Değiştirilemez hükümler

Malum, geçen hafta ?Anayasanın değiştirilemeyecek hükümleri? konulu, yoğun tartışmalar yaşandı. Türk futbolunda her ne kadar açıkça yazılmasa, daha doğrusu bu yönde bir...

Malum, geçen hafta ‘Anayasanın değiştirilemeyecek hükümleri’ konulu, yoğun tartışmalar yaşandı. Türk futbolunda her ne kadar açıkça yazılmasa, daha doğrusu bu yönde bir düzenleme olmasa bile, ‘Türk Futbolunun Değiştirilemeyecek Hükümleri’ olduğunu, meselenin içinde olan herkes biliyor. Gel gör ki, kimse yazmadı, yazamadı.
Bizim işimiz, bir miktar cesaret işidir. Yalnız tabii, kaleme alırken, hukukçu olmamamız hasebiyle bazı anlam kaymalarına sebebiyet verebiliriz.
Türk Futbolunun Değiştirilemeyecek Hükümleri, aşağıda, tahdidi olarak sayılmıştır.
1. Türk Futbolunun yönetim biçimi, oligarşidir.
2. Futbol oligarşisi, Fenerbahçesi, Galatasarayı ve Beşiktaşıyla bölünmez bir bütündür. Dili sivri, ağzı bozuktur. Bayrağı ve milli marşı, teferruattır. Başkenti? Şaka mı yapıyorsunuz?
3. Egemenlik, kayıtsız şartsız başkanlarındır. Başkanlar, bu egemenliği kullanırken, herhangi bir kurala uymak zorunda olmadıkları gibi, kendilerinden başka organlara da devredemezler.
4. Türk futbolunun  temel amaç ve görevleri, oligarşinin bütünlüğünü,  bölünmezliğini ve kulüp başkanlarını korumak, onların refah, huzur ve  mutluluğunu sağlamak; futbolcu ve taraftarın temel hak ve  hürriyetlerini,  başkanlarınkine halel getirmeyecek miktarda tanımaktır.
Oligarşinin sosyal ve demokratik niteliği hususunda ölçülü açılımlar yapmak yetki ve sorumluluğu, yine oligarşinindir.
5. Her takım, 7. maddedeki istisna dışında kanun  önünde eşittir. Bu madde
zaten, ihtiyaç halinde, oligarşi lehine değiştirilebilir. Dolayısıyla madde, ikinci cümlesi esas alınarak değiştirilemez.
6. Yasama, yürütme ve yargı yetkisi oligarşik güçler arasında dengeli ve ahenkli bir biçimde dağıtılır. Dağıtımda yaşanan kimi sorunlar, oligarşinin, hem kural koyucu, hem uygulayıcı, hem de karar verici olma özelliğine dair bir tereddüt yaratmamalıdır. (“Yaratmayacaktır da” diye bir ilave olmalıydı.)
7. Oligarşi dışı takımlar, Türkiye Kupası, UEFA ön eleme turları ve benzeri organizasyonlar bakımından, futbolumuzun vazgeçilmez unsurlarıdır. Ayrıca, bu takımlardan herhangi ikisinin, Süper Ligi ilk ikinci sıra ile beşinci sıra arasında bir yerde bitirmesini engelleyici her tür tedbirden uzak durulmalıdır. (Ne yapacaklardı ki? Zaten, şampiyonluk hariç, ilk beşte hep böyle iki takım olacak)
8. Basın, varoluşu itibarıyla oligarşi yanlısı olduğu için, hürdür. Bu bakımdan, sansür edilmesine ihtiyaç kalmayacağı ümit edilmektedir.
9. Oligarşinin her zaman hakemlere ihtiyacı olacaktır. Bu ihtiyaç, aynı zamanda hakemliğin de teminatıdır.