Yabancı değil, Radikal gazetesi...

Radikal, haftasonu Kartal ve Esenler'deydi. Her türlü olumsuzluğa karşın futbolcuların neşesi yerinde. Bizi oldukça sıcak karşıladıklarını da ekleyelim.

Malum, İstanbul dışı amatör maçlara gitmek çok zor, inanın Beylikdüzü’nden Kartal’a gitmek de şehirler arası yolculuk tadı veriyor! Cumartesi günü de Yunus Stadı’nda dört maçı takibe aldık...
Sabah 09.00’da başlayan Altınordu-Acıbadem U15 maçından sonra 1. Amatör Lig’de Kartal Yenimahalle-Orhanlıspor karşılaşması vardı. Kartal Yenimahalle 1. Amatör’de ilk sezonunu yaşıyor. Geçen sezon Süper Amatör’de, Orhanlı Belediyespor adıyla mücadele ediyorlardı. Orhanlı Belediyesi’nin fesh olmasıyla belediye ismini ve desteğini yitirdiler. Genç bir ekiple ayakta durmaya çalışıyorlar. Kırmızı-mavili futbolculardan birine “Sizin formanız açık renk değil miydi?” diyorum, “Abi kim forma gönderirse giyiyoruz” diye yanıt veriyor. Maçı Yenimahalle, 10 kişi kalmasına rağmen 4-1 kazanıyor.
İkinci maç Sancaktepespor ve Heybeliadaspor arasında. Sancaktepe ikinci, Heybeliada puansız sonuncu. Fotoğraf çekme merasimi sırasında Heybeliadalı futbolcular aralarında konuşuyorlar. “Kimmiş bu?” “Yabancı değil, Radikal gazetesi.” Artık bizi görüp de gaza mı geldiler bilemiyorum, Heybeliada ilk yarıda çok iyi bir futbol ortaya koyuyor, 0-0’lık skorla soyunma odasına gidiyorlar. Tuvaleti kullanmak için tesislere giriyorum. Tuvaletteyken, Sancaktepesporlu birkaç futbolcunun kendi aralarında konuştuklarını duyuyorum: “Guus Hiddink maçı izlese kalecilerini milli takıma alır!” Sancaktepespor’a parantez açmak lazım. 2. Amatör’deki ilk sezonlarında 1. Amatör’e çıktılar, şimdi de Süper Amatör’ü hedefliyorlar. Sancaktepe’nin diğer ekibi Sancaktepe Belediyespor da Süper Amatör’deki ilk sezonunda 3. Lig’e çıkmıştı. Sancaktepe sportif anlamda İstanbul’un en başarılı ilçelerinden biri. Sancaktepespor ve Sancaktepe Belediyespor diye iki takımın olması siyasi bir durum. Aralarının çok da iyi olmadığını duydum.
İkinci yarıda gerginleşen maçta Sancaktepe’de Yasin Hoca hakem tarafından dışarı gönderiliyor, Sancaktepe yedek kulübesi boş kalıyor. Çok övülen Heybeliada kalecisi Volkan da kalesinden gereksiz yere çıkınca Sancaktepe ilk golü atıyor, Sancaktepeli tüm futbolcular çıkış kapısının oradaki Yasin Gezgin Hoca’ya koşuyor. Maç da 3-0 bitiyor.
Günün son maçı Çavuşoğluspor ve Sarıgazispor arasında… Gün içinde, benim gibi stattaki tüm maçları izleyen Çavuşoğluspor Kulüp Müdürü İrfan Gürsoy sağ olsun ev sahipliğinde kusur etmiyor...
Rakip Sarıgazispor’unsa 34 yaşında genç bir başkanı var: Göker Göktaş. Aynı zamanda Merkez Mahallesi’nin muhtarı. Göktaş, Sancaktepe Belediyesi’nden ilgi bekliyor. İlginç bir şekilde maçlara gitmek için araçlarını Sancaktepe değil Ataşehir Belediyesi’nden alıyorlar! Maç mı? Çavuşoğlu 6-1 kazanıyor.

