AKP seçimde katliam vaadediyor!

AKP'nin iktidarda olduğu ilk 12 yılda yaşanmış olan işçi ölümlerinin rakamlarına birlikte bakalım. Ortaya çıkan tablo, AKP'nin kurulduğu ilk günden beri istikrarla takip ettiği "istikrarlı" ekonomi-kalkınma politikalarının bir şekilde kitlesel işçi ölümlerine yol açtığıdır.

Bir siyasi parti işçileri katleder mi?

Hem evet, hem hayır.

Faşist partilerin sendikalı ya da sosyalist partilere üye işçileri katlettiğini tarihte gördük, Almanya’da, İtalya’da. Türkiye’de bir parti tarafından organize edilmese de, kimin yaptığı hala ve kasıtlı olarak gizlenen, muhtemel bir kontrgerilla operasyonu olan 1 Mayıs 1977 işçi katliamı da hala hafızalarımızda…

Peki AKP işçi ölümü vaadediyor derken, AKP il ve ilçe başkanları, milletvekilleri ya da bunların desteklediği çeteler işçi cinayetleri işliyor, işleyecek mi demek istiyorum. Tabii ki hayır. İşaret etmeye çalıştığım, AKP’nin kurulduğu ilk günden beri istikrarla takip ettiği (temelleri Kemal Derviş tarafından atılan) “istikrarlı” ekonomi-kalkınma ve “iş güvenliği” politikalarının bir şekilde kitlesel işçi ölümlerine yol açtığı.

Dünyada benzer sektörlerle karşılaştırıldığında, iş cinayetlerinde birinciliği kimselere kaptırmayan memleketimiz Türkiye’de, ölümler Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dediği gibi işin fıtratından değil de, AKP’nin 12 senedir uyguladığı vahşi kapitalizm politikalarının fıtratından olduğu çok açık…

Bu açıklamaya rağmen böyle başlık olur mu diye celallenecek okurlar için AKP’nin iktidarda olduğu ilk 12 yılda yaşanmış olan işçi ölümlerinin rakamlarına birlikte bakalım, aklı AKP medyasının propagandası ile bulanmış olan okurlar da durumun korkunçluğunu anlasınlar, birlikte düşünmeye bu şekilde devam edelim:

2002 yılının son iki ayında 146 işçi,

2003 yılında 811 işçi,

2004 yılında 843 işçi,

2005 yılında 1096 işçi,

2006 yılında 1601 işçi,

2007 yılında 1044 işçi,

2008 yılında 866 işçi,

2009 yılında 1171 işçi,

2010 yılında 1454 işçi,

2011 yılında 1710 işçi,

2012 yılında 878 işçi,

2013 yılında 1235 işçi

2014 yılında 1886 işçi iş cinayetlerinde katledildi.

Şaşırdık mı? Soma’da yaşanan ve 301 işçiyi yitirmemize yol açan “kaza” dışında bu iş cinayetlerinden kaçını televizyonlarda gördük? Gazetelerde okuduk?

Daha önceden duymayanlar duysun, duyanlar duymayanlara mutlaka anlatsın. AKP’nin iktidarda olduğu 12 yılda en az 15 bin işçi bu şekilde “kazalarda” yaşamını yitirdi (link).

15 değil! 150 değil! 1500 değil! 15 bin insanın önlenebilir doğasına rağmen kasıtlı olarak engellenmemiş kazalarda yaşamını yitirmesinden bahsediyoruz. Patronların daha büyük karlar yapabilmesi, zenginliklerine zenginlik katabilmesi, siyasi iktidarı bu paralarla destekleyebilmeleri için paraya tercih edilen binlerce insan hayatından bahsediyoruz.

Bu rakamlar İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin (İSİG) tespit edebildikleri. Türkiye’de çalışma şartlarını, kayıt dışılığı düşünüp, tespit edilemeyenleri de varın, siz düşünün. Peki bu binlerce ölüm, katliam değilse nedir? Tek başına Anayasa yapma gücü de dahil, her türlü iktidar gücüne sahip, yasamayı, yargıyı ve yürütmeyi fiili olarak kontrol altında bulunduran bir siyasi parti, AKP, 12 yıldır bu cinayetleri değil engellemek, siyasi tutumu ve ekonomi politikaları ile daha da kolaylaştırıyor, adeta teşvik ediyorsa, siyasi olarak sorumlu değilse sorumlu kimdir? Cinler, periler mi? Oralarda iki kuruşa çalışmak zorunda kalan genç mühendisler mi?

