Takibe takip, like'a like

Türkiye tüketici teknolojisi ürünleri pazarı, geçen yılın son çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 19,1 büyüyerek 10,1 milyar liralık ciroya ulaşmış durumda. Sektörün yüzde 98'ini oluşturan akıllı telefonlarda 10,8 milyona ulaşan pazarda, daha üst segment ürünlerin satış oranlarında artış gözlenirken, akıllı telefonların yüzde 52'si 4,5 inç üzeri ekrana sahip.

Sabahları ilk iş ne yapıyoruz?

Bizden artık daha akıllı olan telefonlarımızı hemen elimize alıyor, yüzümüzü bile yıkamadan, bulanık bulanık bakan gözlerle, ilk önce Facebook’taki duvarımızdaki paylaşımlarımızı acaba biz uyurken kaç kişi like’ladı (beğendi) veya kendi duvarında paylaştı, Twitter paylaşımlarımızı kaç kişi faw’ladı (favori yaptı) ya da retweet yaptı (paylaştı) veya WhatsApp’ta sohbet ederken uyuya kaldıktan sonra “Gruptakiler bizden sonra neler konuştu” diye bakıyoruz değil mi?

Ardından biraz entelektüel kırıntımız varsa ve yaşadığımız dünyada olup bitenleri merak ediyorsak bunları yaptıktan sonra hızlıca gazetelerin web sayfalarını ziyaret ediyoruz daha yataktan çıkmadan. Ne yapalım değil mi?

Güne arkadaşlarımızın hayatında neler olup bittiğinden habersiz, masum bir kedinin yün yumağını yuvarlarken çekilmiş, günümüze neşe katarak başlamamızı sağlayacak videosunu izlemeden, en bohem arkadaşımızın felsefe ve aşktaki tekamüliyetini 140 karaktere sığdırdığı veciz sözünü okumadan mı başlayalım yani?

Sonra gerindikten sonra, eşe dosta bol smiley’lı WhatsApp mesajları göndermeden ya da günlerden cuma ise dualı paylaşımlar yapmadan yataktan kalkmak olmaz.

Birbirimizin yüzüne dahi bakmadan, elimizde tablet ya da telefon ile kahvaltı yapıp kendimizi sokağa atıyoruz.

Metrobüste, metroda, dolmuşta ya da belediye otobüsünde, hatta araç kullanırken bile dikkatimizi çeken her şeyin fotoğrafını çekiyoruz. İster bir buluşma ister iş yerimiz veya özel bir düğün ya da etkinlik yeri olsun, gitmemiz gereken yere vardığımızda her türlü bahaneyle hunharca Selfie’ler çekiyor ve bunu Instagram’da paylaşıyoruz. Ardından sık sık bakıp kaç kişi beğendi diye kontrol ediyoruz. Bakıyorsunuz, siz 395 like alırken aynı pozda etiketlediğiniz Cavidan ya da Süleyman 17 like almış. Kendi kendinize onlar için “Yazııık” diye içinizden geçirirken, bir taraftan da “Yahu git gide Fenomen oluyorum ben galiba” diyerek için için seviniyorsunuz.

Bir de “Haberim yokmuş gibi çek pampa” diye tabir edilen türde fotoğraflar var. Onlar ayrı bir alem!

İşte tam burada selfie çubukları imdada yetişiyor. Aman Allahım o nasıl pazarlama dehası bir üründür. Tanesi 25 liradan almayanı dövüyorlar vallahi.

Bir de takibe takip, like’a like ile yanıt veriyoruz. Yani “beni takip edersen seni takip ederim, benim paylaştıklarımı ne kadar çok beğenirsen ben de senin paylaşımlarını beğenirim ona göre” prensibi yerleşti.

Türkiye’de satılan her iki telefondan birinin akıllı telefon olduğu bir dönemdeyiz.

GFK TEMAX tarafından yapılan araştırmaya göre, tüketici teknolojisi ürünleri pazarında 2015 yılbaşı itibarıyla gerçekleşen kümülatif büyüme yüzde 16,9 olmuş.

Pazar, geçen yılın son çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 19,1 büyüyerek 10,1 milyar liralık ciro elde etmiş. Bir önceki yılın aynı dönemine göre ciroda en fazla büyüyen sektörler telekom, tüketici elektroniği ve küçük ev aletleri olurken, tüketici elektroniği adette en yüksek büyüme oranına sahip sektör olmuş. Telekom sektörü geçen yılın son çeyreğinde 3,89 milyar lira ile 2013 yılının aynı dönemine göre yüzde 32 büyüme kaydetmiş.

Telekom sektörü, 2014'ü 13,64 milyar liralık ciro ve yüzde 28 büyüme ile kapatmış durumda. Sektörün yüzde 98'ini oluşturan akıllı telefonlarda 10,8 milyona ulaşan pazarda daha üst segment ürünlerin satış oranları artmış.

Akıllı telefonların yüzde 52'si 4,5 inç üzeri ekrana sahip olurken, akıllı telefon ile tabletler arasında yer alan 5,5 inç üzeri akıllı telefonların payı yüzde 8'e ulaşmış durumda.

Genç ve teknolojiye çabuk adapte olan bir nüfusa sahibiz.

Halk eğitim merkezleri 60, 70 yaşından sonra Facebook’a girebilmek için bilgisayar kurslarına giden emeklilerden geçilmiyor.

Mobil teknolojiler ilerledikçe onlarla uyumlu bir biçimde artık hayatımızda yer edinen sosyal medya da bize kişisel şöhretlerimizi ilan etme fırsatı sunuyor.

Çünkü, gelen ‘Canım harikasın’, ‘Tatlım o senin güzelliğin’ diyerek okudukça alçak gönüllü ama içten içe ‘Güzelim tabi, beni daha çok like’layın ulan!’ tadında gururla reply edilen paylaşımlar artık sıradanlaştı…

Sanal şöhretlerimizle, mutluluktan uçuyoruz her gün…