Kartal Yunus Stadı’ndaki dört maçı da izleyen çok az kişi vardı. Örneğin Heybeliada-Sancaktepe karşılaşması sırasında tribünde her iki ekibin pozisyonlarına heyecanlanan kimse yoktu.
Çabuk! A takıma otobüs lazım
Pazar günüyse Esenler Belediye Stadı’nda üç maç izledim. Oradaki ayrıntıları değil ama duyduklarımı, gazetemizdeki ‘dedikodu’ köşesinde olduğu gibi aktarayım:
Esenler-Vefa U15 maçı sonrası:
Yenik ekibin sinirli kalecisi: “Öff, böyle olmaz ki. Futbol 3-4 kişiyle oynanmıyor ki!”
Maça girememiş yedek futbolcu (kendi kendine): “Keşke o 3-4 kişinin arasında ben de olsam.”
Esenler Tokatspor-Kemerburgazspor maçında, teknik direktörün taktik değişimi sonrası bir futbolcu: “Sanki Süper Lig ekibiyiz, 3-5-2 oynatıyor!”
Esenlerspor-Öz Karacaahmetspor maçında, ev sahibi skoru 3-0 yaptıktan sonra, Esenler taraftarlarından biri: “Karacaahmeet, haydi mezarlığaaaa”
Öz Karacaahmetspor taraftarları seremonide birden İstiklal Marşı okumaya başlar, içlerinden biri: “Hişş, şimdi değil yaa.”
Marş devam ederken, yine Öz Karacaahmetli bir taraftar, eliyle işaret yaparak: “Haydi hep birlikte, ayağa” (Karacaahmetliler kendi başlarına marşı okurken, hakem ve futbolcular da uyarken, Esenler tribünleri çekirdek çitliyor. ‘Esenlerliler de kalksın canım’ da diyebilirsiniz, ‘İstiklal Marşı öyle canının istendiği zaman okunacak bir şey değil’ diye düşünebilirsiniz. karar sizin.
Son olarak bir amatör küme gerçeği daha... Maç biter, takımlar toparlanırken, teknik direktör futbolcularına seslenir:
“Hadi çocuklar geç kaldık, hemen kulübe gitmeliyiz. A takıma otobüs lazım!”
Amatöre hoş geldiniz!

Biz Heybeli’de, her pazar...


Geçen hafta İstanbul 1. Amatör Lig 13. Grup’ta mücadele eden Adalarspor’u konuk etmiştik. Gruplarında lider durumda bulunan Yeşil-Siyahlılar’ın kadrosundaki futbolcuların çoğu ‘dışarı’dan geliyordu, idmanlar ve maçları ‘anakara’da yapıyordu. Büyükada halkı ve esnafının ilgisi çok fazlaydı.
Adalarspor’dan bir sezon önce 1. Amatör’e çıkan, bir diğer ada takımı Heybeliadaspor ise tam tersi. Geçen sezon son maçta Tuzla Şifaspor’u yenerek kümede kalmayı başaran Yeşil-Beyazlılar bu sezon 10 maç itibariyle puansız son sıradalar.
1966’da kurulan kulüp 90’lı yıllarda federe oldu. Takımdaki futbolcuların hemen hemen hepsi Heybeliada’da yaşıyor (En son Sancaktepe maçında ilk 11’dekilerin dokuzu ‘yerli’ydi). Takım idmanlarını adadaki toprak sahada yapıyor ancak bu idmanlar çoğunlukla krosla kısıtlı kalıyor, topla idman yapma şansları olmuyor.
Kulübün başkanlığını, takımın aynı zamanda eski bir futbolcusu olan Yiğit Uzunhasan yapıyor. Uzunhasan, maddi sıkıntıların kulübün belini büktüğünü belirterek, “Milli Emlak’a yaklaşık 60 bin TL borcumuz var. Kulübe adada pek ilgi yok. Ben ve birkaç yöneticinin gayretleriyle takım ayakta kalıyor. Yalnızca Adalar Belediyesi motorumuzu veriyor, Maltepe Belediyesi de otobüs sağlıyor. Bir yemek düzenliyoruz mesela, geliri futbolcuların lisanslarını çıkarmaya anca yetiyor” diye konuştu. 

Eğer sis olursa...
Uzunhasan, 1. Amatör Lig’in kendileri gibi mütevazı bir kulüp için zorlu bir arena olduğuna işaret ederek, “2. Amatör’de üç kez şampiyon olduk, iki kez düştük. Geçen sezon kurtulduk ancak bu sezon da işimiz zor” ifadelerini kullandı. Altyapıya önem verdikleri ve adadaki gençleri takıma kazandırmaya çalıştıklarını söyleyen Uzunhasan, sonuçta amatör futbolun zevk için oynandığını, bu nedenle yollarına Heybeliadalı gençlerle devam etme taraftarı olduklarının altını çizdi.
Ada takımı olmanın sıkıntılarını Heybeliadaspor da yaşıyor elbette. Örneğin bir kez yoğun sis nedeniyle vapur ve motorlar işlemeyince takım maça gidememe tehlikesiyle karşı karşıya kalmış. Sakıncalı olmasına karşın özel bir motor kiralayarak maça yetişmişler.
25 kişilik kadroya sahip Heybeliadaspor’u teknik direktör Mitat Aydoğan çalıştırıyor. 



Topkapı şehidini unutmadı

İstanbul Süper Amatör Lig takımlarından Topkapıspor, Kurban Bayramı’nda şehidini unutmadı. Kırmızı-Kurşuniler, bayramın dördüncü günü, 29 Ağustos 1994’te askerlik görevini ifa ederken şehit düşen eski futbolcuları Lütfi Ağcakışla’nın Edirnekapı Şehitliği’ndeki mezarını ziyaret etti. Ziyarette Kulüp Başkanı Necdet Bakır, Teknik Direktör Hüseyin Göksu, yöneticiler ve futbolcular yer alırken, merhum Ağgakışla’nın mezarı başında dualar okundu. Topkapısporlular, yine aynı şehitlikte yatan, Topkapı halkından Sedat Karaço’nun da mezarını ziyaret etti. Topkapıspor Kulüp Başkanı Necdet Bakır, bu geleneği gelecek bayramlarda da devam ettireceklerini söyledi.