Merkel'in egzoz emisyonu ile sınavı

ABD'de patlak veren egzos emisyonu krizi görünen o ki Volkswagen'e pahalıya patlayacak. Ödemek zorunda kalacağı 18 milyar dolar ceza bir yana Volkswagen, yara alan itibarını onarmak için 2015 sonuna kadar 6.5 milyar dolar iletişim harcaması yapacağını açıkladı.

Dünya otomotiv endüstrisinde iletişim fakültelerinde “Key Study” (Örnek Olay) olarak okutulması gerekecek bir kriz yaşanıyor.

Sahip olduğu bir dünya markası bir ülkenin tüm endüstri varlığının itibarına zarar verebildiğini sergilemesi bakımından dikkatle izlenmesi gereken bir vaka. Mutla takip ediyorsunuzdur.

Hemen tahmin edeceğiniz gibi Volkswagen’in ABD’de yaşadığı egzos emisyonu krizinden söz ediyorum.

Konuyu yakından takip edemeyenler için dilerseniz kısa bir hatırlatma yapalım;

İddialara göre; Volkswagen’in ürettiği araçlar, direksiyon ve gaz pedalındaki hareketleri algılayan bir sensörle laboratuvar ortamında emisyon ölçümü yapıldığını algılıyor ve geliştirilen özel yazılım bu esnada daha düşük yakıt karışımıyla emisyonu düşürüyor.

Farkı önce Berlin’de hem yolda hem de laboratuvarda test yapan Uluslararası Temiz Ulaşım Konseyi ICCT fark etti. Araçların en çok satıldığı ABD’deki West Winginia Ünivesitesi’nden destek istendi. Olaya son olarak ABD Çevre Kurumu EPA da karışınca tüm dünya konudan haberdar oldu.

Markanın emisyon oranlarını hileyle düşük gösterdiği ‘Typ EA 189’ kodlu motorlarının kullanıldığı araçların sadece ABD’de satılmış olan 482 bin adetle sınırlı olmadığı öne sürülüyor.

EPA tarafından yapılan incelemeler sonucunda suçlamalar 2009 ile 2015 model VW ve Audi markalı 4 silindirli 2 litre TDI motora sahip araçları kapsıyor. Modeller arasında Jetta, Beetle, Golf, Passat ve Audi A3 yer alıyor.

4 silindirli 2.0 TDI motorların bir bilgisayar yazılımı ile emisyon testlerinin manipüle edilmesinden dolayı araçların belirtilen nitrojen oksid salımından 40 kat daha fazla salınım yaptıkları tespit edildi.

Eğer bu suçlama nedeniyle 18 milyar dolarlık bir ceza kesilirse VW Grubu’nun bu yükün altından kalkması çok zor olacak. Sektör yetkilileri, ‘Volkswagen Grubu’nu çok zorlayacak bir ceza’ yorumunda bulunuyor. Diğer taraftan bu yıl ABD’de yayınlanan televizyon reklamlarında, “Amerika’nın 1 numaralı dizel otomobil markası” diye anonslar yapan Volkswagen, ülkedeki en temiz dizel araçları sattığını iddia ediyordu. 2009 yılından bu yana VW ve Audi’nin Amerika’daki dizel satışları ise bu paralelde yüzde 15 artış göstermişti.

Soruşturmanın tüm dünyaya yayılması halinde emisyon oranlarıyla oynanmış araç sayısının birdenbire 11 milyon adede çıkabileceği ifade ediliyor.

Böyle bir durum söz konusu olursa Volkswagen markasının varlığını sürdürmekte zorluk çekeceğini ortaya atanlar bile çıkmış durumda.

Audi, Porsche, Bentley, Lamborghini, Seat, Skoda markalarını bünyesinde bulunduran Volkswagen’in aslında son yıllarda ABD’de satışları önemli ölçüde düşüş kaydetmişti. Yani Amerikan pazarında zor bir dönemden geçen Alman markası, bunu aşmanın yollarını arıyordu. Ağustos ayı sonuçlarına bakıldığında ise VW’nin tüm dünya satışlarında bir azalma görülüyor. Özellikle Çin’deki satışların azalması grubu çok etkilerken, ABD’dan gelen bu şok haber ise ikinci en büyük darbe.

Skandalın ortaya çıkmasından sonra Alman devinin geçtiğimiz ağustos ayındaki tüm dünyada satışları yaklaşık yüzde 5.4 oranında azalırken, satılan araç sayısı 714 bin 400’e gerilemiş, Grubun 8 aylık cirosu ise yüzde 1.5 oranında azalmış durumda.

