'Ver transfer parasını, oyna takımda'

Geçtiğimiz haftalarda gece saat 01.00’e doğru telefonum acı acı çaldı. Tamam, acı acı çalmadı, telefon melodim Regina’dan ‘Bistra Voda’ çok sakin, güzel bir Boşnak şarkısıdır ancak gecenin bir vakti kulağa fazla hoş gelmiyor. “Hayırdır” diyip kendi kendime endişeyle açtım telefonu. Arayan önceden de tanıdığım genç bir futbolcuydu. Heyecanla, “Abi Falancaspor’a transfer oldum, haberimi yapar mısın siteye?” diye sordu.
Amatörün bile para olduğu şu günlerde böyle amatör heyecanlar çok güzel... Genç futbolcu her zaman hayalini kurduğu, semtinin büyük ve köklü kulübüne transfer olmuş ve bunun heyecanıyla gecenin bir vakti telefona sarılmakta... Türkiye’de futbola meraklı ve oynamaya hevesli çok fazla genç var. YerelFutbol.Com’da iletişim kutusuna genelde şu tarz mesajlar alıyoruz: “Ben şu yaşta, şu mevkiide, şu ayaklı bir futbolcuyum. Kendime güveniyorum, beni dener misiniz?” Demek ki Türkiye’de futbol oynamak isteyen, hevesli genç sayısı çok fazla ancak bu potansiyel işlenemiyor. Gerçi genç arkadaşlarımızın haber sitesinin kulüp sitesi olmadığını anlamaması ve iletişim kutusunun üstünde büyük puntolarla “Biz kulüp sitesi değiliz, transfer ve denenme isteklerinizi bize yazmayın” dememize rağmen ısrarla yazmaları Türk futbolcusunun temel sorunlarından birine işaret etmekte ya, neyse...
Sadece İstanbul’da 600 kulüp var ancak birçoğu işlevsel çalışmıyor. Dağılım hiç homojen değil. Misal Fatih ilçesinde 48 kulüp var ve birçoğu alt yapıda takım çıkaramıyor, çıkaracak güçleri de yok. Ama mesela Esenler gibi genç ve dinamik nüfusun son derece fazla olduğu, çocukların sokaklarda oynadığı, varoşların çok olduğu bir ilçede kulüp sayısı sadece 7. Türkiye’de kulüpler iki şekilde sporcu seçiyor: Ya seçme yapılıyor ve beğenilen çocuklar alt yapıya alınıyor ya da futbol okulunda parasını veren her çocuk spor yapıyor. Futbol okulunda beğenilenlere lisans çıkarılıp alt yapı takımına alınıyor (Futbol okulundaki tüm oyunculara lisans çıkaran, sonra başka kulübe gitmek için ayrılmak isteyenlerden para talep eden fırsatçı kulüpler de yok değil ama bu başka yazı konusu). Ancak kulüpler seçme duyurularını genelde mahalleye astıkları 1-2 pankartla gerçekleştiriyor ve çoğu kişinin ruhu duymuyor. Son yıllarda okullarda işbirliği yapıp yetenekli gençleri bünyesinde toplayan kulüpler var ancak bunların sayısı yeterli değil.
Futbol dışında diğer branşlarda da potansiyel işlenemiyor. Türkiye’de canı isteyenin hemen spora başlaması mümkün değil. Mesela halter veya su topuna başlamak isteyen bir gencin önünde fazla seçenek veya başvuracak bir mercii yok. Birçok branş, mevcut sporcu ve antrenörlerin tanıdıkları ve aile çevresinden gelenlerle devam ediyor (Özellikte ata sporu yağlı güreşe başlamanız için bir pehlivanın akrabası veya arkadaşı olmanız gerekiyor!).
Bu arada amatörde transfer tüm hızıyla devam ediyor ancak futbolcuların dertleri bitmek bilmiyor. Geçtiğimiz günlerde 30 yaş üstü filiz lisans çıkar. efkanspor@gmail.com