AKP-HDP koalisyonu mu?

Seçimden sonra HDP barajı geçtiği takdirde bir koalisyon ya da AKP hükümetini dışardan destekleme olasılığı var mı? HDP başkanlık rejimini destekleyecek mi?

8 Haziran sabahı HDP’nin barajı geçip geçmemesi Türkiye’nin geleceğini derinden etkileyecek. HDP barajı geçemediği takdirde, AKP, HDP’nin milletvekillerinin neredeyse tümünü alarak tek başına iktidar olacak. Anayasa değişikliği ile Tayyip Erdoğan’ın en büyük arzusu Başkanlık sistemini Türkiye’ye dayatacak. Halihazırda Türkiye toplumunu boğan otoriterizm daha da yoğunlaşacak, yoksullarla-zenginler arasındaki uçurum daha da artacak. Böyle bir senaryoda CHP ya da MHP’nin oylarını %3 veya %4 arttırması dahi sonucu değiştiremiyor. Öte yandan Bianet’in yaptığı son araştırmaya göre HDP % 10 barajını geçtiği takdirde AKP tek başına iktidar olamıyor (link).

Anketler, HDP % 10 barajının hemen altında çok kritik bir noktada olduğunu gösteriyor, dolayısı ile kararsızların oyları, her birimizin oyu ilk kez bu kadar kıymetli (link). Tam da bu kritik noktada başta Başbakan ve Cumhurbaşkanı, AKP elitleri, HDP’nin % 10 barajı altında kalabilmesi için ellerinden geleni yapıyorlar. Özellikle dindar yurttaşların oylarının HDP’ye yönelmemesi için her fırsatta HDP’yi dinsizlikle suçlayarak, meydanlarda Kuran-ı Kerim’i propaganda malzemesine çevirecek kadar çirkin stratejiler uyguluyorlar. Cumhurbaşkanı Anayasayı her gün ihlal ederek tarafsızlık ilkesini çiğniyor ve AKP için meydan meydan oy istiyor.
AKP yöneticileri açısından HDP’nin baraj altında kalması ölüm kalım meselesi zira AKP iktidarı yitirdiği anda Yüce Divan yollarının, yolsuzluk dosyalarının açılacağını, parti içinde giderek keskinleşen Gül-Erdoğan saflaşmanın kırılabileceğini en iyi onlar biliyorlar. Bundan ötürü Yalçın Akdoğan “HDP barajı geçemezse süper olur” diyor ve her fırsatta Demirtaş’a yükleniyor. Bundan ötürü Erdoğan ve Davutoğlu son bir aydır tüm konuşmalarında sürekli HDP’yi karalıyorlar, tek hedefleri HDP. (link)

Aynı esnada, HDP’yi baraj altında bırakma mücadelesinde AKP çok ilginç bir ittifak kurmuş gibi görünüyor. AKP’nin bir dönem en büyük düşmanı iken şimdi yeni bir ittifak içerisinde buluştuğu kimi ulusalcılar HDP’nin söyleminden etkilenen toplum kesimlerinin önünü kesmek, engel olabilmek için ellerinden geleni yapıyorlar. Bu cenahın en önemli figürlerinden Soner Yalçın geçtiğimiz gün Sözcü gazetesinde Tayyip Erdoğan’ı övdüğü ve onu savunmamızı öğütlediği çok garip bir yazı yayınladı, bu yazıyı ilk alıntılayan ise Akit gazetesi oldu:

“Erdoğan'ı sevmeyebilirsiniz. Erdoğan'a karşı olabilirsiniz. Ancak… Hakikata aşkla bağlı iseniz… Hakkaniyetli iseniz.. Uluslararası parmakların Mursi'yi idama götüren “casusluk operasyonunun” benzerinin Erdoğan'a yapılmak istendiğini görmek zorundasınız. İnsan hatasının en büyük sebebi, duygularla akıl arasındaki savaştır. Akıl diyor ki: Erdoğan'a rağmen Türkiye'yi ve demokrasiyi savunmalıyız…” (link).

Bu yazının tam da Erdoğan'ın Mursi'ye idam haberi üzerinden Hürriyet gazetesi ve Doğan grubuna yüklendiği dönemde yazıldığını da not edelim. Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek de yine Akit gazetesine verdiği bir röportajda Gülen cemaatine karşı mücadelede, yaptığı herşeyde Tayyip Erdoğan ile birlikte çalışacaklarını açıklıkla dile getirmişti (link). Perinçek ve başında olduğu Ulusal Kanal ve Aydınlık gazetesi de en az Yeni Şafak yazarları kadar HDP’ye taaruz ediyorlar (link). Bu ulusalcı yazarlar, çevreler AKP’yi güçlendirip, HDP’nin % 10 barajı altında kalabilmesini sağlamak için özetle şunu söylüyorlar:

“HDP ve AKP gizlice anlaştılar. Şu an meydanlarda gördüğümüz polemikler tamamen kurgu. HDP barajı geçtiği takdirde kesinlikle AKP’yi destekleyecek, gerekirse koalisyon ortağı olacak. Bunun karşılığında AKP Türkiye’nin bölünmesini kabul edecek, HDP ise Tayyip Erdoğan’a istediği Başkanlık Sistemini verecek. Bundan ötürü HDP % 10 barajını aşmamalı.” (link, link)
Bir yandan bu garip ittifak çalışırken, öte yandan hiç beklemediğimiz bir anda Cumhuriyet gazetesinin manşeti ile yine şaşırıyoruz. Demokratlığından kuşku duymadığımız Can Dündar bir izlenim yazısında HDP’nin AKP’yi dışardan destekleyebileceğini yazıyor. Peki AKP’nin icraatlarından rahatsız, ömründe ilk defa HDP’ye oy vermeyi düşünen milyonlarca insanın kafasını karıştıran, son tahlilde AKP’ye yarayacak bu iddialar doğru mu? HDP ve AKP gizli bir işbirliği mi yapıyor?

