Markanız ne kadar "e"sosyal?

Sosyal medya, günümüzde markaların pazarlama stratejilerini geliştirmelerinde son derece önemli bir yer tutuyor. Bu durum, sosyal medyanın uzman kişiler tarafından ele alınan ve yönetilen bir alan olduğunu gösteriyor.

Socialbakers her ay düzenli olarak paylaştığı raporlarla markaların sosyal medya karnesini açıklıyor. Ekim ayına ilişkin raporda sosyal medyadaki ilk 20 markanın ortalama beğeni ve takipçi sayılarıyla, bu markaların aylık içerik paylaşım sayılarına da yer verilmiş. 

Buna göre; ilk 20’ye giren markaların Facebook’ta aylık 76 içerik paylaştığı, 2 milyonun üzerinde kişiye seslendiği görülüyor.

Twitter’da aylık ortalama 54 içerikle takipçilerine ulaşmaya çalışan markalar, YouTube’da ayda ortalama 5 içerik yayınlıyorlar.

Raporunda Facebook’ta markalara olan ilgiyi sektör bazında da değerlendiren Socialbakers, hızlı tüketim ürünlerine olan ilginin hala ilk sırada olduğunu gösteriyor. Onları e-ticaret markaları takip ediyor.

Ekim ayında Facebook’ta en çok beğeni alan üç markanın yine bir önceki ay olduğu gibi sırasıyla Volkswagen, Turkcell ve Avea olduğu görünüyor.

Twitter’da ise Türk Hava Yolları birinciliği alırken, Türkish Airlines ikinci, Perilite Ore üçüncü sırada yer aldığı raporda ilk üçü Turkcell ve Vodafone takip ediyor.

Twitter’da en fazla takipçi haricinde etkileşim odağında baktığımızdaysa en fazla etkileşime sahip markanın TwigyIstanbul olduğunu görüyoruz. Rapora göre geçtiğimiz ay üçüncülüğe sahip olan Starbucks bir basamak artarak ikinciliği elde etmiş. En fazla takipçiye sahip 5 markadan hiçbirinin etkileşim sıralamasında ilk 5’e girememiş olması ise dikkat çekici.

Facebook’ta en fazla beğeniye sahip markaların hiç biri etkileşim oranı sıralamasında yer almazken birinci sırayı Pelit alıyor.

İlk 3’ün diğer oyuncularıysa Ege Yapı  ve Duracell.

Markaların Facebook’ta kullanıcılarına cevap verme oranlarını da değerlendiren Socialbakers’ta bu ayın birincisi Samsung, Türkiye birinciliğini korumuş.

Samsung Türkiye’nin 64 dakika ve yüzde 98 cevaplama oranını Turkcell 39 dakika ve yüzde 81’lik cevaplama oranıyla takip ediyor.

Geri dönüşte ilk 5’i oluşturan diğer markalarsa iki basamak yükselen İninal, Vodafone Türkiye ve Avea olarak sıralanıyor.

Facebook’ta en fazla etkileşim alan 3 paylaşımdan ilk ikisi Sefamerve’den gelirken biri de Bukombin’den gelmiş.

Büyük aktörler artık sosyal medyayı çok iyi kullanıyor ama durum küçük ölçekli firmalarda pek böyle değil.

Çünkü küçük ölçekli işletmelerin içeride sosyal medya yönetimi için uzman ekip bulundurma şansı maalesef yok. Bu nedenle, bu işletmelerde sosyal medya yönetimi genellikle ikinci plana atılıyor ya da sosyal medyada aktif bir çalışana havale ediliyor. Bu da sosyal medyayı gerektiği gibi yönetememe gibi sonuçlar doğuruyor.

Oysa sosyal medya, günümüzde markaların pazarlama stratejilerini geliştirmelerinde son derece önemli bir yer tutuyor. Bu durum, sosyal medyanın uzman kişiler tarafından ele alınan ve yönetilen bir alan olduğunu gösteriyor.

Peki küçük işletmeler sosyal medyanın olanaklarından faydalanamazlar mı?

ProSosyal Ajans Direktörü Büşra Yıldız pazarlama, reklam ve iletişim faaliyetlerinde sosyal mecralardan yararlanmak isteyen ancak bunun için profesyonel destek alabilecek bütçeleri bulunmayan küçük ölçekli işletmelere sosyal medyayı doğru yönetmenin ipuçlarını şöyle veriyor:

1- Sosyal medyayı bilen ve iyi kullanan kişilerden oluşan bir ekip şart: Artık günümüzde hemen her kurumda, şirketteki pozisyonu ya da görevi ne olursa olsun, sosyal medyayı iyi kullanan ve jargonuna hakim en az birkaç çalışan bulmak mümkün. Bir firma böyle çalışanlara sahipse sosyal medya yönetiminde onlara sorumluluk ve inisiyatif kullanma hakkı vermelidir. Ama bunu yaparken paylaşımlarla ilgili krizler yaşamamak için kurum kültürüne hakim çalışanların ekibe dahil etmesinde yarar var. Üç gün önce işe alınan kişiler bu ekip için pek uygun olmaz.

