Elvan ya da Azize ?gibi? olmak!

5 bin metre yarışından sonra "Elvan?a verilecek bir Türk bayrağı neden bulunamadı?" sorusu, geldi gündeme oturdu.

5 bin metre yarışından sonra “Elvan’a verilecek bir Türk bayrağı neden bulunamadı?” sorusu, geldi gündeme oturdu.
Bayrak, bizim nesil solcular açısından biraz nazik bir konudur. Gençliğimizde belki bir kere ABD bayrağı yakmak dışında, yerli yabancı herhangi bir  bayrağa saygısızlığımız olmamıştır. Ayrıca bayrak yakma işini, hangi bayrak olursa olsun, devrimci bulmamışımdır, bu da bilinsin, yani. Bizim; bayrağın baskı ve şiddet veya ne bileyim, her türden otoriter eğilimlerin unsuru olmaması yönünde bir tutumumuz vardır.
Ama ben yine de Elvan’a bayrak bulunamaması hadisesini, bir başka ihtimam ve ihtiyata yormak yanlısıyım. Malum Amerika, kadınlar ve erkekler 4 x 100 metre yarısında bayrak düşürüp diskalifiye olunca, aynı şey, Elvan’a bayrak verirken veya Elvan alırken bizim de başımıza gelir, diye düşünülmüş olabilir, yani. Hem orda diskalifiye olmakla kalırsın. Bizde maazallah nüfustan kaydını düşürürler.
Anlatılana göre basın tribünün oradan kopacaksın, merdivenleri ineceksin, pistin önüne geleceksin. Bayrağın başına olmadık işler gelebilir. Amerika bayrak düşürmeyi mesele yapmaz, mayoları bile bayrak desenlidir. Bizde zavallı Müşerref Akay, 12 Eylülcülere bir şekil yapayım, dedi. Bayrak desenli bir elbise giydi, garnizonlardaki aç aç gecelerine bile çıkamaz olduydu. Hülya Avşar, işte! Ay-Yıldızlı balonlara ortamı açmak için dömi vole attı, az kalsın vatan haini oluyordu.
Bayrak bizde hassas konudur.
Onun için bizde herkes Elvan’a verecek bayrak bulunamadı diye kendini paralar. Ama Pazar günü olimpiyatın kapanış töreninde “Türk bayrağını neden Elvan taşımadı?” sorusu, kimsenin aklına gelmez. Söyleyince de, yine ben kötü olurum.
Türkiye bayrağını taşımak, şüphesiz her sporcuya yakışırdı ama, en çok Elvan’a yakışmaz mıydı? Türkiye, sıfır çeken haltercileri dışında; bu kızla gündeme gelmedi mi? Tarih yazmaksa, alın size tarih: Bir olimpiyatta iki gümüş alan başka biri mi var? Başarıysa en başarılımız, popülerse en popülerimiz. Ama kapanışta bayrağı taşıyan gümüş madalyalı tekvandocu Azize kardeşimiz ‘gibi’ değil. ‘Gibi’ olmadığı için bizim adımıza koşar ama, bayrağı ona taşıtmayız.
Elvan’a yarıştan sonra verecek bayrak bulamamak, masum bir şeydir. On bin metrede verdik, beş binde unuttuk. Unutmasaydık iyi olurdu. Kız, hakikaten arandı, ‘nerde kaldı bu bayrak’ diye. Ama kapanış töreninde Elvan’dan bayrağı esirgemek, bayrağı ona taşıtmayı unutmak, masum değil; düpedüz zehirli bir şeydir. Kirli bir şeydir. Gelin itiraf edin, bunu. Bayrakları bayrak yapan bir şey var tabii. Elvan “gibi”lere bir gün o bayrağı taşıtırsak o şeyi anlayacağız.