federasyon’ ve kulüplerin birleşmesinden oluşan bir kurum. Kulüplerimiz biraz da kendilerine bakmalı, “Biz üzerimize düşeni yeterince yapıyor muyuz?” demeli. Bunu yaparken de fakir edebiyatı yapıp imkansızlıklardan dem vurmak yersiz zira yapılacak çok basit şeylerin bile yapılmadığını görüyoruz.
Hatırlarsınız geçen ay İstanbul Futbol İl Başkanvekili Sayın Adem Mat’la bir söyleşimiz olmuştu. Sayın Mat’la görüşmeye gittiğimiz günden bir önceki gün, İstanbul’da liglere katılım belgelerinin verilmesinin son günüydü. Gerek TFF İstanbul’un sitesinde, gerekse YerelFutbol.Com’da belgelerin son verilme tarihi uzun süre önce duyurulmuştu. Ancak biz söyleşi yaparken halen kulüpler belgelerini vermeye devam ediyordu. Üstelik gelen ‘çaylak’ kulüpler de değil, yıllardır bu liglerde mücadele eden, köklü ekipler. Tek yapmaları gereken basit bir forma bu sezon hangi kategorilerde mücadele edeceklerini belirtip imza atmak. Ama bu bile geç yapılıyor! Neyse ki o çok eleştirilen TFF İl Başkanlığı anlayış gösterip geç başvuranları da aldı.
Geçen hafta İstanbul’da Süper Amatör Lig ve 1. Amatör Lig rötarlı olarak başladı. Maçları takip eden birçok arkadaşımız yedek kulübelerinin eksik olduğunu gördü. Birçok ekip ya futbolcusuna, ya teknik direktörüne lisans çıkaramamıştı. Konuştuğum bazı hocalarımız “Yeni transferlerimi oynatamadık, bu yüzden yenildik” dedi. Evet birçok lisans yetişmedi ancak her sezon olduğu gibi kulüplerimiz lisans başvurularını yine son anda yaptı. Eh federasyondakiler de insan, bir yere kadar...
İstanbul’daki genç antrenörlerden Tansu Açabey bir e-mail’de geçen cuma günkü TFF İstanbul İl Başkanlığı’ndaki görüntüyü şöyle özetliyor: “Cuma akşamı saat sabaha karşı 03.45... TFF İl Başkanı Yemen Ekşioğlu ekibinin başında, yığılma olan transfer ve vize evrakları yapılıyor. İl Başkanvekili Adem Mat ise çıkan lisansları PVC yaparak lisansların daha çabuk çıkmasına katkı sağlıyor. Sabah saat 08.30’a kadar çalışmalar devam ediyor...”
Türkiye Futbol Federasyonu çalışanlarının fedakarlıklarını da görmemek olmaz. Yemen Ekşioğlu, Adem Mat ve diğer il temsilcileri, çalışanlar işi-gücü, kendi şirketleri olan insanlar. Gece 03.45’te lisans işlemlerinin başında olmak gibi bir zorunlulukları yok. “Saat 17.30, mesai biter, hadi eyvallah” deseler bir Allah’ın kulu onlara bir şey diyemez. Eleştiri iyidir, eleştirmek de gerek bazen ancak hak da yememek gerek.