YAKINDAN KUMANDAN

Uğur Vardan?a da söyledim. "Artık bu sezon geçti ama gelecek sezona ben de Korkut Göze üstat gibi ?Transferin Gözdeleri? benzeri bir dosya yapamaz mıyım?" diye.

Del Bosque’nin tazminatı Göze’den
Uğur Vardan’a da söyledim. “Artık bu sezon geçti ama gelecek sezona ben de
Korkut Göze üstat gibi ‘Transferin Gözdeleri’ benzeri bir dosya yapamaz mıyım?” diye.
O da kahretti bu sezonun geçtiğine.
Mesela Aragones için “Altı çocuğundan hiç birine sarı renkli bir tişört giydirmedi” dedi.
11 torunu için ‘aynı baskıyı sürdürdüğünü’ söyledi. Böyle bir bilgiye ulaşmak büyük maharettir, bunu kabul ediyorum. Mutlaka bir gün işimize yarayacaktır. Üç beş maç Fenerbahçe tökezlesin, ilk derbiyi içerde kaybetsin, başta Korkut Göze atar başlığını. “Olacağı buydu! Torunlarına bile sarı giydirmezsen...”
Korkut Ağbimiz, aile bağlarına önem vermesiyle temayüz etmiş bir kalemdir. Beşiktaş’a gelen Sivok için, “Özel yaşamı sakin ve renksiz... Bir-iki kaçamak için adına ve kişiliğine laf getirecek tiplerden değil” demiştir. Türk futbol kültüründe, bekar bir topçunun poligamik sularda kulaç atması, ilişkinin taraflarını değil, bütün bir camiayı töhmet altında bırakacak ağır bir suçtur. Futbolcuların bu yüzden sık sık sözleşmelerinin feshedildiği, yani töre cinayetlerine kurban gittiği bir ülkedir, Türkiye. Bu bakımdan Korkut Göze, Beşiktaş camiasının yüreğine su serpmeyi de ihmal etmez: “Zaten, uzatmalı bir sevgilisi var. Yaşamının her dakikasını onunla paylaşıyor. Beşiktaş, bu bakımdan bir sıkıntı çekmeyecek.” Hatırlarsanız, geçmişte Serdar Topraktepe ve Oktay Derelioğlu pişti
olmuşlardı. Korkut Göze, “Sivok’tan yana rahat olun” demeye getiriyor.
Gençlerbirliği’nden gelen Tuna Üzümcü de Allah’tan üç yıllık evlidir. Çünkü kamplarda en iyi arkadaşının Recep olmasının bir nedeni ikisinin de Play  Station’ı sevmesiyse; asıl önemli nedeni, “eşlerinin iyi anlaşmasıdır”. Zaten bu nedenle, hep birlikte dolaşmaktadırlar.
Arşivim sağlamdır. Korkut Ağbim, Ali Tandoğan 2005 yılında Beşiktaş’a geldiğinde şöyle yazmıştı: “Bekar olmasına karşın, davranışlarında hep dengelidir.” İnanılacak gibi değil ama, Ali Tandoğan, bir bekarda olamayacak bir melekenin sahibidir. “Hep dengelidir.” Mesela ben, yirmi beş yıllık evliyim ama hiç, ‘hep dengeli’ olamamışımdır. Tesadüfen eşli arkadaşlarımın ortamına girdiğimde, yengelerin, çığlık çığlığa sağa sola kaçışmalarını önceleri anlayamamıştım.
Appiah da, Korkut Göze’nin diğer gözdeleri gibi, “Ailesine olağanüstü düşkündür. Nasıl mı? F.Bahçeli yöneticilere söylediği sözleri duyunca daha iyi anlayabilirsiniz.” Appiah şöyle demiştir: “Ben geliyorum. Ama siz bir de karımla görüşün. Evet derse, bu iş bitmiştir!”
Ama Korkut Göze’nin asıl bombası, ‘eşi ve çocuklarıyla çok mutlu’ Del Bosque için
Beşiktaş’a açık çek vermesidir. 2004’te şöyle demişti: “İşler kötü giderse, hemen kendi biletini keser (...) Tazminat da istemez.”
Şimdi siz Beşiktaş’ın yerine olsanız, ‘Yeniköy Kasabı’na verdiğiniz tazminatı Göze’den istemez misiniz?