Kaide iktidar peşinde

7 Temmuz'da gerçekleştirilen eylemlerin ardından Britanya kamuoyunda en fazla sorulan ve yanıt aranan soru şu: Kaide'nin sonunda Londra'yı hedef alması ile Blair hükümetinin Irak'ın işgalindeki rolü arasında bir bağlantı var mı?

7 Temmuz'da gerçekleştirilen eylemlerin ardından Britanya kamuoyunda en fazla sorulan ve yanıt aranan soru şu: Kaide'nin sonunda Londra'yı hedef alması ile Blair hükümetinin Irak'ın işgalindeki rolü arasında bir bağlantı var mı? Sonuçları dışında 7 Temmuz'daki saldırıların tıpatıp aynısı sayılabilecek dünkü eylemler bu soruyu ve yanıt arayışını daha da öne çıkaracak hiç kuşkusuz.
Kolaylıkla kestirilebileceği gibi Blair hükümeti, arada bir bağlantı kurulamayacağını ileri sürüyor. Buna karşılık Britanya'nın bazı saygın kurumları aksi görüşte. Medya da ikiye bölünmüş durumda. Tabii bunlar hep yorum ve yorum olarak da kalacak. Yanıtlanabilir bir soru değil çünkü önümüzdeki. En azından şimdilik. Hatta belki de gerçek yanıtı, hakikati, hiçbir zaman öğrenemeyeceğiz.
Kaide Madrid bombalamalarıyla İspanya'da rejimi değilse de hükümeti değiştirmişti. Yeni İspanyol hükümetinin ilk icraatı Irak'taki birliklerini çekmek olmuştu. Kaide, Londra bombalamalarını neden Britanya'daki seçimlerin öncesinde değil de sonrasında gerçekleştirdi? Eylemleri seçimlere yetiştiremedi mi? Terör aynı zamanda bir kapasite meselesi ne de olsa. Londralıları, Blair'i yeniden seçtikleri için cezalandırıyor mu yoksa Kaide?
Doğrusu, basit mantık yürüttüğünüzde, eğer Londra bombalamaları ile Britanya'nın Irak işgalindeki rolü arasında bir bağlantı yoksa niye Irak'ta ABD'nin peşine takılan Britanya vuruldu da Washington'la kol kola girmeyi reddeden Almanya ya da Fransa vurulmadı denebilir? Ya da şu anda Kaide'nin soluğunu ensesinde hisseden Avrupa ülkelerinin başında niye İtalya geliyor da İsviçre gelmiyor diye sorulabilir? Ama aynı basit mantıkla şu da denebilir: O halde Türkiye niye vuruldu? Ya da ondan önce Endonezya niye vuruldu? Daha önce Fas niye vuruldu? Listeyi uzatmak mümkün...Bir de şu soru var: Şu ana kadar hedef alınmamış olmaları, Almanya ya da Fransa'nın sonsuza kadar Kaide teröründen muaf kalacaklarının güvencesi sayılabilir mi?
Bu şimdilik yanıtsız soruların akla getirdiği çıkarım şu: ABD öncülüğündeki Irak işgali, Kaide terörizmini yönlendiren, amiyane tabirle, azdıran etkenlerden biri; ama yalnızca biri. Londra'ya, diğer Batılı kentlere, başka kentlerdeki Batılı hedeflere yönelik Kaide terörizmi, ne kronolojik olarak ne de neden-sonuç ilişkisi bağlamında bir tek Irak işgaliyle açıklanabilir.
Kaide, belli ve sınırlı bir hedef uğruna yola çıkmış bir örgüt değil. Bask bağımsızlığına kavuşursa ETA silah bırakabilir. Britanya Kuzey İrlanda'dan çekilirse IRA tarihe karışabilir. Çünkü her iki örgüt de işin başında açık ettikleri siyasi hedeflerine ulaşmış olur. Ancak ABD ve Britanya, Afganistan'dan, Irak'tan, hatta koca bir Ortadoğu'dan elini eteğini çekse bile Kaide için iş bitmiş sayılmayacak. Tam tersine yeni başlamış sayılacak. Şu an Kaide ile Batı arasında dışarıda cereyan eder görünen savaş, içe dönecek. Kaide, ideolojisiyle ters düşen İslami rejimleri hedef almaya başlayacak. 11 Eylül'den çok önce başladığı, 11 Eylül'de zirveye taşıdığı ve 11 Eylül'den sonra da sürdürdüğü mücadele bir iktidar mücadelesi Kaide için. Kaide ta başından beri iktidarı istiyor, ideolojisi doğrultusunda bir düzen kurmak istiyor. Bir zamanlar Taliban denetimindeki Afganistan'da kurulan düzen gibi. Eylemlerinin nihai hedefi bu. Bunu sakladıkları da yok zaten.
Kaide'nin şu an yaptığı söz konusu İslami rejimlerin dış desteğini kesmeye çalışmak.
Kısacası Kaide terörü, Irak'ın işgaliyle başlamadı, Irak'ta işgal sona erdikten sonra da bitmeyecek.