Bitsin artık bu ?maskeli balo?

Bilirsiniz eylemlerde polisin en çok ayar olduğu şey, bir kısım eylemcilerin yüzlerini kapamalarıdır. Gerçi yüz göz ayırt etmeden dalıyorlar ama yine de böyle tuhaf bir hassasiyet...

Bilirsiniz eylemlerde polisin en çok ayar olduğu şey, bir kısım eylemcilerin yüzlerini kapamalarıdır. Gerçi yüz göz ayırt etmeden dalıyorlar ama yine de böyle tuhaf bir hassasiyet geliştirmişlerdir.
Futbolcuların ihtiyaçtan takıp takıştırdığı aksesuarların ilki, hatırlarsanız, alınan darbeler sonrası, kafaya geçirilen telli takkelerdi. Tribün, hele rakip takımın topçusuysa bu takkeyi takan, hemen ‘prezervatif kafa’ lakabını yakıştırırdı.
Maskenin, ikinci önemli bir aksesuar olarak temayüz etmesi, esasen futboldan önce basketboldadır. NBA’nın efsanevi oyuncularından Larry Bird’ü hatırladım şimdi birden. Şeffaftı ama onunki. Bizde ise, Efes Pilsen’in iyi yıllarında Naumoski, bir süre maskeyle oynamıştı. Hatta Efes’in, nasıl olsa maskeyle belli olmuyor diye, kritik bazı maçlarda Cordeviç’i oynattığı bile rivayet edilir.
Ben bu hikâyeyi Galatasaray-Beşiktaş maçını birlikte seyrettiğimiz eşe dosta anlatınca, Keskinli Neco âlem adamdır, “Erkan Ağbi” dedi, “Sakın Servet çoktan Marsilya’ya gitmiş olmasın?” Daha enteresanı, Antalyasporlu Yalçın’la kasaları, çok birbirine benzer. “Neco” dedim, “Servet’in, Cuma günü Ankara’da Gençlerbirliği maçını oynadıktan sonra, cumartesi dinlenip, pazar günü Fenerbahçe’ye karşı Yalçın’ın formasını giydiği konuşuluyor, sağda solda.”
Esprisi bir yana, maske Servet’e daha sert bir hava vermekle kalmıyor, bize Alexander Dumas’nın ‘Demir Maske’ romanının kahramanını çağrıştırıyor. Bu vesile olur, Marsilya’ya gidecek olursa, Fransız edebiyatına da bu romandan girmiş olur. Futbol ve roman ilişkisini, okuyanlar hatırlar, yıllar önce bir köşe yazımda, “Denizlispor’da Çağdaş Roman tandem oynarken” yazmıştım. Allah rahmet eylesin Fethi Naci hayattaydı, “Futbolda Çağdaş Roman üzerine bir şeyler yazamaz mı acaba” diye sormuştum. Çağdaş Roman’dan sonra bu konuda ne yazık ki bir arpa boyu mesafe alamadık.
Neyse, biz mevzua devam edelim. Maske, sağlık nedenlerinden önce, şov maksatlı olarak ilk olarak De Nigris tarafından, Gaziantepspor’da oynarken kullanılmıştı. Golden sonra artık neresinden çıkardıysa, örümcek adam maskesini kafasına geçiriverdi. Meksikalı futbolcularda adetmiş. Maçın hakemi de cevaben, “Aman bizde âdet böyledir” dedi, bastı sarı kartı.
Madem aksesuvardan bahis açtık, bu haftaki derbi başlamadan önce topçuların yüzük kolye kontrolündeki hallerini gördünüz mü? Maça çıkar gibi değil de, gelinle damata takıp takıştırma kuyruğuna girmiş gibiydiler. Her hafta bilmelerine rağmen, tünelden aynı takılarla çıkıyorlar. Hakem de elinde bir torba, gelinin nedimesi gibi duruyor orda.
Mesela aralarında şöyle konuşmalar geçiyor. “Hakancığım, Servet bir kolye bir yüzük verdi. Sana bir küpe yakışıyor mu?”
Uzat artık uzatabildiğin kadar.