Bu korkunç rakamlara göre kaba bir hesapla bugün evinden işe gitmek üzere çıkan üç işçi evine dönemeyecek. Belki siz bu yazıyı okurken, o insanlardan birisi can çekişiyor olacak. Yakınlarına işçi bayramında üç işçinin cenazesi gönderilecek. 1 Maystan, 1 Haziran 2015’e kadar sadece 30 günlük zaman diliminde şu an yaşamakta olan yaklaşık 100 insanımızı kaybedeceğiz. İşçi Bayramı olan bu günden, yıl sonuna kadar yaklaşık 1000 işçi süren bu katliamda yaşamını yitirecek. Ne yazık ki görünen köy, kılavuz istemiyor.

İşte AKP’nin bu seçimlerde bize, Türkiye halkına verdiği en gerçekçi, en garanti vaadi bu. Diğerlerini bilemeyiz ama bu vaadi kesin. 1000 işçinin yıl sonuna kadar “kaza sonucu ölümü”… Bunu ben değil, soğuk rakamlar, istatistikler söylüyor. Ve lütfen gözden kaçırmayın, bu rakamlara yaralananlar, hastalananlar dahil değil.

Eğer AKP, 7 Haziran seçimlerinden Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talep ettiği gibi tek başına iktidar olacak şekilde bir zafer elde ederse, bugün yaşayan 1000 yurttaşımız, egemenler istikrar mistikrar masalları anlatırken, bu vahşi ekonomi politikalarından dolayı istikrarlı bir şekilde yaşamını kaybedecek. Kimisi inşaatlardan “düşecek”, kimisi “fıtrat gereği” madenlerde can verecek. Biz yine pek başarılı Babacan ekonomi politikalarını konuşacağız. Binlerce çocuk daha yetim kalacak.

Erdoğan alanlarda boşuna “istikrar” diye bağırmıyor, o istikrar söylemi ile ölen işçiler arasındaki bağlantıyı kurmakta yarar var…

Bugün 1 Mayıs 2015. Türkiye işçi sınıfının grevlerinin AKP iktidarı eliyle yasaklandığı (onlar erteleme diyor), sendikalaşmanın her manada imkansız hale getirildiği, işçi bayramı kutlamalarına coplarla, TOMA’larla müdahale edildiği Türkiye’de daha adil bir yaşam, gelirin adil paylaşımı, daha güvenli ve insan onuruna yaraşır çalışma/yaşam koşulları talebi ile yüzbinlerce çalışan meydanlarda olacak. Tüm çalışanların 1 Mayıs İşçi Bayramını bu vesile ile kutluyorum.

AKP’nin yürüttüğü ekonomi politikalarının altında ne doğaya, ne insan yaşamına saygı var. Ücretlerin düşürülüp, üretimin arttırılması özellikle inşaat ve enerji sektörlerinde temel politika. Bu koşullarda AKP’nin yine iktidar olması ve bu ekonomik politikaların devam etmesi Türkiye için daha çok işçi ölümü, daha çok yaralanma, daha güvencesiz çalışma şartları anlamına geliyor.

Umuyorum, o 1000 insanımızın göz göre göre gelen ölümüne oy vermeyecek Türkiye. Umuyorum muhalefet partileri Türkiye’nin en önemli sorunlarından işçi katliamlarını daha çok gündeme getirecekler.

Yaşayıp, göreceğiz.

Not 1: 5 senedir, 1 Mayıs deyince aklıma hep, Fatih Pınar’ın bir işçi ailesi ile yaptığı bu içten, sahici video röportajı geliyor, izlemenizi öneririm.

https://vimeo.com/11455609

Not 2: Bu yazıda kullandığım işçi cinayeti rakamlarına, İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisinin (www.güvenlicalisma.org) düzenli olarak hazırladığı raporlardan ulaştım. Bu meclis, işçiler, kamu çalışanları, işçi aileleri, doktorlar, mühendisler, akademisyenler, gazeteciler, hukukçular... ve onların örgütlenmelerinin oluşturduğu; devletten ve sermayeden bağımsız; sağlıklı ve güvenli çalışma mücadelesini yürüten bir koordinasyon, bir emek örgütü... Twitter’dan takip için: @güvenlicalisma