Suçiçeğinin hastasından şarkılar

Çocuğundan kaptığı hastalık nedeniyle zor günler geçiren Orçun Baştürk, buradan ilhamla 'Su Çiçeği Şarkıları' adlı dijtal bir albüm çıkartı. Baştük 'yüksek ateşli' parçalarını anlattı

Replikas’ın ‘Köledoyuran’ albümünün 10. yılı münasebetiyle verdiği konsere katılmış mıydınız bilmiyorum ama benim açımdan 2010 yılının en iyi yerli konserlerinden biriydi. Fakat o sırada davulcu Orçun Baştürk açısından içi sizi dışı tam anlamıyla onu yakan bir durum söz konusuydu. Evet Orçun hakikaten yanmaktaydı, çünkü dört yaşındaki oğlu Timur’dan ödünç aldığı romantik isimli bir hastalık geçirmekteydi, bildiğimiz suçiçeği. Neyse efendim, 20 Kasım 2010, cumartesi gecesi 39.8 derece ateşle kendini gösteren ismi romantik kendisi berbat olan süreç Orçun’u ‘Su Çiçeği Şarkıları’ başlıklı dijital albüme taşıyınca olup bitenin öyküsünü ilk ağızdan dinlemek farz oldu.

Küçüklüğünde duyduğun bir sesin peşine takılarak giriştiğin bir iş var elimizde. Bir sesi hatırlamak nasıl bir şeydir?

Bu ses tamamen yüksek ateşin etkisiyle ortaya çıkıyordu. Ayrı bir uzaya ait, huzursuz edici ve bitmek bilmeyen bir sesin etkisiyle kendimden geçtiğimi ve bu sesi yönetmeye çalıştığımı hatırlıyorum. Çocukluk ve çocuklukta duyulan bir sesin peşinden gitmek mevzu bahis olunca, pek çok duygu ve izlenim de beraberinde geliyor. Açıklaması güç. Belki bu albüm bunun için var oldu.

Suçiçeği geçirdiğin süre boyunca bazı sesleri sanki yüksek ateşin etkisiyle yazmış gibisin, dinleyende de halüsinatif etki yaratıyor.

 34 yaşında geçirilen su çiçeğinin vücutta yarattığı olumsuz etki ve en önemlisi yüksek ateş bütün yaratım sürecini etkiledi. Zaten tekrarlayıp duran sesler üzerinden kompozisyon inşa etmeyi her zaman sevmişimdir. Hastalık bunun için bulunmaz bir zemin oldu.Bu tetikleyici unsurdan sonra bestelemeye başladım.

 

Pek dirençli sayılmazdım. Ruh gibi, yara bere içinde, vücudum ürpererek masanın başına oturup, bir şeyler kaydetmeye çalışıyordum. Bazen bilgisayarda hazırladığım ama ne olduğunu tam algılayamadığım, dönüp duran seslere dalıp gidiyordum. Bu şekilde bir albüm oluşabileceğine sonradan kanaat getirdim. Zaten bu materyali dinlenebilecek şekilde düzenlemeye başlamam, hastalığın hafiflediği döneme denk geliyor.

Yine de bu parçalar sayesinde hastalığı daha az sıkıntılı geçirdiğini söyleyebilir misin?

Söyleyemem. Berbat bir şeydi. Ama sonucunda böyle bir albüm yapmamı sağladığı için başta oğluma sonra da bana bu gücü veren Tanrı’ya teşekkürü borç bilirim.

‘Su Çiçeği Şarkıları’nı kaydederken kullandığın ekipmanı seçme nedenin ne?

 Özel bir sebebi yok. Analog klavye iyi bir sonuç verdi. Buddha Machine’i ise zaten hep dinlerim, gittiğim yerlere götürürüm. Dandik ama güzel bir alet. Bilgisayar ise tüm bu kayıtları işlemem için elzemdi.

Şom ağızlılık etmek istemem ama senin yavrunun da bazı hastalıkları geçirmesi çok normal. Bunları her seferinde yeni bir kayıt yaptığın bir müzikli süreç olarak hatırlamayı düşünmez misin mesela?

Hastalanmakta ilgi çekici, dahası ruhani bir şeyler buluyorum. Özellikle böylesine uzun bir hastalıktan sonra insan kendine gelince, ayakları yerden kesilmiş hissediyor. Bu proje tamamen doğal gelişti ve kendi yaratım sürecim üzerinde deney yapma fırsatı sağladı. Başka durumlarda başka şeyler ortaya çıkacaktır.

Bu parçaları yaparken oğlun da dinleyip tepki veriyor muydu?

Sonradan, ne olduğunu söylemeden dinlettim, bana başka bir şey dinlemek istediğini söyledi. Ben de Kraftwerk koydum, hemen dans etmeye başladı. Kraftwerk’i çok seviyor.

Şu an dijital bir albüm olan ‘Su Çiçeği Şarkıları’nı bir EP’ye dönüştürmeyi veya bunlardan kimisini Replikas aranjmanlarıyla kullanmayı düşünür müsün?

Grup müziğine uygun bir hale getirmek gerekecektir. Ben ritim çalmama rağmen burada hiç ritim kullanmadım, sadece melodi ve seslere yoğunlaştım. Aslında Replikas aranjmanlarına müsait işler var içinde. Özellikle 2 ve 3 numaralı parçalar. Eminim hep beraber çalarsak çok farklı noktalara gider.

Replikas yeni albümü kaydetmiş. Ne zaman çıkıyor 

 Anadolu Pop yorumlarından oluşan bir albüm bu. Albümün miksleri bitti, mastering için beklemedeyiz. Bir gecikme olmazsa Eylül sonu gibi Ada Müzik’ten çıkması düşünülüyor. Hep hayalini kurduğumuz bir proje idi, çok emek verdik ve çok heyecanlıyız.

Albüm oichuung.bandcamp.com adresinden dinlenebilir.