YAKINDAN KUMANDAN

Ben bizim Tüpgazcıların başkanına "Gül, Ermenistan Cumhurbaşkanı?nın milli maç davetini kabul etmeden sen kabul et," dedim.

‘Sözde’ Ermenistan maçı üzerine
Ben bizim Tüpgazcıların başkanına “Gül, Ermenistan Cumhurbaşkanı’nın milli maç davetini kabul etmeden sen kabul et,” dedim. Başkanlık böyle kritik dönemeçlerde alacağın tavırlar belli olur. Böylece gündem oluşturacak ve kamu oyu nezdinde hiç de
fena sayılmayacak bir ilgi odağı olacaktık. Başkan, bayılır prosedüre uymaya. “Erkan’ım bir soralım Dışişleri bu işe ne der” dedi. “Bunun dışişleriyle değil, düşişleriyle ilgisi var” demek aklımdan geçtiyse de, lüzumsuz bir espri olacağını fark ettim.
Ama işte basit bir talep, sonuçta Tüpçüler Odası’nda ciddi bir krize sebep oldu. Ermenistan’daki tüpgazcıların arasında Taşnaklar sayıca az bile olsalar çok etkiliymiş, bizim güvenliğimizi kim garanti edecekmiş? Kim edecek, alıp götüreceğiz Demirören’i, canlı kalkan olacak. Tribünde sigara içerken yediği çakmaklara bakınca, Fanatik gazetesi Hırvatistan maçı öncesi ‘Bunlara Çakmak Lazım’ gibi ‘zeki ve yaratıcı’ manşeti bir iki ay bekletemez miydi, diye düşünmüştüm. “Demirören’e Çakmak Lazım mıydı?” diyebilirlerdi, yani.
Neyse! Yıldırım Bey, tüpçü camiasında; aroması olmasa bile, tanenli ve eni konu gövdeli duruşu olan birisidir. Hem sonra ‘Antalya çakmağı’ndan sonra yabancı maddelere de alıştı. Düşük yoğunluklu çatışma bölgelerinin bence artık vazgeçilmez unsuru olmayı, alnının hafif kızıla çalan akıyla hak etmiştir. Ayrıca azınlıklarla müsademe ve müsadere (yani çatışma ve el koyma) anlamında ailece köklü bir geleneğe de sahiptir.
Mesela Erivan’da oynanacak Ermenistan-Türkiye maçının 6 Eylül’de oynanması bile başlı başına Demirören için bir yıldönümü vesilesi olabilir. Bu kadarını söyleyeyim.
Ben tabii çok ısrar ettim, bir sivil toplum kuruluşu olarak bizim sektörü maça götürmek için çok çabaladım, olmadı. Artık ‘önümüzdeki maça bakacağız.’ Ama bizim olayımız, ‘kapılar açılsın, çatışmalar başlasın’ tezahüratını, Ermenistan maçı için ‘kapılar açılsın, dostluk başlasın’ şiarına çevirmek olmalıdır.
Açın Iğdır kapısını. Dostluk başlasın. Erivan’da seyirciler buluşsun. Neticede bir devlet başkanı, komşu ve diplomatik ilişkisi olmayan bir devletin başkanını davet etmiş. Çok önemli buluyorum, tamam. Ama halkın bir tribünde kaynaşmasından daha önemli olamaz.
Çünkü “1915’e çakmak lazım!”
O çakmağı ancak halklar atar. Bütün 1915’cilerin, 6-7 Eylülcülerin suratına.
O çakmak hele bir de tribünden atılırsa...