Melih Gökçek'ten feyz almak

Yerel siyaset biraz daha meşakkatlidir. Uğraşısı ve memnun etmeniz gereken kişi sayısı boldur. Hele bir de belediye başkanıysanız omuzlarınızdaki yük daha fazladır. Bu nedenle yerel siyasetçilere bazı tüyolar verelim istedim.

Bir belediye başkanının siyaseten yükü, bir milletvekiline hatta bakana hatta hangi siyasi partinin olursa olsun partinin ağır toplarına göre daha ağırdır.

Neden mi?

Çok basit; çünkü bir belediye başkanı temsil ettiği siyasi partinin o yöredeki vitrinidir. Onlar hizmetleriyle, kurdukları iletişimle vatandaş ya da seçmenin gönlünde taht kuracaklar ki seçmen, hem yerel hem de genel seçimlerde tercihte bulunurken kurulan bu ilişkiden etkilenecek ve seçimlerini yapacaklar.

O yüzden belediye başkanlığı zor zanaattır. Çünkü temsil ettiğiniz partinin vizyonu ve misyonu ile paralel ama bir o kadar yerel ölçekte siyaset üretmek bir de bunu ulusal çapta duyurmak zorundasınızdır. Yani elma ile armudu çoğu zaman toplayıp, çıkarmayı başaracak kadar usta olmalısınız.

Hal böyle olunca herkesi memnun edemezsiniz. Ne kadar titiz davransanız da kimi zaman ayağına bastığınız veya ürettiğiniz hizmet ya da politikadan hoşnutsuz olanlar ya partiliniz ya da Ankara’da hatırı sayılır biri olur.

O durumda partinizin il veya ilçe telefonlarından gelen sitem ya da genel merkezden gelen fırça veya didaktik telefonlara alışık olmanız ve bunları sineye çekebilecek geniş bir yüreğe sahip olmanız şarttır.

Belediye başkanlığı zor zanaattır vesselam. Daima seçmeni ve vatandaşı şaşırtmalı ama bunu yaparken onlarda pozitif duygular uyandırmalı, her daim taraftar toplamalı, partinizin gönüldaşlar ordusuna her gün yeni neferler katmak için çalışmalısınız.

Her şeyden önce en çok karşılaşacağınız ya da hakkınızda ortaya atılacak iddia yolsuzluk yaptığınız veya imar planlarını rant için keyfi değiştirdiğiniz olacaktır mesela.

İşte bu yüzden adınızın lekelenmesini ve itibarınızın kirletilmesini istemiyorsanız kılı kırk yararak hizmet ve politika üretmelisiniz.

Bu yüzden belediye başkanlığı ve yerel siyaset adamlığı buz pateni yapmak gibidir. Çünkü her ikisinde de hem teknik hem de artistik puanlar galibi belirler.

Yerel siyasetçiler ya da belediye başkanları teknik puanları nerelerden alırlar? Gelin, hiç küçümsemeden, yerel çözümlere de burnumuzu bükmeden bir liste yapalım birlikte:

1.    Cenazeler: İşinin ehli bir başkan, kentinde kimin Hakkın rahmetine kavuştuğunu anında duyar. Cenaze evlerini arayarak ve ziyaret ederek taziyede bulunur. Cenazelere çiçek gönderir. Kendisi bulunamazsa bile onu temsilen bir belediye yetkilisinin mutlaka cenaze namazının kılındığı cami de hazırda tutar. Taziye evinin ikramlarını yaptırır. Hatta öyle ki çoğu zaman cenaze sahiplerine oturup ağlamaktan başka bir iş kalmaz. Her gereksinim ve uğraşıyı belediye onlar için çoktan halletmiştir.

2.    Şehit cenazeleri: Başkanlar şehit cenazelerinin baş sahibidir. Tüm organizasyonu yaparlar. Şehidin hak ettiği gibi onurlandırılarak ebediyete uğurlanması onların en önemli görevidir.

3.    Doğumlar: Başarılı bir başkan sadece terki diyar edenleri değil, çocuk sahibi olanları da yakından takip eder. Hangi mahallede kimin bebeği olmuş, bilir. Onları ilk arayan ve kutlayanlardan biri olur. Bir ailede doğum varsa, mutlaka o aileye "Allah analı babalı büyütsün" mesajı ile bir hediye paketi gider.

4.    Bayram namazları: Başarılı bir başkan bayram namazlarını aksatmaz. Camide vatandaşlarla bayramlaşır, çocuklara ve yoksullara hediyeler dağıtır.

5.    Her sabaha güne erken başlamak: Başarılı bir başkan her sabah erkenden kalkar, eğer dünya görüşüne uygun ise esnafla namaz kılar, sonra esnafı ziyaret eder onlara bereket diler.

6.    Ramazan: İftar çadırları artık ramazan aylarının vaz geçilmez ritüelidir. Gelebilen çadıra gelip iftar açar. Gelemeyenlerin evlerine iftarlıklar gönderilir. Ramazan ayında garip gurebaya da koli göndermezseniz olmaz. Başkanlar bunu asla atlamaz. Bir yıl önceden hazırlık yapar.