Dünya otomotiv sektöründe 1 numara olmak için büyük rekabet yaşanıyor. 2008 yılında ABD’li General Motors (GM) 77 yıllık tahtından indirerek dünyanın en büyük otomotiv şirketi unvanını alan Toyota ile Avrupa’nın en büyüğü Alman Volkswagen Grubu, liderlik için son 2 yıldır büyük mücadele içindeler. İşte bu kıyasıya yarışta Volkswagen, bu yılın ilk 6 ayında ilk kez ezeli rakibi Toyota’yı geçmiş ve 5.04 milyon adetlik satışa ulaşan Volkswagen Grubu, hedeflediği 2018 yılından önce dünyanın bir numaralı otomotiv markası olmuştu.

Japon üretici Toyota; Lexus, Daihatsu ve ağır ticari araç markası Hino’yla 5.02 milyon adetlik satışta kalırken, Volkswagen ve Toyota’yı satışları yüzde 1.2 oranında gerileyerek 4.86 milyon adede inen GM takip etmişti.

Her şey tozpembe giderken karşı karşıya kaldığı bu kriz sadece otomotiv devini değil, tüm Alman otomobillerinin de itibarını, Alman borsasını ve grubun üst düzey yönetiminin de koltuğunu şimdiden sarstı.

Hatta Volkswagen dışında güven sorunu yaşamaya başlayan bir diğer marka BMW. BMW'nin bir modelindeki dizel motor emisyon rakamlarının AB standartlarından 11 kat daha yüksel olduğu haberleri şirketin hisselerinin şimdiden yüzde 10 düşmesine neden oldu.

Krize tabiri caiz ise el koyan Almanya Başbakanı Angela Dorothea Merkel her şeyin tüm açıklığıyla ortaya çıkmasını isterken, Alman devi gruptan sızan dedikodularda, Volkswagen’in CEO’su Martin Winterkorn’un yerini Porsche CEO’su Matthias Müller’e bırakacağı bile öne sürülüyor.

Öte yandan Volkswagen, ABD’de patlayan egzoz emisyonu krizine karşı ilk önlemlerini almaya başladı.

Gruptan dün yapılan açıklamada yıl sonuna kadar söz konusu olayın ilk etkilerini karşılamak amacıyla 6.5 milyar dolar ayrıldığı, bu rakamın 2015 yılı gelirlerinden düşüleceği ve finansal sonuçlara yansıyacağı belirtildi.

Böylelikle, marka yılın üçüncü çeyreğinde bilançosunda kırmızı rakamlar görecek gibi.

Şimdi gelelim zurnanın zırt dediği yere. Pekiyi, Volkswagen emisyon oranlarını neden manipüle etmiş olabilir?

Bu konuda dünya medyasında ortaya atılmış pek çok spekülasyon var. Ama bu konuda en çok dillendirilen iddiaya göre; firma bu yola yaklaşık 3 milyar dolarlık bir tasarruf elde etmek için başvurmuş…

Görünen o ki kriz başladığı biçimde devam ederse, dünya devini zor günler beklediğiniz söylemek yanlış olmaz. Başka bir deyiş ile markanın yaşadığı krizi aşmak için harcayacağı bedelin yanında 2015’in son çeyreğinde harcayacağı 6.5 milyar dolar ‘devede kulak’ kalacak.

Alman Hükümeti, Volkswagen’le birlikte diğer Alman markalarının da itibarını etkilemesi söz konusu olan krizin bir an önce sonlanması için acil önlem planını çoktan devreye soktu bile.

Her ne kadar diğer markalar için böyle bir soruşturma söz konusu değilse de, öncelikle ABD’ye araç satan markaların bağımsız devlet laboratuvarları tarafından test edilmesine karar verildiği gelen haberler arasında.

Çünkü konuyla ilgili her şeyin bütün şeffaflığıyla ortaya çıkarılması talimatını veren bizzat Şansölye Angela Merkel.

Ama öyle görünüyor ki hem markanın hem de Alman Hükümeti’nin krizi aşmak için aldığı bu önlemler şu aşamada pek yeterli görünmüyor.

Volkswagen’in tepe yöneticisi Martin Winterkorn yayınladığı video mesajda bu ağır hatayla grubun 600 bin çalışanının töhmet altında kaldığını, onlardan, tüm dünyadaki müşterilerden ve ilgili kurumlardan özür diledi.

Bild önceki gün Volkswagen'la ilgili de bir iddia sayfalarına taşıdı. Gazete şirketin düzenlenecek ilk yönetim kurulu toplantısında iki üst düzey mühendisin istifaya zorlanacağını iddia etti. Eminsyon manipülasyonu yüzünden istifaya zorlanacak mühendislerinin Audi'nin araştırma geliştirme bölümünün başındaki Ulrich Hackenberg ve Porsche'nin motor bölümünün şefi Wolfgang Hatz  olacağı öne sürüldü.

Ama dünya basını beklenenden daha kısa süre içinde Wirterkorn’un koltuğuna veda etmesini bekliyor.

Bakalım bu krizin sona nereye varacak.