Futbolcu şamar oğlanı değildir!..

Kurallara uymakla değil, sahip olduğun değerleri korumakla hayat anlam kazanıyor. Volkan oyundan çıkarak bize, futbolcunun, tribünün şamar oğlanı olmadığını gösterdi.

Hacıosmanoğlu’nun, Trabzon AKP örgütünün fiili başkanlığından daha önemli işleri var yapması gereken. Mesela “Avni Aker tribünlerinde küfredilmemesinin teminatı benim” diyebilmesi gibi. Ama o, Volkan Şen’e edilen küfre karşı, “Seyircilerin oyunculara küfr etmesini tasvip etmemiz mümkün değil” deyip geçiyor. Geçmiyor aslında. Volkan Şen’in oyunu terk etmesinin ardından hedef tahtasına oyuncusunu alıyor ve “Beni tanıyan bilir, böyle bir oyuncuyla aynı yolda yürümem” diye gürlüyor. Doğru, çok az zamanda futbol kamuoyu sizi tanıdı. Hiç kimse sizden, “Oyuncuma küfreden o seyirci, ben başkan olduğum sürece tribüne giremeyecek” demenizi beklemiyor.
Aynı kulübün teknik direktörünün maç sonu konuşmasını ya dinlememiş ya da onunla da restleşiyor. Hoca’yı dinleyelim: “(Volkan’ın oyundan çıkması için) Çıkabilir. Biz insani bir iş yapıyoruz. Biz orda duygu patlaması yaşayan bir insanla karşı karşıyayız. Benim için disiplinden önemli olan, insanın insana saygısıdır.” Ardından da 15 dakika Volkan’ı alkışladıklarını öğreniyoruz. Böylece o alkışlardan fazlasını biz de buradan Akçay Hoca’ya gönderiyoruz.
Volkan’ın oyundan çıkmasına gelince… Herkese aynısını tavsiye edecek değiliz. Zaten sanmam ki o da “Öyle olursa ben de böyle yaparım” diye bir karar almış ve bunu uygulamış olsun. Bir topçuyu sıradışı bu tepkiye sevk eden şeyin ne olduğunu anlamaya çalışalım. Hayat birilerinin koyduğu kurallardan ibaret değil. O kurallardan daha başka değerler var. Kurallara uymakla değil, sahip olduğun değerleri korumakla hayat anlam kazanıyor. Volkan oyundan çıkarak bize, futbolcunun, tribünün şamar oğlanı olmadığını gösterdi.
TS Başkanı bunu anlayamaz. O, geçen cuma günü Başbakan’ın konuşma yaptığı otobüsteki fotoğrafını çok seviyor. Bir şehrin futbol takımının başkanı, kim olursa olsun bir Başbakan’ın yanında neden durur? Volkan’ın yaptığını yapamadığı, belki de hayatı boyunca yapamayacağı için.