7.    Kurban Bayramı: Kurban kesebilen var kesemeyen var. Her kurbanda her evde et pişmelidir. O halde garibanın imdadına kim yetişecek? Elbette belediye başkanı...

8.    ‘Devlet Baba’ olmak: Bir belediye başkanıysanız yörenizde kimsesizlerin kimi olmak zorundasınız. Kimsesizlere kol kanat germeli, onlara yardım etmelisiniz. Ama bu yaparken yardımlarınızı siz duyurmamalısınız. Bırakın ağızdan ağıza duyulur zaten.

9.    Billboardları iyi kullanmak: İlçe ya da yörenizin en kalabalık caddelerinde ya da giriş çıkışlarında, en yakışıklı fotoğrafınızın yer aldığı “Halka hizmet, hakka hizmettir!”, “Söz verdik yaptık, işte Avrupa’nın en büyük spor salonu” şeklindeki en afillisinden imzanızı da taşıyan billboardlar şart.

10.  Düğün Salonları: Belediye başkanlarının düğün salonlarına ani ziyaretler yapması düğün sahipleri için hoş sürprizlerdir. Bazı nikahları da başkanların kıyması da adettendir. Aman ha! Sadece ünlü ve zengin şahıslarınki değil; garip gurabanın düğünlerinde de başkan nikah memuru olur.

11.  Cuma Namazları: Her Cuma aynı camide namaz kılmak olmaz. İşi bile bir başkan cumaları farklı mahallelerdeki camilerde Cuma namazını kılar. Cemaat geleceğinizden haberdar olmaz ki böylece etkili bir sürpriz olur.

12.  Özel günler çok önemli: İşini iyi yapan bir belediye başkanı hiç bir özel günü atlamaz. Kutlama mesajları yayınlar, hemşerilerine sms’ler gönderir. Gün kimi ya da kimleri kutlamasını gerektiriyorsa, onları kutlar. Mesela 14 Mart Tıp Bayramı ise, o gün mutlaka hastane ya da doktorları ziyaret eder ve hemşerileri adına karanfil dağıtır.

13.  Kolay ulaşılır olmak: Belediye başkanı haklın dilediğinde şikayet ya da taleplerini götürebileceği en üst makama kadar ulaştırabileceği iletişim kanallarını tesis etmek zorundadır. Kimi belediye de bu “beyaz” kimi belediyede “mavi” masa olarak adlandırılır. Ama burada önemli olan talep ya da şikayetin vatandaş adına takip edilmesi ve vatandaşın düzenli bilgilendirilmesidir.

14.  Sanatsal faaliyetler: Bir belediye başkanı yöre halkının sanat ile iç içe olmasından da sorumludur. Sergiler düzenlemek, tiyatro ve konserler organize etmek onların yönettiği belediyenin temel görevidir.

15.  Spora destek olmak: Bir belediye başkanı tıpkı sanatsal faaliyetler gibi yöresindeki ya da ilçesindeki halkın spor ile içli dışlı olması için çabalar. Yazları çocuklar için yaz spor okulları açar, semtinin ya da kasabasının amatör kümede top koşturan futbol maçlarını kaçırmaz, onlara malzeme yardımı yapar, halk maçlara gidebilsin diye otobüsler kaldırır, yeri geldiğinde yağlı güreş şampiyonlarının çayır ağası bile olur.

16.  Selamlaşmak: Bir başkan daima güler yüzlü olmalı, karşılaştığı her vatandaş ile tokalaşmalı hatta onları sarılıp yanaklarından öpmeli. Kimi zaman günde 500, bin kişiyi ulaşsa da bir belediye başkanı hakla yüz yüze sıcak diyalog kurmak zorundadır.

Say say bitmiyor değil mi?

Dedik ya? Belediye başkanlığı harbiden zor iş. Hadi bunlar teknik hareket. Pekiyi artistik hareketler neler?

Bu konuda bir kişiyi örnek vermek yeter de artar bile. Teknik hareketlerin ustası ama artistik hareketlerde de eline su dökecek başkan az çıkar ne yalan söyleyelim. Sadece Twitter’daki aktif performansı ile değil cin fikirleri ile bu kişi Melih Gökçek.

Son icraatı; www.melihgokcek.com

Melih Başkan’ın “Pala!” diye seslendiği fotoğrafçısı onun halkla fotoğraflarını çekiyor. Fotoğraf çekildikten sonra Pala vatandaşa yukarıdaki web adresinin yazılı olduğu bir kartvizit uzatıyor. Siz de o siteye girip fotoğrafınızı download ediyor, sosyal medyada eşle dostla paylaşıyorsunuz.

Hem bir web sitesi olarak trafiği yüksek hem de Melih Başkan’ın siyasi propagandasını vatandaşa gönüllü olarak yaptıran basit ama akıllıca bir iletişim kanalı.

İşte tam artistik bir hareket… Ne diyeyim?

Bravo Başkan!

Biz iletişimciler bile zaman zaman feyz almak zorunda kalıyoruz.