MGK oyunu, Portekiz dersleri

Perşembe günü yapılan MGK toplantısının ardından yayımlanan bildiride aynen şöyle deniyor: 'Türkiye'nin tam üyelik müzakerelerine bir an önce başlayabilmesi ve AB'nin genişleme sürecinde yer alması için yükümlülüklerini...

Perşembe günü yapılan MGK toplantısının ardından yayımlanan bildiride aynen şöyle deniyor: 'Türkiye'nin tam üyelik müzakerelerine bir an önce başlayabilmesi ve AB'nin genişleme sürecinde yer alması için yükümlülüklerini, Cumhuriyetimizin niteliklerine uygun bir anlayışla yerine getirme kararlılığında olduğu vurgulanmış ve AB tarafından katılım müzakerelerinin gecikmesizin başlatılmasının önemi ve gerekliliği üzerinde durulmuştur.'
AB'nin bugünkü yapısı, işlevi ve ağırlığından ötürü Türkiye'yle üyelik görüşmelerinin başlatılması önünde bir engel olarak gördüğü Milli Güvenlik Kurulu, AB'ye Türkiye'yle üyelik görüşmelerine gecikmesizin başlatma çağrısında bulunuyor. Hadi paradoksal demeyeyim ama ironik bir durum değil mi?
Bir de şu: Türkiye'nin yükümlülüklerinin 'Cumhuriyetimizin niteliklerine uygun bir anlayışla' yerine getirmesi gerektiği vurgulanıyor. Böyle bir vurguya neden gerek görüldü; hukukun üstünlüğü, demokrasi ve insan hakları paydasında birleşen söz konusu yükümlülükler arasında 'Cumhuriyetimizin niteliklerine' uygun görülmeyenler mi var?
Türkiye'de yıllardır, ama özellikle son dönemde MGK adında bir sivilcilik/askercilik oyunu oynanıyor. Yerli-yabancı herkesin ezbere bildiği bu oyun Türkiye, AB yörüngesine oturdukça giderek kabak tadı vermeye başladı.
Bu oyunda sık yinelenen repliklerden biri de tarihsel olarak 'askeri vesayet'in Türkiye'ye özgü bir durum sayılamayacağı, MGK gibi organların zamanında başka ülkelerde de bulunduğu. Bu babda son replik Baykal'dan geldi. CHP lideri diyor ki, 'AB'yle üyelik görüşmelerine başladığında Portekiz'in anayasasına göre ordunun rejime müdahale hakkı vardı.'
Pes doğrusu... Nereden başlamalı bilmem ki...
Portekiz, Avrupa Birliği'ne -o zamanki adıyla Avrupa Topluluğu'na- 1977 yılında başvurdu. Başvuru ertesi yıl kabul edilip Portekiz'le üyelik görüşmelerine başlandı. 1978 yılında, Avrupa'nın en uzun soluklu diktatörlüğü olarak tarihe geçen Salazar faşizmi (1926-1974) sona erdirilip 'yeni cumhuriyet' kurulalı, demokrasiye geçileli daha dört yıl olmuştu. Türkiye'de cumhuriyetin 80'inci yılı.
Salazar dönemi Nisan 1974'te 'genç subaylar'ın askeri darbesiyle sona erdirildi. Dolayısıyla AB'yle üyelik görüşmelerine başladığında Portekiz'in üzerinden bir askeri darbe geçeli yine dört yıl olmuştu. Türkiye'de son darbe (1997 tarihli postmodernini bir yana koyuyorum) yanlış anımsamıyorsam 23 yıl önce oldu.
Baykal'ın bahsettiği anayasa, doğrudur, 'Devrim Kurulu' adında bir askeri organa 'yeni cumhuriyet'in bekçiliği görevini verir. Ama o anayasa, Portekiz'de 50 yıl aradan sonra yapılan ilk seçimlerin sonucunda ortaya çıkan 'Kurucu Meclis' tarafından 1976 tarihinde, genç subayların darbesinden yalnızca iki yıl sonra hazırlanmıştır. Üstelik arada (1975'te) iki de darbe girişimi olmuştur. Dahası askerin ağırlığı her alanda sivillerin ensesindedir. Nitekim aralarından birini (Eanes) rahatlıkla cumhurbaşkanı seçtirirler (diğer aday Carvalho da asker kökenlidir). Türkiye'de 50 yıldan fazla süredir seçim yapılıyor. Son asker cumhurbaşkanından bu yana üç sivil cumhurbaşkanımız oldu. AB'nin Portekiz'le üyelik görüşmelerine başladığında Baykal'ın boş yere MGK'yı bir yerinden iliştirmek istediği Kopenhag Kıstasları daha icat edilmemişti. Bunun için 1993 yılına kadar beklemek gerekecekti.
O zamanlar Soğuk Savaş yıllarıydı ve AB'nin öncelikler listesinin tepesinde (ABD'nin de güdümü ve baskısıyla) Batı cephesini genişletip pekiştirmek, komünizmin önüne kesmek, yoksul işçi sınıflarını refaha kavuşturup kapitalist sistemin içine çekmek gibi maddeler vardı. Şimdi ise o maddelerin yerini hukukun üstünlüğü, demokrasi ve insan hakları aldı.
Unutmadan: O zamanlar Portekiz solunun başında Soares vardı, şimdi Türkiye solunun başında Baykal var.
Meraklısına not: Portekiz 1982 yılında anayasasını elden geçirerek Devrim Kurulu'nu lağvetti; 1986'da da AB'ye tam üye oldu.