Kapadokya için ikinci kez caz vakti

Kapadokya için ikinci kez caz vakti

Umut fakirin ekmeği… İsterdim ki, din işleri ile kültür-sanat işleri birbirinden ayrılsın… Ayrılsın ki, kabinenin bir takım üyeleri; içinde müzik, caz, rock, radyo gibi sözcüklerin yer aldığı cümleler kurabilmeyi kendilerinde hak göremesin.

Yok, göreceklerse de İmer Demirer cumhurbaşkanı, Sibel Köse başbakan, Ferit Odman meclis başkanı filan olsun. Çünkü “Her boyayı boyadık bir cazımız kaldı” mealinde uyduruk söylemlerle politika üretenler değil; karanlık dönemlerde sanata çok daha fazla ihtiyacımız olduğunu düşünenler karar mekanizması olmayı hak ediyor. Saydığım üç isim sadece birer örnek. Birileri bir yerlerde iyi bir şeyler için hâlâ uğraşıyor. Hatta bu uğraşlardan biri Kapadokya’da iki genç kadının bölgeye duydukları ilginin, caza duydukları aşk ile birleşiminden doğan ‘Kapadokya Caz Günleri’ başlığı ile geçen yıl hayata geçti. Küçük yaşlarından beri televizyon dizilerinde gördüğümüz yetenekli oyuncu İpek Erdem ve alternatif olan güzel üretimlere duyduğu önlenemez tutkuyla Türkiye’deki birçok cazcıyı temsil edip çeşitli caz projelerine imza atan Elif Kayaman’ın rüyası ile başlayan bu macera, ikinci yılında hedefine çok daha kararlı adımlarla ilerliyor.

Kapadokya Caz Günleri, bu yıl 30 Kasım– 4 Aralık 2011 tarihleri arasında gerçekleşiyor. Programda yer alan konser ve söyleşilere ilginç bir sosyal sorumluluk projesi de eklendi: ‘Gençler için Caz’. İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün destekleriyle sekiz yüzü aşkın ortaokul ve lise öğrencisine cazı, enstrümanları, notaları anlatacak Onur Ataman liderliğindeki harika bir ekip bu proje için sahnede olacak.

Caz ile ney buluşuyor
Önder Focan ve Şenol Filiz’in büyülü projesi ‘Swing A La Turc’ ile Caz Günleri’nin açılış konserinde müzikseverler cazın ney ile buluşmasına tanık olacak. Önder Focan, bu denli özel bir coğrafyada konser verecek olmaktan duyduğu mutluluğa, gönül verdiği caz müziğinin İstanbul dışındaki şehirlere yayılmasına tanıklık edecek olmanın heyecanının da eklendiğini belirtiyor ve yurtdışında büyük ilgiyle karşılanan ‘Swing A La Turc’ün yerli ve yabancı dinleyicinin iç içe geçtiği Kapadokya’da sıcak karşılanacağını düşünüyor.

Kapadokya Caz Günleri’nin diğer konserleri Ozan Musluoğlu Quartet & Meltem Ege ile Ayşe Gencer & İmer Demirer Quartet olacak. Her iki grubun da üyeleri son yılda çıkardıkları caz albümleriyle, artık caz üretimlerinin de basılı eserlere dönüşebileceği konusunda onları takip eden genç müzisyenlere cesaret veriyor. Ozan Musluoğlu geçen yıl Erkan Oğur ile katıldığı Kapadokya Caz Günleri’nin ikincisi için sabırsızlanıyor: “Tamamen amatör bir ruh ile başlayan, ama çok profesyonel ellerde şekillenen bu organizasyonda amaca ulaşıldı. Temennim, Anadolu’nun göbeğinde çok özel bir yer olan Kapadokya’da yapılan bu faaliyetlerin caz günlerinden caz festivaline dönüşmesi.”

Bu konserlerin yanında Ülkü Aybala Sunat Trio bir caz kulübüne dönüştürülecek olan La Rocca sahnesinde olacak. Genç caz vokali Ülkü Aybala Sunat yeteneği, özgünlüğü ve seçtiği alternatif caz eserleriyle, cazın özgürce dinlenebildiği bir kulübün havasını müzikseverlere sunacak.

Kapadokya Caz Günleri, bir kez daha bu güzel bölgenin dört bir yanında. Farklı şehir ve ülkelerden gelerek caz akışına kapılan birçok müzik dostu orada olacak. Ruhlarını beslemek için. Buyursunlar…

‘Bilmeyen de konsere gelir’

Alp Ersönmez’in hayli beğenilen albümü ‘Yazısız’ı sahnede yorumlayacağı konseri de özellikle üniversite öğrencilerinin ve genç kesimin merakla beklediği bir performans. Alp şöyle diyor: “Sanatın kolay ulaşamadığı, belki çok da talep edilmediği şehirlerde müziğimizi çalmamız, sadece oradaki sanatseverlerle buluşmaktan öte, merak etmeyen, duymamış olan, belki o güne kadar sevmediğini düşünen insanların da kazanılması açısından çok faydalı oluyor. Bu konserler dizisine, başka şehirlerden de çok insanın geleceğini düşünüyorum.”