Geceyarısı müdahalesi

Merkez Bankası Para Kurulu bugünkü enflasyon raporunun ardından olağanüstü toplanıyor, açıklama ise gece 00.00'da. Piyasa uzmanları tüm faiz oranlarında en az 3 puanlık artış bekliyor, yoksa ateş sönmeyecek.
Geceyarısı müdahalesi

Normal toplantının üzerinden bir hafta geçmişken Merkez Bankası’nın aldığı olağanüstü Para Politikası Kurulu (PPK) toplantı kararı piyasalardaki beklentiyi çok yükseltti. Bu gece açıklanacak PPK kararından “şok faiz artışı” bekleniyor.

Piyasaların beklentisine gelmeden, ara toplantı için bir şeyler söylemek gerek. Dün kurlardaki artışın hızlanması, doların 2.40 TL sınırına dayanması nedeniyle ara toplantı kararı açıklandı. Bu açıklama piyasaları biraz yumuşattı. Piyasaların bu toplantının yapılış ve kararın açıklanma saatine ilişkin ise kafası karıştı. Bugün Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı’nın enflasyon raporunu açıklamak için yapacağı basın toplantısı var. Ancak bugünkü PPK kararının gece yarısı 00.00’d0 açıklanacağı duyuruldu. Merkez’in neden böyle alışılmadık bir saat saptadığı, neden Başçı’nın toplantısını bir gün erteleyip burada alınacak karara açıklık getirmek istemediği ise anlaşılamadı. Şimdi herkes bugünkü basın toplantısında, PPK kararına ilişkin ipuçları arayacak. Başçı’nın hitabetinin pek başarılı olmadığı biliniyor, piyasaların yanlış ipuçları çıkarma tehlikesi de var. Yani Merkez’in ne amaçladığı anlaşılamadı. Öte yandan daha bir hafta önce Başbakan ve bazı Bakanlar Merkez Bankası yönetimine, faizde değişiklik yapmadığı için “aferin” dediği hatırlarda. Bu ‘aferin’in ömrünün bir hafta sürdüğü açık. Peki, bu ara toplantı için Başbakanın onayı alındı mı? Daha önceki Dolmabahçe Zirvesi sonrası faiz artırımı açıklanması piyasalarda çok kötü algılandığı için bu kez Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’ın devreye girmesiyle Başbakandan yeni bir faiz artırımı için onay alındığını, ama bunun göstere göstere yapılmadığını tahmin ediyorum.
Merkez Bankası’nın nasıl bir karar almasının beklendiğine gelince…

Bazı bankacılar yüzde 4.50 olan haftalık repo faizinin 1.5 puan, diğer faiz oranlarının ise en az 0.75 puan artması yönünde karar çıkabileceği görüşündeler. Bankacıların çoğu ise böyle bir karar verilebileceğini ama bu artışların artık yetmeyeceğini vurgulayarak FED kararı ve iç siyasete bağlı olarak tekrar arttırılmak zorunda kalınabileceğini söylüyorlar. Bunun geçen haftaki normal toplantıya ilişkin piyasaların asgari beklentisi ama bankacılara göre artık bu beklenti çok çok aşıldı.

Şok karar beklentisi 

Beklenen faiz artışı dozu oldukça yüksek. Bir bankacı, “Daha bir hafta geçmeden ara toplantı kararı alındıysa buradan artık şok karar çıkması lazım. Küçük artırımlar ya da munzam karşılık gibi unsurlarla oynayarak mevcut paniğin önlenebileceği düşünülüyorsa, çok yanılıyorlar demektir” dedi.

Bir başka bankacı ise piyasaları tatmin edecek bir şey çıkmazsa ve kurlardaki artış devam ederse o zaman artık paniğin iyice büyüyeceğini, Merkez Bankası’na olan güvenin tümüyle yitirileceğini söyledi. Bankacıya göre böyle bir ihtimalde artık Merkez Bankası yönetiminin yerine kalıp kalmayacağının tartışılmaya başlayabilir.

Bir bankacı ise şok artışı şöyle açıkladı: “Ben tepe faizin, yani şu anda yüzde 7.75 olan faizin, en az yüzde 11’e, hatta yüzde 12’ye çıkarılması gerektiğini düşünüyorum. 11’in altı piyasaları tatmin etmez. Kalıcı bir yumuşama sağlanamaz.” Yani tüm faiz oranlarında en az 3 puanlık artış olması gerektiğini söyledi.

Peki, şok bir karar verip Merkez Bankası faiz koridorundan vazgeçip, klasik para politikasına yani tek bir gösterge faize geri dönebilir mi? Bankacılar bu ihtimalin düşük olduğunu ama böyle bir karar da çıkabileceğini söylüyorlar. Bu takdirde istisnai günler için belirlenen yüzde 9’luk faizin en azından yüzde 10’a yükseltilmesi gerektiğini, bunun piyasalarda olumlu algılanacağını belirtiyorlar.

Şu ana kadar kurdaki artışın döviz satarak engellenemeyeceği ortaya çıktı. Piyasaların beklediği ölçüde faiz artırımı olmazsa piyasa faizi ve kurlar çok daha yukarılara çıkacak. Bunun hem vatandaşa hem de devlete faturası daha da ağırlaşacak. Bu yüzden böyle bir faiz kararını ‘faiz lobisi’ gibi bir kavramla değil piyasa gerçekleri ile ele almak lazım. Siyasi riskin olduğu yerde daha yüksek kazanç olmazsa dışarıdaki para gelmek bir yana gidiyor. Serbest piyasanın kuramı böyle işliyor, zorla olmuyor.