YAKINDAN KUMANDAN

Salon daraltan Ömer Üründül

Fatih Hoca bu işi yıllar önce söylemişti. Hafta sonu lig, hafta içinde Avrupa maçlarına hazır olacaksın, diye. Takım olmak böyle bir şeydir. Hatta 14 günde dört maç yaptığın bile olacak. Yazar olmanın da benzer bir seyri var. Öyle haftada bir yaz, bunda bir şey yok ki. Aynı konuda her gün yazmaktan söz etmiyorum. Muhtelif konularda, benim gibi birden fazla yazacaksın. Hatta cumartesi gazetede, pazar günü, Radikal 2’de. Mühim olan, “Bana konu verin yazayım” diyebileceğin bir seviyeye gelmek.
Olimpiyat’tan aklıma geldi. Bu efor karşısında, doping kontrolüne de hazır olacaksın, haliyle. Hakikaten de ne şenlikli olur. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti yapar bu işi. Cemiyetin içinde bir odayı Doping Merkezi yapmış mesela. Cağaloğlu’nda toplanmışız. Elimizde idrar dolu bardaklar. Neşe olsun diye birbirleriyle kadeh tokuşturanlar. Bizim Bener elinde boş bardakla gelmiş, güya benimle kafa yapacak; “Erkan Ağbi ağzına kadar mı doldurayım” diyor. “E bir dudak payı bıraksan fena olmaz” diyorum. O arada Orhan Erinç elindeki listeden isimlerimizi  bağırıyor. Bardağa bakıp “Bununla mı numune verecen, sahtekâr” diye fırçaladıklarını, başkan vekiline teslim ediyor: “Al bunları Vahap” diyor, “Çıkar lokale, daya birayı”. Gruptaki yaşlılar arasında prostat kaynaklı bir likit akışı sıkıntısı, hepimi-zin keyfini kaçırıyor. Ürkek bakışlarla birbirlerine sokulanlardan, prostat kardeşliğinin nasıl bir şey olduğunu anlıyor, ilerleyen yıllarda bu dayanışmaya nasıl ihtiyacımız olacağını görebiliyoruz. Duygulu anlar yaşanıyor.  İran Konsolosluğunun duvarı boyunca dizilmiş sessiz film oynayan gruptan biri, gelip Uğur Var-dan’dan film adı istiyor. İsmi okunanlar sırayla içeri giriyor. Sıra Ömer Üründül’e geldiğinde hepimiz bir ağızdan “Çin’de” diyoruz.
Olimpiyat’ta basketbol maçlarını bile yorum-luyor Üründül. Esasen Ömer Bey, haltere çok istekliymiş. TRT’ciler, “Size topla oynanan oyunlar versek” diyerek, basket ve voleybola kaydırmışlar. Nitekim seyrettim; Arjantin- Litvanya maçında çok iyi yorumculuk
yaptı. Ginobili’nin ön liberoda aksadığını, Arjantin’de bloklar arası bağlantının koptu-
ğunu, dördüncü periyotta doldur boşalta başladıklarını söyledi. Litvanya son dakikada yakalandığında, “Oyun disiplininden uzaklaşmamak lazım” dedi. Ben şahsen çok faydalandım.
Numunemi de verdim. Şimdi gönül rahatlığıyla Olimpiyatları izliyorum. Masa  tenisini de Ömer Bey yorumlayacak diyorlar. Topla oynandığı için, bunu da kıvırır, bence.
Not: Bu arada Facebook’ta ‘Ömer Üründül Olimpiyat Basketbol maçlarından elini çek’ başlıklı bir grup oluşturulmuş. Meraklısına duyurulur.