Tayfunspor ve diğerleri

Amatör kümeleri takip edenler, küme düşmesi kesinleşen bazı kulüplerin sezonun bitimine kısa bir süre kala ligden çekilmelerine şahit olmuştur. Geçtiğimiz hafta İstanbul Süper Amatör Küme'den de böyle bir haber ulaştı elimize.

Amatör kümeleri takip edenler, küme düşmesi kesinleşen bazı kulüplerin sezonun bitimine kısa bir süre kala ligden çekilmelerine şahit olmuştur. Geçtiğimiz hafta İstanbul Süper Amatör Küme'den de böyle bir haber ulaştı elimize. Çekilen, İstanbul'un en köklü kulüplerinden Tophane Tayfunspor'du.
1952'de semtteki kilisenin takımı olarak kurulan, daha sonra mahalleyle bütünleşen Tayfunspor, özellikle 60'lı yıllara damgasını vurmuştu. Zamanın en popüler kulüplerinden olan Tayfunspor'un tarihinde birçok ünlü isim yer alıyor. Örneğin bir dönem başkanı 'Arap Nasri' lakaplı kabadayı Nasri Övücü, asbaşkanı da sinema sanatçısı İzzet Günay'dı. 1973'te de takımı
Selim Soydan'ın çalıştırdığını görüyoruz. Örneğin dört yıl önce
de Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan kulübü ziyaret etmişti.
Ancak futbolun değişen doğası, diğer semt takımlarını olduğu gibi, 'nargile cafe'leri ve kabadayılarıyla ünlü Tophane'nin Tayfunspor'unu da etkiledi. Lacivert-Beyazlılar geçen sezon, hiçbir mücadele gücü olmayan Rumelikavağı ve THY'nin üstünde süper kümede kalmıştı, lakin bu sezon dişli takımların yer aldığı gruplarında dipten bir türlü kurtulamadı. Alınan başarısız sonuçlar, polis-taraftar çatışması nedeniyle tatil edilen (ve hükmen kaybedilen) Bayrampaşa maçı, sakatlıklar, cezalar, Lacivert-Beyazlıların belini büktü.
Kulüp yetkilileri, zaten iddiaları kalmadığını, sakat ve cezalıların fazlalığı nedeniyle, maçlara 9-10 kişi çıkmaktansa çekilmeyi uygun gördüklerini belirttiler.
Örnekler Tayfunspor'la da bitmiyor... 1950'de Eminönü'nde kurulan Sakarya İMÇ de İstanbul Süper Amatör'de sezon ortasında ligden çekildi. 1947 tarihli Mecidiyeköyspor'un (ki üç sezon önce 3. Lig'deydiler) düşmesi kesinleşti, kulüp kapanmanın eşiğinde buna karşın onur mücadelesini sürdürüyor. Bir dönemin Yeşildirek'i, Yedikule'si, Şehzadebaşı'sı alt liglerde yaşam mücadelesi veriyor.
Mevcut sistemde başarılı olan semt kulüpleriyse zor şartlarda mücadele ediyor. İstanbul Süper Amatör'de grubunda şampiyonluk mücadelesi veren Galataspor'u ele alalım... Taraftar Ahmet Ars-lan'ın verdiği bilgiye göre, kulüp aslen Beyoğlu'nun, lakin kulüp binası Zeytinburnu Demirciler Sitesi'nde, antrenmanlar Hasköy'de, maçlar Yıldıztabya'da. Bu üç
yerden Galata Kulesi'ni bile görmek imkânsız!
Artık amatör liglerde tarihi semt takımları genelde kendi
kabuklarına çekilirken, sanayi bölgelerinde yer alan, kuruluşlardan ve yerel yönetimlerden destek gören belde kulüpleri büyük atılım yaptı. Tam tersine, 70'li, 80'li yıllarda semt takımları daha başarılı ve daha gözdeydi. Bir süre Yeşilova Esnafspor'da oynayan eniştem (aynı kadroda spor yazarı Turgay Demir de yer alıyordu), "Süper takımımız vardı ancak İstanbul'un dış mahallelerinde olduğumuzdan kimse bizi görmezdi. Eğer suriçi takımı olsak o kadrodan 3-4 tane profesyonel oyuncu çıkardı" diye serzenişte bulunmuştu.
İstanbul'la sınırlı kalmayalım. Örneğin İzmir'de Ödemiş ve Bergama, Ankara'da Kazan ve Sincan gibi ilçe ve banliyö takımları son yıllara damgalarını vurdu, semt takımları kendi yağlarında kavruluyorlar.
Bu gidişle daha birçok tarihi takımın liglerden çekilme, hatta kapanma haberlerini okuyacakmışız gibi görünüyor.