Seçimden sonra HDP barajı geçtiği takdirde bir koalisyon ya da AKP hükümetini dışardan destekleme olasılığı var mı? HDP başkanlık rejimini destekleyecek mi?

Demirtaş, son Meclis konuşmasında, bu iddiaların önünü alabilmek için “Seni Başkan Yaptırmayacağız” diyerek Erdoğan’ın Başkanlık planlarını kesinlikle desteklemeyeceklerini açıklamış oldu (link). Toplumda büyük coşkuyla karşılanan bu açıklamayı, tüm Türkiye’de HDP bürolarına yönelik saldırılar izledi. Demirtaş, geçtiğimiz hafta yaşanan bombalı saldırıların ardından bu sözünün altını çizdi: “Seni Halen Başkan Yaptırmayacağız” (link). Yine Demirtaş, Cumhuriyet gazetesinin şaşırtan manşetine Malatya’da miting meydanından yaptığı düzeltme de son derece açıktı:

“Cumhuriyet gazetesi ‘HDP parlamentoda AKP’yi dışarıdan destekleyecek’ demiş. Net olarak, kötü niyet demeyeyim, yanlış anlama diyelim, HDP’nin görevi destek değil, AKP’nin burnunu sürtmektir. Benim ağzımdan öyle bir kelime çıkmadı. Ne içeriden, ne dışarıdan desteklemek gibi bir niyetimiz yok.” (link).

Aynı soru bu kez de Posta gazetesinin röportajında Demirtaş’ın karşısına çıktı, bu kez Demirtaş:

“Biz AKP’yle hiç bir ittifak yapmayacağız. Büyük bir muhalefet boşluğu var. Sıkı, nitelikli bir muhalefet partisi olmak istiyoruz. Topluma güven vermeli, sonra iktidara hazırlanmalıyız. “Ne referandum, ne Başkanlık, asla. Hiçbir şekilde böyle bir ortaklığa girmeyiz. Hiç bir koalisyona dışarıdan destek vermeyiz.” (link)

Bu da yetmedi, geçtiğimiz Çarşamba akşamı CNN Türk canlı yayınında Ahmet Hakan özellikle izleyicilerin de ısrarıyla AKP ve HDP’nin ortaklaşma ihtimalini Demirtaş’a defaatle sordu. Demirtaş AKP’ye hiç bir koşulda destek olmayacaklarını bıkmadan yineledi ve bu tartışmalara bir kez daha son noktayı koydu, hala inanmayan varsa bu linkten izleyebilir (link).

Bir yanda HDP yöneticilerinin ve Demirtaş’ın her ortamda dile getirdiği bu gerçekler, bir yandan da ulusalcı kimi yazarların HDP’ye attığı iftiralar. Özellikle Soner Yalçın’ın son yazısını ve Doğu Perinçek’in referans verdiğim sözlerini de düşününce sizin de burnunuza kötü kokular gelmiyor mu? HDP’yi AKP ile işbirliği yapmakla suçlayanlar, HDP’nin % 10 barajı altında kalması için çalışarak aslında AKP’ye en büyük desteği veriyorlar. Soner Yalçın’ın yazdığı gibi hakkaniyetli olmakta yarar var.

HDP’nin en hassas olduğu demokratikleşme, çevre, kadın ve işçi hakları konusunda AKP ve HDP taban tabana zıtken, Roboski katliamı gözümüzün önünde kimse yargılanmadan dururken, Gezi başta her türlü toplumsal muhalefet cinayetle, copla, TOMA ile ezilmişken, AKP’nin en önemli derdi Erdoğan’ın Başkanlığı haline gelmiş, HDP ise her fırsatta “Seni Başkan Yaptırmayacağız” derken HDP’nin AKP ile işbirliği yapacağını, koalisyon kuracağını düşünmek, bunun propagandasını yapmak en çok AKP yoneticilerini mutlu eden çok ciddi bir yanlış, manipulasyon.

HDP henüz 2 yasında yepyeni bir parti. Bir gökkuşağı gibi Türkiye demokrasi mücadelesinin bütün renklerini içinde barındırıyor. Sosyalistler, feministler, sosyal demokratlar, Hüda Kaya gibi demokrat müslümanlar, Turgut Öker gibi Alevilerin temsilcileri, Kürtler, sendikacılar… Ama en çok da kadınlar. Türkiye toplumu son yıllarda bu kadar gerilmişken, bu garip ulusalcı-AKP ittifağının manipülasyonlarına, iftiralarına kulak asmadan, HDP’ye, aslında Türkiye'nin demokratikleşmesine bir şans vermemizde geleceğimiz açısından büyük yarar var. Türkiye bunu hak ediyor…

Dipnot: Okuyucu arkadaşların ricası ile şöyle bir facebook sayfası açtım, ilginize:

https://www.facebook.com/altindisemrah?fref=ts