Söylenmeyenler

Kıbrıs Cumhurbaşkanı (kabul etsek de etmesek de öyle) Tasos Papadopulos'la 1.5 saate yakın bir görüşme yaptım.

Kıbrıs Cumhurbaşkanı (kabul etsek de etmesek de öyle) Tasos Papadopulos'la 1.5 saate yakın bir görüşme yaptım. Konuştuklarımızın hemen hemen tamamı salı günü Radikal'de yayımlandı. Rum lider sorularıma beklediğimden uzun yanıtlar verdiği için kafamdaki tüm soruları soramadım.
Ancak gazeteye yansıdığı kadarının Papadopulos'un özellikle Annan Planı hakkında ne düşündüğüne ilişkin (şu anda önemli olan da bu) yeterince fikir verdiği kanısındayım.
Papadopulos'un Annan Planı'nı olduğu gibi benimsemediği ortada; mutlaka ve mutlaka değiştirilmesi gerektiğini düşündüğü düzenlemeler var. Ancak Rum lider uluslararası kamuoyunu bu değişiklik isteklerinin planın parametreleri dahilinde bulunduğuna, planın konsepti ve felsefesiyle çelişmediğine ikna etmiş durumda. Annan'ın nisan ayında BM Güvenlik Konseyi'ne sunduğu rapordan anlaşılan bu. AB de öyle düşünüyor olacak ki Kıbrıs'ın üyelik takvimini aynen yürütüyor.
Ancak gözden kaçmaması gereken bir nokta var: Denktaş'ın Lahey zirvesinde (Papadopulos'un katıldığı doğru dürüst tek görüşme buydu) Annan Planı'nı bir kez daha kategorik olarak reddetmesi, Papadopulos için adeta bir kalkan işlevi görmüştü. Denktaş'ın yanıtı, Papadopulos'un yanıtını atıl hale getirdi. O da daha ziyade teknik bazı çekincelerini dile getirmekle yetindi. Papadopulos bir anlamda Denktaş'ın sayesinde Denktaş'ın arkasına saklandı.
Bu konumlanma halen geçerli. Hatta Papadopulos, Lahey'den bugüne kadar plana ilişkin başka değişiklikler de istediğini ortaya koydu. Bunlar da yine parametreler dahilinde.
Ancak gerek Papadopulos'la gerekse Güney Kıbrıs'taki resmi ve gayriresmi kaynaklarla yaptığım görüşmelerden çıkardığımı sonuç Rum liderin kafasındaki tüm değişiklik isteklerini kamuoyuyla (özellikle de uluslararası kamuoyuyla) paylaşmadığı. Bir anlamda Papadopulos kartlarını açmıyor. Ve bunları -eğer kurulursa- görüşme masasına saklıyor. Türk tarafı o masaya oturduğunda mutlaka ve mutlaka planın parametreleri dışına taşmak isteyeceğinden Papadopulos da şimdilik kendisine sakladığı -belki de parametre dışı- değişiklik isteklerini ancak bir karşı hamle olarak gündeme getirecek.
Peki nedir acaba Papadopulos'un söylemedikleri?
En başta 'yerleşimciler' (Türkiyeli KKTC'liler) konusu geliyor. Papadopulos söyleşide bu kelimeyi ağzına bile almadı. Ancak Papadopulos'un adada mümkün mertebe az sayıda 'yerleşimci' kalmasını istediği biliniyor. Rum tarafının hesabına göre plan 75 bin kadar 'yerleşimci'ye (yine onların hesabına göre toplam 'yerleşimci' sayısı 120 bin) yeni devletin yurttaşlığına geçme olanağı veriyor. Rum tarafına göre bu rakam kabul edilemeyecek kadar yüksek.
Papadopulos'un söylemediği ikinci konu, Annan Planı'na göre yeniden kuzeydeki evlerine dönmesine izin verilen Rumların sayısına ve dönüş zamanına getirilen zaman sınırlaması. Rum tarafı bu konuda hiçbir sınırlama istemiyor. Dayanak noktalarından biri insan haklarıysa bir diğeri 23 Nisan'dan itibaren 'sınır ötesi yaşam'ın başlamasıyla iki toplumun kaynaşmak için sayısal ya da zamansal kısıtlamalara gerek duymadığının ortaya çıkması.
Bir başka konu güvenlik. Rum tarafı Türkiye'ye doğrudan adaya askeri müdahale hakkı verecek bir düzenlemeye karşı. Papadopulos AB'yi bir
'güvenlik şemsiyesi' olarak görmüyor. Bu konunun Türkiye ile Yunanistan arasında halledilmesi gerektiğini düşünüyor. Ayrıca adada kalması öngörülen
Türk askeri sayısını (6 bin) fazla buluyor Rum tarafı.
Rum lider boşuna "Annan Planı'nı olduğu gibi kabul etmek 1974 işgalinin sonuçlarını meşrulaştırmak olur" demiyor.
Papadopulos, Türklere verilen siyasi hakların boyutunu fazla bulduğunu saklamıyor. Bunları içine sindirebilmiş değil. Kafasında rasyonalize edip etmediği ise belirsiz. Bu konuda 'ideali değil realist' olanı kabul etme noktasında bulunduğunu ancak Türk tarafı parametreler dışına çıkarsa Rum tarafının gündeme getireceği ilk konunun siyasi haklar olduğu belli.
Herhalde karşısına çözüme istekli bir görüşmeci oturana kadar Papadopulos'un aklından neler geçtiğini hiçbir zaman öğrenemeyeceğiz. Denktaş varken Papadopulos rahat.