Bu yazı farz oldu

Yalnızca eşin dostun değil, birçok meslektaşın ve onca eleştiri ve katkıdan anladığım kadarıyla çoğu okurun gözünde de adım 'savaş yanlısı'na çıkınca bu yazıyı yazmak farz oldu.

Yalnızca eşin dostun değil, birçok meslektaşın ve onca eleştiri ve katkıdan anladığım kadarıyla çoğu okurun gözünde de adım 'savaş yanlısı'na çıkınca bu yazıyı yazmak farz oldu. Yazıyı 'özel' bir hesaplaşmadan ziyade konu itibaryla 'kamusal' bir tartışmanın bir parçası olarak gördüğüm için de bu köşeye koymakta bir sakınca görmedim.
Bu dünyada insanlar için en iyi sistemin demokrasi, en kutsal kavramın da özgürlük olduğuna inanıyorum. İkincisi, dünyada ne kadar az diktatör yaşarsa, ne kadar az despot rejim bulunursa dünyanın o kadar güzel bir yer olacağını düşünüyorum. Bu amaca hizmet etmesi koşuluyla müdahalecilik ya da gerekirse savaşa kategorik olarak karşı değilim. Somali müdahalesine ya da Sırbistan'la savaşa karşı değildim mesela. Afganistan'da da işlerin yolunda gitmediğinin farkındayım. Ama Afganistan'ın Talibansız daha az kötü bir yer olduğunu sanıyorum. Irak'a bakışımı yönlendiren de bunlar.
Ne Irak bir demokrasi ne de Iraklılar özgür. 'Irak'ta savaşa hayır' diyenlerin 'Irak'la neyi kastettiği de belirsiz zaten. Mesela Saddam'ın tepelerinde kimyasal silah denediği Kürtleri katıyorlar mı? Mesela liderlerini öldürtüp baskı altında tuttuğu Şiileri katıyorlar mı? Mesela neredeyse yok ettiği Bataklık Araplarını katıyorlar mı?
'Irak' dediğiniz zaman fiilen kuzeyde 36'ncı ve güneyde 33'üncü paraleller arasına sıkışmış, halkının yüzde 70-75'i ile kavgalı, kalanını da beş ayrı istihbarat örgütünün 'çekip çevirdiği' bir polis devleti altında tutan bir rejimden bahsediyorsunuz (meraklısı Af Örgütü'nün raporlarına bir göz atsın).
Ve son 20 yıldır sürekli savaş altında yaşayan, her açıdan yoksullaşmış bir halk var Irak'ta. Şu anda çektikleri çilenin sorumlusu da ambargo uygulayan BM değil, o ambargoyu kaldırtacak siyasi akıldan yoksun Saddam Hüseyin. İşin ironik yanı, 'savaş'ın tek alternatifinin ambargo olması. Ambargo savaşı önleyemedi, savaş ambargoyu sonlayacak.
Saddam'ın yüzde 100'lük oy desteğine inanıyorsanız bir şey diyemem ama, rejimi demokrasiye, egemenliği de halkın özgür iradesine dayanmadığına göre ne Saddam'ın ne de 'Irak'ın savunulacak bir yanı var. ABD İsviçre'ye saldırmıyor.
Saddam'ın diktatör olduğu da vakıa. Yalnızca kendi halkına değil, 12 yılda iki savaş çıkararak bölge halklarına da acı çektirmiş bir diktatör.
Bu noktada en fazla dile getirilen eleştiri şu: Peki, mesela, Suudi Arabistan çok mu demokratik, Suudiler çok mu özgür?
Bu, yukarıda bahsettiğim ikinci noktaya getiriyor beni. Soruyla yanıt vereyim: Suudi rejimi değiştirilemiyor diye Irak rejiminin de değiştirilmemesini mi savunmak gerekir? Saddamlı Irak ve Fahdlı Suudi Arabistan mı, Saddam'sız Irak ve Fahdlı Suudi Arabistan mı? Hangisini tercih edersiniz?
Bu kadar basit değil üstelik, iki şey daha söyleyeyim. İlki, Irak'ta rejim değişikliğinden en fazla Arap ülkeleri çekiniyor, başta da Suudi Arabistan. Çünkü sıranın kendilerine gelebileceğini düşünüyorlar. İkincisi de şu: 11 Eylül'den sonra ABD-Suudi Arabistan ilişkilerinin doğası de değişim geçiriyor. Irak'tan sonra ne olur bilinmez.
Ben okuduklarıma, duyduklarıma, izlediklerime inanarak (bunları zaman zaman sizinle de paylaştım) başından beri şunu iddia ediyorum: Mevcut Amerikan yönetimi, 11 Eyül'den sonra, 'Büyük Ortadoğu'nun jeopolitik haritasını yeniden çizmeyi kafasına koydu. Tüm planlamasını buna göre yapıyor. Petroldü, hegemonyaydı, bunlar 'yan etken'ler. Asıl amaç 'Kaide'lerin kökünü kurutmak.
Bunu ahlaken doğru ya da askeri-siyasi-ekonomik açıdan mümkün görüp görmemek kişiden kişiye göre değişebilir. Hatta karşı da çıkılabilir. Nitekim çıkılıyor da. Ama bu savaşa karşı çıkmak, söz konusu planlamayı ortadan kaldırmaz, savaşın giderek kaçınılmazlaştığı gerçeğini de. Bir de Irak'ta savaşı ancak ve ancak Saddam'ın durdurabileceğini.
Savaşı önlemenin tek bir yolu var, o da Washington'dan değil, Bağdat'tan geçiyor. Keşke Bush'a karşı çıkanlar aynı coşkuyla Saddam'a da karşı çıksa. Savaşı önlemekse amaçları, amaçlarına daha iyi hizmet ederler böylece...