YAKINDAN KUMANDAN

Pazar akşamı bir radyo kanalında, kısa bir programa çıktım. Gerçekten de meseleye oldukça vakıf bir kardeşimizin sorularını ve cevaplarımı, bu hafta sizlerle paylaşmak istedim.
YAKINDAN KUMANDAN

Benimle konuşmalar
Pazar akşamı bir radyo kanalında, kısa bir programa çıktım. Gerçekten de meseleye oldukça vakıf bir kardeşimizin sorularını ve cevaplarımı, bu hafta sizlerle paylaşmak istedim.
Erkan Ağbi, bugünlerde bir ‘açılım’dır lafı, aldı başını gidiyor. Sizce, futbolda nasıl bir açılım olabilir?
Doğrudur. CHP’nin ‘Çarşaf’, AKP’nin ‘Alevi’ açılımı bir süredir üzerinde konuşulan açılımlar oldu. CHP’ninkine benzer bir açılımı aslında Adnan (Polat + Sezgin) Bey, Genç Fenerbahçeliler (GFB) üzerinden deneyebilirler. Malum, Fenerbahçe yönetimi, GFB ismini, takım otobüsünden de silerek, katı tutumunu resmi tarih yazımı boyutuna taşıdığını gösterdi. Yönetime yakın çok güvendiğim bir isim, Fenerbahçe’nin yakın dönem tarih kitaplarının da toplatıldığını, yeni bir kurul oluşturularak kitapların yeniden yazılmaya başlandığını, gelecek müfredat dönemine kesinlikle yetiştireceklerini söyledi.
Bu durumda Galatasaray, uygun zaman ve zemin kollayarak, GFB’lilerden temayüz etmiş birkaç isme rozet takabilir ve medya ve kamu oyunun tepkilerini ölçebilir.
Hazır laf Galatasaray’dan açılmışken, cumartesi akşamı Ankaraspor maçını tribünde birlikte izledik. Ümit Karan’ı Arap menajerler izlemeye geldiler. Fakat Ümit biraz tutuktu.
Bunu çok iyi anlayabiliyorum. Üç dört yıl oldu, bir gün Uğur Vardan bana “Erkan Ağbi bu salı Fanatik’ten Necil Ülgen yazını okuyacakmış, bilgin olsun” demişti. Gerçi bir süredir benimle ilgilendikleri kulağıma geliyordu ama ‘bu hafta seni okuyacaklar’ meselesine gelince, üstümde bir gerginlik oldu galiba. Hiç unutmuyorum o hafta düzgün bir cümle bile kuramadım.
Sedat Ergin Milliyet’in başına geçince de benzer bir şey oldu. Ankara’dayken konutuna ben tüp verirdim, ordan bir ahpablığımız var. Bir gün Yazı İşlerinden Cem Dizdar’a “Erkan Goloğlu’nun istatistiklerini bir getirin” demiş. Cem de almış videokliplerim dahil bütün müktesabıtımı götürüp yığmış önüne. Biraz da ilk günler, üstüne aldığı işi iyi yaptığını gösterecek. Sonra aradı beni, “Sedat bey seni değerlendirmek istiyor, bu hafta iyi bir şey yap bari” benzeri laflar etti ama, benim de bariz idman eksiğim vardı. O hafta olup biteni iyi izleyememiştim. Özel bazı sorunlarım da vardı, ne yalan söyleyeyim. Bütün haftayı ofiste ve evde bilgisayarın başında maça kızı oynayarak geçirdim. Olmadı sonuçta yani.
Futbolcunun var, teknik direktörün var da futbol yazarının menajeri neden yok?
Aslında var. Fakat resmiyet kazanmamış. Kayıt dışı yani. Merdiven altı menajerler var. Ben mesela Radikal’de cumartesi günleri de yazmaya başlayınca bir iki kişi çıkmış, “Ben getirdim, artık uygun bir şey ne verirseniz” filan demiş gazeteye. Ev sahibinden habersiz emlakçı gibi, artık ne tutturursa. Fakat buna bir çeki düzen vermeye başlamışlar, öyle duydum. Artık iyi mi olur kötü mü, yaşayıp göreceğiz.