2- Sosyal medyadaki platformlar yakından takip edilmeli: Sosyal ağlarda, gündem daha da hızlı değişir. Hal böyle olunca, sosyal medya platformlarındaki paylaşımların güncel ve farklı olması elzem oluyor. Markalar sosyal ağlarda bir akımın takipçisi olmasa bile gelişmeleri yakından takip etmek zorundalar. Örneğin, Linkedin’de birlikte iş yapılabilecek kişilerin profilleri inceleyebilir, onlarla bu platform üzerinden temas kurabilir. Twitter ya da Instagram’a ise, iletişimi yapılacak markaya dair paylaşılabilecek hashtag’ler kontrol edilerek işe başlanabilir. “Markanızla ilgili bugüne kadar nasıl paylaşımlar yapılmış?”, “Promosyon çalışmalarınız ne kadar başarılı olmuş?” gibi analizlerle etkinliğinizi ölçebilir, bundan sonraki aksiyonlara ilişkin fikirler edinebilir.

3- Takipçiler neler paylaştığı öğrenilmeli: Firmanıza sosyal ağları kullanarak ulaşan, markanız hakkında yorum yapan, tweet’lerinizi retweet eden kişilerin, kimleri, hangi ürünleri, hangi akımları takip ettiğini sık sık gözden geçirmelisiniz. Böylece sonraki adımlarınızda hedef kitlenizin taleplerini göz önünde bulundurabilir, onların beğenilerine göre kampanyalar oluşturabilirsiniz. Takipçilerinizi incelemeye aldığınız zamanlarda rastgele kişiler seçerek, hedef kitlenizle ilgili daha fazla bilgi sahibi olabilirsiniz. Yine Twitter ve Facebook’ta rakiplerinizin hesaplarını ve paylaşımlarını kontrol edebilir, onların stratejilerine, beğeni ve paylaşım oranlarına göz gezdirebilirsiniz. Siz de başarılı bulduğunuz kampanyaları kendinize uyarlayarak yeni kampanyalar için fikir üretebilirsiniz.

4- Düzenli olarak paylaşımlar yapın: Markanız ya da kurumunuz için mutlaka haftalık bir paylaşım planı yapmalısınız. Haftalık olarak fotoğraf, video ve metinlerden oluşan paylaşım listelerinizi oluşturmalısınız. Bunları, gündemi takip ederek, duyarsız gibi görünmemek adına, mümkünse doğal afetlerin, savaş, felaket gibi durumların olduğu günlerde paylaşmamaya özen gösterin. Herhangi bir kötü durum yoksa, bayram ve özel günleri gözetmeniz yeterli olabilir. Paylaşımlarınızda, web sitenizin ya da kampanya sitenizin linkinin yer almasına dikkat edin. Böylece web siteniz de dikkat çekecektir. Instagram’da da her gün en az birkaç fotoğraf paylaşarak, hesabınızı güncel tutmaya ve daha fazla takipçi kazanmaya çalışabilirsiniz.

5- Sosyal medyadaki etkinliğinizi analiz edin: Sosyal medya hesaplarınızda aksayan bir alan görüyorsanız bu noktalara müdahale edin. Her sosyal medya platformunun Facebook Insights, Twitter Analytics, Google Analytics gibi kendine göre değerlendirme yapılabilecek araçları olduğunu da unutmayın. Bu araçlar sayesinde ne kadar geri dönüş aldığınızı, diğer markaların hesaplarına göre ne durumda olduğunuzu ve ne kadar ziyaret edildiğinizi öğrenmeniz mümkün.

6- Bir plan dahilinde hareket edin: Her sosyal platformun kendine özgü; görsel, video veya metin ağırlıklı olmak üzere çeşitli paylaşım stratejileri var. Örneğin Facebook’ta sürekli fotoğraf, Instagram’da sürekli video ve Twitter’da sürekli metin içerikleri paylaşmamalısınız. Haftalık görsel, video ve metin içerikli paylaşımlarınız için plan hazırlarken, mümkünse bu içerik türlerinin eşit dağılımını sağlayın.

Bu saydıklarımı sekreteriniz ya da Facebook veya Twitter’da efsane olmuş ofisboyunuz yapamayacaksa, size hizmet sunacak birçok sosyal medya ajansı var. Onlardan destek almanız yararınıza olacaktır.