Görmemizin istenmeyeceği yerden gösteriyor

Yıkımla, inşaatla sürekli değişen şehirdeki dönüşüm, eskiye rahmet okuturcasına gerçekleşince travma da kaçınılmazlaşıyor. Pilot Galeri'de açılan Deniz Aktaş'la Özge Topçu'nun ortaklaşa sergisi 'Açık Şehir', söz konusu travmaların izini sürüyor. Tütün Deposu'ndaki 'Hatırlamak ve Anlatmak için Şehre BAK' ise şimdilerde bir kısmı askeri operasyonlar sonucu tanınmayacak hale gelmiş bölgeleri, gündelik hayatı, zorunlu göçlerle kesintiye uğratan hafızayı rehber edinerek yansıtıyor.
Görmemizin istenmeyeceği yerden gösteriyor

İnandırıcılıktan uzak, bir film setini bile mumla aratacak yapaylıktaki San Marco meydanı taklidine mi bakmak istersiniz? yoksa reklamlarıyla Manhattan yaşamı vaat eden yeni bir toplu konut girişiminden şehir manzarası seyretmeyi mi? Şehir, hep söylendiği üzere canlı bir organizmaysa İstanbul’un şu aralar hayatının iyi bir döneminde olduğunu söylemek biraz güç. Kadıköy civarında ortadan ikiye yarılmış da organları dışarı taşmış gibi duran apartman yıkıntıları, onların yerini doldurması zor selefleri, yaşı 100’ü geçmiş her yapıyı kamuoyunun elinden almaya yönelik bitmek bilmez iştah ve yazının başında bahsedilen tuhaflıklar… Yıkımla, inşaatla sürekli değişen şehirdeki dönüşüm, eskiye rahmet okuturcasına gerçekleşince travma da kaçınılmazlaşıyor. “Yaşayan bir organizma olarak şehir” tanımının yarattığı çağrışımlar, bayağıdır romantizmin çok dışında bir yerlere denk geliyor.
Deniz Aktaş, Pilot Galeri

Pilot Galeri’de açılan, Deniz Aktaş’la Özge Topçu’nun ortaklaşa sergisi ‘Açık Şehir’, söz konusu travmaların izini sürüyor. Ziyaretçiyi Deniz Aktaş’ın, şehirdeki büyüme, yükselme coşkusunu tüm çıplaklığıyla ortaya koyan illüstrasyonları karşılıyor. İnşa halinin adeta soyutlandığı, demir yığınlarının, bina iskeletlerinin fazlalıklarından arındırılarak yansıtıldığı illüstrasyonlar bunlar. Haliyle söz konusu anıtımsı binaları besleyen ütopyalar da bu hem yalın hem de akıl sır ermez karmaşıklıkta binaların eşlikçisi. Ancak her ütopyanın dışladığı, yok saydığı noktalar mevcut. Çünkü itişamın hayata geçmesi için onun karşısında ezilip büzülecek insanlar gerekli. Aktaş’ın illüstrasyonları da perspektif ilişkilerinin altını iyice çizerek, devasa şehirle kurduğumuz ilişkiyi Pilot’a taşıyor. Kendi dahilimiz olmayan bu ütopyalar, ancak korkutucu ve dışlayıcı yüzlerini gösterebiliyorlar bize.
Deniz Aktaş ve Özge Topçu, Pilot Galeri

Serginin diğer sanatçısı Özge Topçu’nun şehir silüetinin parçalarını mutfak eşyalarına dönüştürdüğü yerleştirmeleri ise bu ütopyaların gündelik hayatımıza sirayet ettiği anları akla getiriyor. Bir araya geldiğinde sanki bir bilim kurgu filminden fırlamış gibi duran tuzluk, biberlik, tabak benzeri objeler, kendimiz sandığımız şeyin aslında nasıl da büyük bir resmin parçalarından ibaret olduğunu yansıtıyor sanki. Deniz Aktaş’ın illüstrasyonlarındaki klinik tavır, Topçu’nun enstalasyonlarında yerini bir renk cümbüşüne bırakıyor. Ancak bu sıcak renkler, durumun umutsuzluğunu, bizi ezerek yükselen binaların görkemindeki tehdit edici tavrı unutturmaya yetmiyor.
Özge Topçu, Pilot Galeri

GÖRMEMİZİN İSTENMEYECEĞİ YERDEN GÖSTERİYOR
Daha umut verici bir resim, Sıraselviler’deki Pilot Galeri’den çıkıp kendinizi yokuştan aşağı salarak ulaşabileceğiniz Tophane’deki Tütün Deposu’nda. Mekânın yeni sergisi ‘Hatırlamak ve Anlatmak için Şehre BAK’, Türkiye’nin farklı bölgelerinden 24 gencin bir araya gelerek hem kendilerinin hem de bu proje kapsamında karşılaştıkları akranlarının şehirlerini keşfettikleri bir sürecin ürünü… Çeşitli üniversitelerin farklı bölümlerinden gelen öğrencilerin fotoğraf ve video projeleri büyük resme bakınca kaybolabilecek detayları açığa çıkartıyor. Elazığ’daki Hazar Gölü’nün çevresinde gelişen yazlık kültüründen manzaralar, bina damlarında kendilerine muhafazakârlığın dışında dünyalar kuran Batmanlı kadınlar, kentsel dönüşümün izlerinin en rahat takip edilebileceği Diyarbakır ve İzmir bakkalları… Proje sonrası bir kısmı askeri operasyonlar sonucu tanınmayacak hale gelmiş bu bölgeleri, gündelik hayatı, zorunlu göçlerle kesintiye uğratan hafızayı rehber edinerek yansıtıyor sergi.
Aynı zamanda pojelerin, büyük anlatıların, operasyonların hayatı biçimlendirmekte hep bir yerlerinden fire vereceğini hatırlatıyor. Birbirinden neredeyse bir kilometre uzaklıkta açılan bu iki sergi ise büyük resmi, görmemizin istenmeyeceği bir yerden gözler önüne sermeyi başarıyor.


Deniz Aktaş ve Özge Topçu’nun ortaklaşa sergisi ‘Açık Şehir’,
‘Hatırlamak ve Anlatmak için Şehre BAK’ 5 Nisan’a kadar Tophane’deki Tütün Deposu’nda.